Kocam “İnançlıyım” diye beni kandırdı

Cumartesi, 14 Şubat 2015 - 05:00

SORU: 1 yıl birliktelikten sonra evlendim. Evlilikten önce eşim kendini inançlı biri olarak tanıtmıştı, alkol de kullanmadığını söylemişti. Evlendikten sonra her akşam içmeye başladı. Çok kızıyorum kendime, onu tanıyamamışım. Nasıl bu hataya düştüm bilmem. Boşanıyorum ama çok sıkıntılıyım. RUMUZ: KADER

CEVAP: Kendine kızmayı bırak. Hemen bir fakire sadaka ver. Evde de kutlama yap. Allah iki ay içinde sana gerçekleri göstermiş, beladan kurtulmuşsun. Ya çocuk olsaydı? Belli ki eşinin ruhsal sıkıntıları var. Şifa bulması için dua et ki öfken temizlensin.

Kızım, erkek arkadaşımı kabul edemiyor

SORU: 1 yıl önce eşimden ayrıldım. 7 yaşında kızım var. Birkaç ay önce hayatıma biri girdi. Ama kızım onu istemiyor. Arada kalıyorum. Nasıl bir yol izlemeliyim? RUMUZ: KIZ

CEVAP: Ayrılıktan en çok çocuklar etkilenir. Yeni hayatına adapte olmaya çalışırken erkek arkadaşını onunla tanıştırman ne kadar doğru? Sana ‘hayatını yaşama’ demiyorum. Ama öncelik çocuklarda. Üstelik birkaç ay önce hayatına girmiş biri o. Sen ne kadar tanıyorsun ki evine alıp çocuğunu tanıştırıyorsun? Bu ne acele? Kızında muhakkak ki seni kaybetme korkusu doğmuştur. Onu her zaman seveceğin ve yanında olacağın mesajını ver. Bir erkeğe tercih edildiğini düşünmesin.

Ayrıldım, kendimi hiçbir şeye veremiyorum

SORU: Karımdan ayrılalı sekiz ay oldu. O yaşamına başka bir erkekle devam ediyor. Ben ise bir türlü toparlanamıyorum. Kadınlar her şeyleri varken niye aldatır ki? Ona maddi-manevi her şeyimi vermiştim. RUMUZ: GRİ

CEVAP: Belki de her şeyi verdiğin içindir. Verilen maddi şeyler; aşkın, sevginin, saygının olmasını sağlayamaz ki. Bizler genellikle ‘koşullu sevgi’lerle besleniyoruz. Bu yüzden ‘ben ona şunu vermiştim, o bana vermedi’ düşüncesinin pençesine düşüyoruz. ‘Koşulsuz sevgi’ herhangi bir beklentiye girmeden, sadece sevmektir. Sakin bir zamanında neden bu kişiyi seçtiğini, evlilik kararını nasıl aldığını düşün. Sonra birlikteliğin nasıl bozulduğunu dürüstçe gözden geçir. Eski eşine bir mektup yaz. Son cümlen, öğrettikleri için ona teşekkür olsun. Geçmiş, geçmişte kaldı. Arkana bakma. Hayatını yeniden kur.

Alışveriş merkezleri kâbusum oldu

SORU: Bir yıllık evliyim. Karımın alışveriş hastalığından bıktım. Hafta sonları bir şey almasa da alışveriş merkezlerine gidiyoruz. Çok bunalıyorum. Bunu söylediğimde ‘çok değiştiğimi, eskiden hoşuma gittiğini’ söylüyor. Bu sefer kavga etmeye başlıyoruz. Ben başka şeyler yapmak istiyorum. Evlilik buysa eğer, çok sıkıldım. RUMUZ: BIKKIN KOCA

CEVAP: Evlilik tabii ki bu değil. Ama sadece kendi istediğini yapmak da değil. Denge olmalı. Suçlamadan eşinle konuş. Belki alışveriş hastalığı vardır. Bazı boşluklar, alışveriş ile doldurulmaya çalışılır. Öyleyse konunun uzmanına gitmenizde fayda var. Bu arada sen de boş zamanlarında ne yapmak istediğini düşün. Bu birlikte ya da sadece senin yapabileceğin bir aktivite olabilir. Eşine ne yapmak istediğini, kendi duygularını ifade ederek anlat.

Sevgilimin doğru söylediğinden emin değilim

SORU: Sosyal paylaşım sitelerinden birinde, bir kızla tanıştım. Ondan çok hoşlandım, evlenmeyi düşünüyorum. Bu doğru bir karar mı? Ya daha önce bu şekilde başkalarıyla da tanışmışsa? “Tanışmadım” diyor ama emin olamıyorum. Bu şüpheden nasıl kurtulabilirim? RUMUZ: CAN CAN

CEVAP: Evlilik kararı verdikten sonra bu soruyu sormanı anlamadım. Diyelim ki daha önce bu şekilde biriyle tanıştı... Bu, ona duyduğun sevgiyi etkiler mi? Cevabın ‘evet’ ise evlilik kararını tekrar düşün. Şu an sorgulaman gereken kız arkadaşının hayat görüşü, beklentileri, sevgisini gösterme şekli. Bunlar sana uyuyor mu? Bu kararı verecek kadar onu tanıdın mı? Geçmişin hayaletleri ile uğraşman ilişkiye zarar verir.

Sevgilim evli olduğunu sakladı ben de eski aşkıma gittim

SORU: Bir aydır birlikte olduğum sevgilim meğer evliymiş. Davaları sürüyormuş, beni kaybetmemek için söylememiş. Bunu benden gizlediği için çok kızdım. İntikam almak istedim, eski sevgilime gittim. Ama kendimi kötü hissediyorum. Erkeklere inancım kalmadı. RUMUZ: YALAN

CEVAP: Eski sevgiline gitmekle ona değil, kendine zarar verdin. Yaşadığın hayal kırıklığını anlıyorum. Ama intikam, öfke gibi duyguların en büyük zararını kendimiz görürüz. Erkekleri suçlayacağına, kısa zamanda bu kişiyi niye bu kadar hayatına aldığını sorgula. Ne kadar zaman geçirdiniz, arkadaşları ile tanıştırdı mı? İstediğin zaman arayabildin mi? Ne öğrendiğine bak. Çünkü her yaşadığımız, bize bir şey öğretmek için yaşanılmıştır. Bundan sonraki ilişkinde de birlikte olmak için acele etme.