Kimse 'Takva' gibi bir film yapamaz

Amerikalı oyuncu Theresa Russell 'Takva' gibi bir filmin Amerika'da kimsenin yapmayacağını söyledi

Salı, 13 Ekim 2009 - 18:58

Kimse 'Takva' gibi bir film yapamaz

Bu yıl 46'ncısı düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin onur konuğu Amerikalı yönetmen 76 yaşındaki Bob Rafelson, Black Widow (Kara Dul) filminde birlikte çalıştıkları Amerikalı oyuncu 52 yaşındaki Theresa Russell'ı, katıldıkları basın toplantısında dudaklarından öptü.

Bob Rafelson'un Antalya'ya gelmeden önce ‘Takva’ filmini izlediğini söylemesi üzerine araya giren Theresa Russell, “Amerika'da kimse böyle bir film yapamaz” dedi.

Jack Nicholson ve Jessica Lange'la birlikte çektiği ‘Postacı Kapıyı İki Kere Çalar’, ‘Easy Rider’ ve ‘Five Easy Pieces’ filmlerinin yönetmeni, Uluslararası Antalya Atın Portakal Festivali Onur Konuğu, Amerikalı yönetmen Bob Rafelson ve Örümcek Adam 3, Kara Dul gibi filmlerin ünlü Amerikalı aktristi Theresa Russell, Hillside Su Otel'de basın toplantısı düzenledi. İkili basın toplantısı öncesi öpüşerek poz verdi.

Yönetmen Rafelson, güzel oyuncu Russell'a sarılarak dudaklarından öptü. Rafelson, Kara Dul filminde beraber çalıştıkları Russell'ı seçmesinin nedeni olarak “Tipik yönetmen davranışıdır. Onunla birlikte istedim. Esas nedenim bu” dedi. Amerikalı Yönetmen Rafelson, Türkiye'de 90'ların başında 6 ay boyunca 9 bin kilometre dolaşarak Türk kilimlerini incelediğini söyledi. Basın toplantısın yapıldığı Hillside Su Otel'i gördüğünde “Türkiye'de bazı şeylerin değiştiği ortada” duygusuna kapıldığını belirten Rafelson, Amerikan bağımsız sinemasının mihenk taşı sayılan ‘Easy Rider’ filmi bağlamında Amerikan sinemasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Rafelson, “Easy Rider'ı yaptığımda Amerikan bağımsız sinemasının başlangıcı olacağını kimse bilmiyordu. Amerikan bağımsız sineması akımı içinde olan genç yönetmenler ilerleyen yıllarda ticari film yaptılar. Ve şimdi yeni isimler ve yeni kuşak geliyor. Ama yeni kuşak bağımsızlardan bir başyapıt göremiyoruz. Bu insanlardan yeni bir şey çıkacak. Bizim şu an bilemeyeceğimiz bir şeyler, yeni bir yaratıcılık çıkacak. Bu yeni çocuklardan yeni bir dönüşüm beklemeliyiz” diye konuştu. Amerikalı Yönetmen Rafelson, Postacı Kapıyı İki Kere Çalar filminde sinema tarihine damgasını vuran Jack Nicholson ve Jessica Lange'ın sevişme sahnesini iki kamerayla tek bir seferde çektiğini söyledi.

Bob Rafelson, şöyle dedi: “Seksi çekmekle erotizmi çekmek arasında büyük bir fark vardır. Bu sahnede çıplaklık yok. Birçok yönetmen seks sahnesi göstermek istiyorsa çıplaklık koymak ister. Sahne senaryonun en kritik anıydı. Sevişme sahneleri bir ilişkinin bütünleşme noktası olduğu için genelde filmin sonunda yer alırken ben başa koydum ve bütün filme ağırlığını verdi.

Film boyunca bu ikili arasındaki ilişkiyi hissediyordunuz. En zor an Jack Nicholson'un kadının bacakları arasına elini koyduğu andı. Kadın adamın elini uzaklaştırmaya çalışıyordu ve kendi elini alta koyuyordu. Bu sahneyi en çok erotik kılan gördükleriniz değil, görmedikleriniz. Daha çok duyumsadıklarınızdır. Önemli olan o tutkuyu hissettirebilmektir.”

ABD'DE KİMSE BÖYLE FİLM YAPAMAZ

Basın toplantısında filmin 5 dakika 38 saniyelik söz konusu sahnesi gösterilirken, Yönetmen Rafelson “İsteyenle porno film konusunda çalışmaya hazırım” diyerek espri yaptı.

Festivalin Genel Sanat Yönetmeni Vecdi Sayar, gösterimin ardından, “Şimdi ‘Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde porno gösterildi’ diyenler olacaktır. Ama festivaller kışkırtıcı olmalıdır” dedi.

Bob Rafelson, Antalya Altın Portakal Film Festivali'ne katılmadan önce bir arkadaşının tavsiyesiyle ‘Takva’ filmini izlediğini söyledi.

Bu arada konuşmaya katılan Theresa Russell, “Amerika'da kimse böyle bir film yapamaz” dedi. Theresa Russell oyunculuğa 16 yaşında Elia Kazan’ın çekeceği bir filmin seçmelerine katılarak başladığını belirterek, ‘Amerikan bağımsız filmlerinin cinsellik objesi, en seksi yıldızı olarak’ tanımlanma karşısında neler hissettiğinin sorulması üzerine Russell, “Bilmem öyle görüyorsanız öyledir. Ama mutlaka başka tarafları da hatırlarlar” dedi.

Amerikan sinemasında yeni bir kuşak, yeni bir anlayış ortaya çıkacağına inandığını dile getiren Russell, “Müzik piyasasında olduğu gibi yeni bir süreç başlayacak” dedi.