Kışın göz enfeksiyonları artıyor

Soğuk hava, nemsiz kapalı alanlar ve havadaki virüsler kış aylarında mikrobik göz hastalıklarının artmasına neden oluyor

20 Kasım 2012, Salı 10:40
A A

Dünyagöz Pendik’ten Dr. Bayram Yapıcı, iş yeri, okul, kreş, alışveriş merkezi gibi kapalı ve kalabalık mekanlarda gözlerin enfeksiyona açık hale geldiğini ve göz enfeksiyonlarının kolayca salgına dönüşebileceğini vurguladı.

Kış aylarında düşen vücut direnci ile birlikte gözler de hastalıklara açık hale geliyor. Özellikle soğuk algınlıklarına ve boğaz enfeksiyonlarına neden olan adenovirüsler, göze kolayca bulaşıp enfeksiyona yol açabiliyor.

Okul, iş yeri, alışveriş merkezleri gibi kalabalık ortamlarda havada asılı kalan virüslerin gözlerde enfeskiyona neden olduğunu söyleyen Dr. Bayram Yapıcı, kış aylarında bu rahatsızlığın salgına dönüştüğünün altını çizdi.

Dr. Yapıcı, halk arasında göz nezlesi olarak bilinen bu hastalığın gözlerde kızarıklık, sulanma, çapaklanma, sulu ve beyaz bir akıntı, ışıktan rahatsız olma şeklinde belirti verdiğini söyleyerek hastalıktan korunma yollarını şöyle anlattı:

“Bu tür virüslerin en çabuk bulaştığı organ gözlerdir. Gözlerimizi sürekli oynayıp kaşımamak, havlu, yastık kılıfı, mendil gibi kişisel eşyalarımızı ayırmak ve başkalarının eşyalarını kullanmamak, hapşırıp öksürürken mendil kullanmak ve elleri sık sık yıkamak bizi göz enfeksiyonlarından korur. Ayrıca, bulunulan ortamın sık sık havalandırılması ve eğer klima kullanılıyorsa klimanın filtrelerinin değiştirilmesi de son derece önemlidir.”

RİMEL İLE DE BULAŞABİLİR

Gözlerde oldukça yoğun kızarıklık, ağrı, yanma, batma ve sulanma ile seyreden bu hastalık, bir hafta on gün kadar sürebiliyor. Hasta olan hastaların dokunduğu yerlere dokunmak bile hastalığı bulaştırabilir diyen Dr. Bayram Yapıcı, ortak kullanılan makyaj malzemelerinin salgının bulaşmasında etkili olduğunu hatırlattı ve sürekli el yıkamanın salgından korunmada önemli olduğunun altını çizdi.

Dr. Yapıcı, göz nezlesinin tedavisine ilişkin ise şu bilgileri verdi:

“Hastalık genellikle tek gözde başlar, daha sonra diğerine de bulaşır. Bazı tipleri kendi kendine de iyileşebilir ancak ağır seyredenlerde uygun antibiyotik tedavisiyle duruma el koymak daha sağlıklı; yoksa korneada kalıcı hasarlar oluşabiliyor. Antibiyotik tedavisinde tedaviyi yarım bırakmamak da çok önemlidir. Genellikle hastalar 2-3 günde nasılsa iyileştim diyerek antibiyotik alımını kesiyor. Bu gibi durumlarda hastalık tam olarak iyileşmediği için tekrarlayabiliyor.”

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;