Kış depresyonunda mıyım?

Hayattan zevk alamama, üzüntü hali, uyku ve iştahsızlık gibi belirtilerin haftalar boyunca sürmesiyle ortaya çıkan depresyon en çok 20'li ve 50'li yaşlarda görülüyor

Pazartesi, 15 Şubat 2010 - 05:00

Kış depresyonunda mıyım?

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. VEDAT ŞAR ANLATTI:

Depresyon nedir?

Depresyon duygudurum bozukluğu olarak bilinir. Depresif olan kişinin başlıca özelliği neşesini yitirmiş olmasıdır. Öyle ki eskiden zevk aldığı uğraşlardan zevk almamaya başlar, çalışma ve işe hevesini, enerjisini yitirir. Bu ruh hali bazı kişilerde tepkisizlik, durgunluk gibi hissedilirken, bazılarında açık bir üzüntü hissi hatta kendiliğinden sık sık ağlama gibi bir şekil alabilir. Depresif bir kişi kendisini karamsar düşüncelere kaptırır, geçmişi deştiğinde hep üzücü olayları hatırlar, geleceğe baktığında her şeyin ters gideceğine inanmaya başlar. Düşüncelerdeki bu olumsuzluk kişinin kendisine verdiği değer duygusunu da etkiler. Öyle ki depresif kişi kendisinin iyi bir insan olduğuna inancını yitirmeye, hatta kendisinin insan olarak değerinden kuşku duymaya başlar.

Depresyondaki kişinin davranışları da değişiyor mu?

Evet, yalnız düşünce ve duygular değil, davranışlar da değişir. Kişi eskisine oranla daha yavaş hareket eder, aklına gelen fikirler azalır, unutkanlaşır. Kimilerinde sıkıntılı bir ruh hali tabloya eklenir. Kişi sakinleşmekte zorluk çeker, içindeki sıkıntıyı atmak için yürümeye, dolaşmaya başlar. Kişi bu nedenlerle başka insanlardan uzaklaşabilir, içine kapanabilir.

Fiziksel değişikler neler?

İştah azalır ya da aşırı artar, uykusuzluk ortaya çıkar ya da lüzumundan fazla uyuma görülür. Sıkıntı hissine bağlı kalp çarpıntıları, panik nöbetleri, sık sık idrara çıkma gibi haller ortaya çıkar. Cinsel isteksizlik hatta erkeklerde iktidarsızlığa kadar varan cinsel problemler ortaya çıkabilir. Ağırlaşan depresyon önce yaşama isteksizliği, sonra ölmüş olmayı isteme ve giderek yaşamına son verme düşüncelerine yol açar.

Bu değişiklikler neden kaynaklanıyor?

Depresyonun pek çok nedeni olabilir. Bazı kişilerde biyolojik yatkınlık etkili olurken bazılarında psikolojik nedenler böyle bir döneme girilmesine yol açar. Psikolojik nedenlerden kaynaklanan depresyon çoğu zaman kişinin hayatında önemli kırılmaların gerçekleştiği ve yaşamında bazı değişikliklere yol açmaya hazırlandığı ya da mecbur kaldığı bir dönemde başlar. Depresyon bir tür geçiş dönemi oluşturur. Geçiş dönemlerinin böyle üzüntülü bir duygu ile gerçekleşmesinin bir nedeni de kişinin önceleri sahip çıktığı bazı duygu ve düşüncelerinde meydana gelen değişikliklerin onu sarsması ve ona bir kayıp duygusu yaşatmasıdır. Esasen depresyon genel olarak kayıp olayları sonrası da ortaya çıkabilir. Bu bir kişinin ölümü olabileceği gibi o kişi hakkında bir hayal kırıklığı yaşanması da olabilir. Böyle bir durumda o kişiyi kaybetmiş gibi oluruz. Kaybedilen bir kişi olmayabilir, bir düşünce ve ideal de olabilir.

