Mehmet Coşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

Kıskançlık değil ruhsal bozukluk

Cumartesi, 25 Haziran 2011 - 05:00

Geçen çarşamba ‘Aşk Doktoru’ sayfasında yazdığım ‘Kıskançlık tehlikesi’ başlıklı yazı tahmin ettiğimden daha fazla ilgi çekti. Meğer kıskançlıktan yana ne çok dertli insan varmış... Tabii bu dert sadece kıskanılmaktan kaynaklanmıyor. Kendilerinin de psikopatlık derecesinde kıskanç olduğunu itiraf edenler var. Bu arada kime “Bu mesele kendine güvensizlikten kaynaklanıyor” desem, hemen reddediyor.

[[HAFTAYA]]

Kendine güveni tammış, ama yine de kıskançmış. Zaten aslında sevgilisine güveniyormuş ama insanlara güvenmiyormuş... İyi de sormazlar mı insana senin sevgilin bu kadar zayıf karakterli mi ki, kendisine gülücük atan, azıcık göz süzen insanların kollarına atlayacak? Farz edelim ki öyle... Peki o zaman sana sormazlar mı, böyle biriyle ne işin var diye...

***

Tekrar etmekte fayda var, kıskançlık bir dürtüdür ve her insanda zaten vardır. Bu tür bir kıskançlığın kimseye zararı da yoktur. Ama olayı abartıp karşındaki insanı nefes alamaz hale getirdiysen o zaman sende büyük sorun var demektir. İşte o sorunun birincisi ve en önemlisi özgüven eksikliği. Sen istediğin kadar reddet, fark etmiyor. Kendine güvenmediğin için hayatındaki insanı baskı altına alıyorsun, senden habersiz adım bile atmamasını istiyorsun.

Çünkü sensiz olduğu zamanlarda başkasına kapılabileceğini ve seni terk edeceğini düşünüyorsun. Onu baskı altında tutarak aynı zamanda kontrol edebileceğini düşünüyorsun. Ama benim sana kötü bir haberim var. Böyle yapmaya devam edersen, onu başkalarına doğru yönlendiren sen olursun. Hiç aklında yokken aldatma ihtimalini aklına getirmesine neden olursun. Hatta biraz daha ileri gidersen, sırf bu baskının intikamını almak için bile seni aldatabilir, dikkat et.

*** 

Her zaman tekrarladığım bir şey var. Sevgililer birbirini seçmiş demektir. Yani sen onun seçtiği kişisin. Seninle mutlu ki, seni seviyor ki, seninle birlikte. Bir kere sadece bu bile senin kendine güvenmen için yeterli. Birbirine güvenmeyen çiftlerin ilişkisi uzun sürmez. Birine güvenmiyorsan o zaman onunla beraber olma. Şu aşağıdaki hikayeyi oku ve eğer kıskançlıkta ısrar edersen ne hale geleceğini gör...

***

“10 yıl önce lise son sınıf öğrencisiyken üniversiteli bir çocukla çıkıyordum. Ciddi bir ilişkimiz vardı ve ben mezun olur olmaz evlenecektik. Erkek arkadaşım son derece kıskanç biriydi ama bir gün gerçekten beni de şaşırtan bir şey oldu. Sabahın 8’inde ev telefonum çaldı. Günlerden cumartesiydi ve ben tatil günlerinde 10’a kadar uyurdum. Telefonu açtım, sevgilim “Neredesin?” dedi. “Evdeyim” dedim. Bana “Yalan söyleme, dışarda olduğunu biliyorum seni görenler olmuş” deyiverdi.

Ben “Yeni uyandım üzerimde hâlâ pijamalarım var” diyorum, ama o bağırıp çağırmaktan beni dinlemiyor. “Doğruyu söyle şu anda nerdesin kimlesin” gibi garip sorular soruyor. Düşünsenize, beni ev telefonundan aramış. Konuştuğu kişi benim. Nasıl dışarıda olabilirim? “Beni evden aradın ya” dedim en son... Bana verdiği cevap şuydu: ‘Neyse sen yalan söylemekte ısrar et. Şu anda nerdeysen gelip seni bulmayı bilirdim ama sınava yetişmem lazım...’”