Kış izleyicisi diye bir şey var!

Çarşamba, 07 Kasım 2012 - 05:00

“Arka Sokaklar” (Kanal D) pazartesi gecesini yeniden ele aldı. Reyting ölçümlerinde tüm izleyicide yakın rakiplerine fark atarak birinci oldu. Kısacası son iki haftadır verdiği yükseliş sinyallerinin meyvesini topladı... Peki, herhangi bir farklılıkla mı yaptı bunu? Hayır. Ama şöyle bir mesele var. Yaz dönemi, uzun bayram tatilleri, okul molaları filan bitti...

Yeni TV izleyicisi topyekûn ekranın karşısında artık. Bu da demektir ki bu haftadan itibaren kimin ne izleyeceği çok daha sağlam verilerle elde olacak... “Arka Sokaklar” Türk televizyonlarında alışkanlıklarından vazgeçmeyen bir izleyici kitlesinin temsilcisi. Geldiği zirve rastgele filan olamaz yani. 7 yıldır olduğu noktaya döndü ve oturdu; mesele budur!

[[HAFTAYA]]

O mevcuda bu skor!

Önceki gün ve dün Sezen Aksu’yu ağırlayan Saba Tümer (Show TV) tüm rakiplerine ciddi bir gol attı. Buna rağmen yayınlandığı saat itibarıyla uzun süredir bir yerlere konuşmayan Sezen Aksu’nun altın değerindeki sözleri havaya uçup gitti... Reytinglere göre bu ülkede yaşayan herkesin en az bir şarkısını ezbere bildiği Minik Serçe neredeyse izlenmemişti vallahi...

Böyle bir şey mümkün mü? Elbette mümkün. Demin de altını çizdiğim şekliyle o saatte ekran başında olan kitle mesela prime time’da ekran karşısında olan kitlenin neredeyse dörtte biri kadar... Bu yüzden Saba’nın harika golü ve Sezen’in müthiş asisti genel potansiyelin dörtte biri oranında itibar gördü. Bu, “Sezen’in reytingi kalmamış” iddiasını dillendirenlere verebileceğim basit matematiksel bir yanıttır!

İbareyi koyacaksın!

“Karadayı” (atv) dizisinde Mahir’in geçtiğimiz hafta annesini ölümüne döven iki gardiyandan aldığı intikamın ayrıntıları dikkatinizi çekti mi? Mahir, meyhaneye giriyor, gardiyanların masasına uzun bir bakış attıktan sonra masadaki bardağı eliyle tuz buz ediyor... Bitmedi. Cam kırıklarını avucuna alıp sıkıyor ve masayı kan gölüne çeviriyor. Bu durumu bir illüzyonistin şovunu izler gibi seyreden gardiyanların neden sonra aklı başına geliyor ve efeleniyorlar...

Skoru vereyim; iki ayrı bedende ikiden fazla kol kırığı ve travma. İnsan “eline sağlık Mahir” diyecek kadar gaza geliyor ama bu sadece bir dizi... Belki de bu yüzden özellikle bunun gibi sahnelerin yayını esnasında ekranın bir yerine “sakın evde, sokakta, meyhanede filan denemeyin” gibi bir ibare koymak gerekiyor... Diziler gönlümüzün bir telini yakaladı mı ruhumuzu da ele geçiriyor. Durun yahu; doğru ibare “sakın gaza gelmeyin” olmalı, ne dersiniz?

Korku tamam da...

Bir “ekrana dönüyor” haberi de FOX’tan geldi. Yanılmıyorsam Acun Ilıcalı’nın bulup getirdiği formatlardan biri olan “Fear Factor” sekizinci sezonuyla ekrana gelmeye başlıyor... Ben sadece insanın bireysel korku limitlerini zorlayarak hem kendini hem de ödül çıtasını aşmasını konu eden bu yarışmayı yemek saatlerinde izlememeye özen gösterin diyorum... Tabii içinizde vahşi uzak doğu mutfağına bakıp “sürüngen, kemirgen ve eklembacaklıları” izleyerek iştahı kabaran bir gurme (!) yoksa...

Nereye Ömür?

Yıllardır FOX’ta özellikle kurgusal anlamda şahaneler yaratan “Süper Kulüp” isimli magazin programı son buldu... Daha doğrusu TV dünyasının montaj masasında harikalar yaratan ismi Ömür Varol altına imza attığı programını da alıp kanaldan ayrıldı... Şöyle yakın tarihe bir baktığımızda, birçok insanın canını sıksa bile “Süper Kulüp” gerçeği diye bir şey var. Konuştuğumuz bütün magazin skandallarını ortaya çıkarıp, altına imzasını koymuş bir gerçek bu... Dolayısıyla Ömür’ün gidişi benim için sıradan bir gidiş olarak görünmüyor. İşin altında etkin yerlerden gelmiş bir telkin bile arıyorum hani...

YENİDEN BAŞLADI!

Ben bittiğini düşünmüştüm. Daha doğrusu yapımcısı Fırat Parlak, “Bu sezon finale bağlarız” demişti ama tersi oldu... Kanal D’nin kamera şakası özneli “Şanslı Masa” isimli programı geri döndü. Önümüzdeki cumartesi akşamı yeniden yayında olacak programda gözle görülür bir değişiklik yok...

Sadece yapılan şakaları kimin ne kadar yiyeceği, kimin nasıl olup da duruma aymayacağı bende merak uyandırıyor. Öyle ya, izleyici kitlesi geniş olan bir programın dört sezon boyunca her hafta şakalarını yutturacağı bir kitle bulması bana göre hakikaten zor... Varsa da sanırım önümüzdeki haftalarda son temsilcilerini izleyeceğiz!