Ferhan Kaya Poroy

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170735.ferhan_kaya_poroy_41.png

Kitaplardan korkan çocuklar

Cumartesi, 28 Ağustos 2010 - 05:00

Aynı yaşlarda çocuğu olan arkadaşım da bana kitap okuma konusunda dert yanmaya başlayınca “Tamam” dedim, “Bir tek benim çocuklarım değil, hepsi böyle...” Zorla okuyorlar kardeşim bunlar kitabı, keyif alarak değil yani. Kelimenin tam anlamıyla iş olsun, ödev yapılsın diye... İşte yaz tatili için eve kitap okuma ödevi verilen birçok çocuk gibi, bizim çocuklar da okuma işini ödev sanmaya başladı. ‘İnsanlar kitabı görev icabı okur, zevk için değil’ türünden bir imaj kafalarında. Hatta utanmasalar “Aaa, anne neden kitap okuyorsun? Nasıl olsa mecbur değilsin, sen okulunu bitirdin” diyecekler. Belki de okumayı öğrendikleri ilk günden bu yana eve gönderilen ‘Bu hafta kaç kitap okudun, bu ay kaç kitap okudun, yıl içinde kaç kitap okudun, bunlara göre kaç yıldız aldın’ türünden zorlamalar bu çocukları kitaptan korkar hale getiriyor, kim bilir?

Bizim zamanımızda ‘Günde kaç kitap okudun, 1 dakikada kaç kelime okudun’ gibi zorlamalar yoktu kitap konusunda. İsteyen kendi keyfine göre ya kütüphaneye ya da kitapçıya gider, beğendiği kitabı alır okurdu. Mecburi bir liste de yoktu üstelik. Büyük kızım okumayı ilk öğrendiğinde ona küçükken en çok beğendiğim kitabı almıştım hemen. 1. sınıfın yaz tatilinde en çok zevk aldığı kitap oldu ‘Şişkolar ve Sıskalar’. O kadar ilgisini çekmişti ki, konu üzerine uzunca sohbetler yapmıştık. Hala bile hatırlıyor kitabın konusunu; hatta aşırı şişman veya aşırı zayıf birini gördüğünde “Anne bu sıskalar ülkesinden” diye gönderme yapıyor kitaba...

İşte ben de tüm bu yaşadıklarıma ve etrafımda ödev olsun diye kitapları okumaya çalışan ilkokulun çeşitli sınıflarından çocuklara baktıkça hep bunu düşünüyorum. Kitap okumak ödev olmamalı. Çocuk kitap okumaya teşvik edilmeli ama sınırlandırılmamalı, okuma işi keyfe bırakılmalı. Canı Peter Pan mı istiyor, onu okumalı mesela... Ya da Harry Potter mı, onu! Ama kimse onu ‘Geveze Kurbağa’ diye, çağımızın çocuklarına çok basit gelecek, üstelik baskısı kötü, satır araları sıkıştırılmış, çizimleri bebekçe bir kitabı okumaya zorlamamalı... Önerim şu: Okullar çocukları okuyacakları kitaplar konusunda serbest bıraksın. Yayın evi, kitap ismi belirtmesin. Sınırlandırma sadece çocuk klasiklerinde, o da sadece bir kitapla olsun. Diğerleri için şöyle bir not düşülsün. Bu yaz çok kitap okuyun, keyfinize ve zevkinize göre...

Herkese iyi haftalar...