Depresyonun belirtileri neler?

Hayattan zevk almama, üzüntü hali, uyku ve iştah kaybıdır. Bu tabloya halsizlik ve enerji azlığı da eklenir. Bunların yanı sıra bunalma ve iç sıkıntısı ortaya çıkar. Bu belirtilerin haftalar boyunca sürmesi bir depresyon halinin olduğunu gösterir.

Görülme sıklığı nedir?

Depresyonun çeşitli türlerinin görülme sıklığı toplumda yüzde 10 dolayındadır. Başka bazı risk grupları da bulunur. Bunlar arasında yalnız yaşayanlar, fiziksel hastalığı bulunanlar, emekliler, yoğun strese maruz kalan kişiler sayılabilir.

Hangi yaşlarda daha sık görülüyor?

Depresyon 20’li ve 50’li yaşlarda daha sık görülür. Bunun nedenlerinden biri de her iki yaş aralığının önemli birer geçiş dönemi olmasıdır. Her geçiş dönemi yeni şartlara uyum gerektirir. Uyum yapılması gereken yeni zorluklar ortaya çıkartır. Bu da önem verilen şeylerde değişiklikler yapılmasını hayata yeni bir gözle bakılmasını gerektirebilir.

Kadınlarda mı yoksa erkeklerde mi depresyona sık rastlanıyor?

Kadınlarda daha çok rastlanmaktadır. Bu aslında kadınların duygusal açıdan kendilerini daha kolay ifade edebilmeleri ile ilgilidir. Erkeklerde, içinde yaşanan kültüre göre, duyguların ifadesi erkekliğe yakışmayan bir zayıflık olarak öğretildiğinden depresyon inkar edilmekte, tedaviye daha geç bazen de eşinin ya da ailesinin ön ayak olması ile gelinir. Bu yapılmadığında ise alkole yönelme, iş hayatında başarısızlık ve evlilik hayatında problemler gibi durumlarla da karşılaşılır.

Üzüntü hali ne kadardan fazla sürerse depresyon başlar?

Üzüntü halinin en az iki hafta boyunca hemen her gün sürmesi depresyon işareti olabilir. Herkes zaman zaman şu ya da bu olaya bağlı olarak kendisini üzüntülü hissedebilir. Hatta bir miktar duygudurum dalgalanması hayatın parçası sayılabilir. Depresyonda ise bu durum süreklilik kazanmıştır. Ancak, bu durumun depresyon olduğunun en önemli göstergesi sürsesinden çok başka belirtilerin de üzüntü haline eklenmesidir. Bunlar uykusuzluk, iştahsızlık, bunaltı, karamsarlık, hayattan zevk almama gibi belirtilerdir. Hiçbir zaman sadece üzüntü nedeniyle depresyon teşhisi konulmaz. Depresyonla karışabilen durumlardan biri de matem halleridir.

Böyle durumlarda üzüntü hali ne kadar sürüyor?

Kaybedilen kişinin ardından büyük bir üzüntü yaşanması normaldir. Genellikle böyle bir yoğun üzüntü hali 6 ay kadar sürer. Bunun sonrasında kişi yeni duruma alışır, bir bakıma kaybedilen kişiyi uğurlamış duruma gelir. Ancak, özellikle problemli ilişkiler sonrasında kaybedilenlerin ardından matem hali çok uzayabilir, 6 ayı geçer ve giderek bir depresyon görüntüsü alabilir. Yine ilk 6 ay içerisinde de olsa, üzüntü hissinin yanına uykusuzluk ve iştahsızlık gibi yoğun bedensel belirtilerin eklenmesi ve bunların ilk 1-2 haftadan sonra da devam etmesi matem sürecinin normal yolundan ayrılıp bir depresyona dönmekte olduğunun habercisi olabilir.

 

HAZIRLAYAN: ÖZGÜR KÖYLÜ

ozgur.koylu@posta.com.tr

3