Kıskandım...

a
a
Cuma, 25 Haziran 2010 - 05:00

Sözlük anlamına göre kıskançlık; bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkalarıyla ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum veya acı duymadır. Güney Afrika’daki FIFA Dünya Kupası maçlarını izliyorum. Mutlaka zor hava koşulları altında oynuyorlar amma; fazla zevk veren bir futbol seyredemedim. Bakalım sonlara doğru ne olur?

Benim kıskançlığım başka. Dünya Kupası’na katılan 32 takımın kadrolarını ve oyuncularını inceledim. Bu 32 takım içinde 3 takımı gönülden alkışladım, amma kıskandım da. Alfabetik olarak sıralayayım. Almanya, İngiltere ve İtalya. Peki neden? Eğer kadrolar elinizde varsa; siz de bakın. FIFA Dünya Kupası’na katılan bu üç takımın kadrosundaki tüm futbolcular o ülkenin nüfus kağıdını taşıyor ve o ülkenin liginde futbol oynuyorlar. Peki, bizim çok sayın federasyonumuzun aldığı; Spordan Sorumlu Devlet Bakanı’nın bile içini acıtan kararından sonra; Ay-Yıldızlı formayı taşıyacak Milli Takımımız’a; bizim takımlarımızda oynayan, çocuklarımızdan nasıl oyuncu bulacağız? Bence şampiyon olmasalar, dereceye giremeseler bile önemli değil. Almanya, İngiltere ve İtalya benden tam not aldı. Sahaya kendi takımlarında oynayan, kendi çocukları ile çıkıp savaştıkları için...

İkinci kıskançlığım da hakemler konusunda. UEFA’da sandalye olarak da adı geçen Türkiye’nin Dünya Kupası’nda bir hakemi bile yok. Hele Almanya-Sırbistan maçında Alman takımını dağıtan İspanyol Mallenco ile Fransa-Meksika maçındaki Suudi hakem Ghamdi’yi gördükten sonra, kıskanmayıp da ne yapayım? Lütfen siz söyleyin sayın okuyucularım. Ülke sporunu yönetenler enine değil, boyuna düşünmeliler. Enine düşünenler ileri gidemezler, oldukları yerde dönerler.