Kocamı nasıl yakaladım? (10)

Aşk doktoru Mehmet Coşkundeniz, aldatılan kadınların öykülerini kaleme aldı. Hepsi yaşanmış gerçek öyküler...

Pazartesi, 26 Nisan 2010 - 07:15

Kocamı nasıl yakaladım? (10)

Aldatılan eşlerin yazdıklarını okudukça aldatılmanın acısını farklı bir boyutta bende yaşıyorum. Aslında aldatılan kadın değil de aldattıran kadın olarak ben de yazmak, paylaşmak istedim. Belki bu öyküyü okuyanların bir defa da değişik bir çerçeveden bakmasını sağlayabilirim.

Görev yaptığım özel okulda kurs alan Ceyda adlı 17 yaşında bir öğrencimiz vardı. Bense 25 yaşındayım. Kız yaşına oranla çok büyük gösteriyordu. Görevim gereği öğrencilerimize hep yakın olmuş ve arkadaşlık ilişkilerimizi sıkı tutmuşumdur. Ceyda da bana tüm sorunlarını anlatırdı. Ben ablası gibi tavsiyelerde bulunur, kendini sıkmaması için fikirler sunardım.

Özel hayatından da sıkça bahsederdi. Ceyda’nın Eren adlı bir erkek arkadaşı vardı. Sürekli onu anlatırdı. Çok sevdiğinden bahsederdi. Sözlenmeyi düşündüklerinden, evlenmek istediklerinden söz etmişti son konuşmamızda. Eren’i hiç görmemiştim. Anlattıklarından ötürü de bende epey merak uyandırmıştı. Genelde okulumuza yakın bir yerlerde ders sonrası buluşurlardı.

“Bir gün getir de tanışalım” derdim sürekli. Ama Eren biraz inatçıydı ve tanışmak için okula gelmezdi. Bir gün akşam okuldayken, Ceyda beni aradı. “Özlem bir şey uydur, ben Eren’e okuldan bir şeyler almam gerektiğini söyledim, geliyoruz” dedi. Sonra geldiler. Eren ile ilk göz göze geldiğimizde kendimi çok garip hissettim.

Yanında Ceyda olmasa ilk bakışta aşık olduğumu söyleyebilirdim, kendime bunu itiraf edebilirdim. Tanıştırdı Ceyda bizi ve aynı şeyleri hissettiğimizi Eren’in gözlerinden anlamam zor olmadı. Güzel bir bahane uydurdum ve Ceyda’yı da mahçup etmemiş oldum. Sohbet ettik, bir süre sonra kalkmak istediler. Veda ederken Eren elimi çok sıkı kavradı ve uzun bir süre tokalaştık. Beni arayacağından bana ulaşacağından çok emindim nedense. 

ARKADAŞIM ÜZÜLÜYORDU



Aradan 19 gün geçti. MSN’den bilmediğim bir adam ekledi beni. Kim olduğunu anlamam çok sürmedi, Eren’di bu. Ceyda’nın listesinden MSN adresimi gizlice aldığını söyledi ve “Lütfen bunu Ceyda’ya söyleme” dedi. Cevap vermedim ama söylemedim de. Bazen Eren aynı anda hem benimle hem de Ceyda ile yazışıyordu. Ben de Ceyda ile konuşuyordum. Eren’in yaptıklarını anlatıyordu, güzel sözlerinden bahsediyordu. Ben ikisinin mutlu olmasını çok istiyordum. Ama Eren bana Ceyda’yı sevmediğini, acıdığı için, üzülmesini istemediği için ilişkisini ite kaka sürdürdüğünü anlattı.

Ceyda bunu fark edemeyecek kadar aşıktı. Eren aynı günlerde Ceyda’yı terk etti. Ceyda ise üzüntüsünü benimle paylaşıyordu. Eren bana aşık olduğunu söylediği için ayrılma sebebi olarak kendimi görüyor ve çok kötü hissediyordum. Eren buna çok kızıyor zaten bitmesi gerektiğini er ya da geç bunun olacağı yönünde beni ikna etmeye çalışıyordu. 2 aylık bir ilişkileri olmasına rağmen Ceyda inanılmaz değer veriyordu Eren’e. Sürekli ağlamasına, üzülmesine dayanamıyordum arkadaşımın.

BİR METRES GİBİYDİM  

Sonra Eren ile görüşmeye başladık. Pendik’ten Taksim’e gelmeye başladı sık sık. Bende her geçen gün alışmaya başlamıştım ona. Birlikte olmak istemiyordum, ilişki için aramızda hem yaş farkı vardı hem de kişiliklerimiz çok benzemiyordu. Mantığım ısrarla “Hayır” derken, kalbim vazgeçmek istemiyordu. Hem Ceyda’nın üzülmesini istemiyordum hem de kalbime yenilmek.

Eren’in duygularını açıkçası arka plana attım. O bana aşıktı bunu hissetmek çok da zor değildi. Ayrılık durumuna Ceyda’yı alıştırmaya devam ediyordu. Ayrılık ertesinde bile kopamıyordu Ceyda, Eren’den. Sürekli aramalar, mesaj yollamalar, mailler.. Bazılarını bana da gönderiyordu. İçim çok fena sızlıyordu.

Eren ile müthiş bir ten çekimimiz vardı. Onu öpmek, Ona dokunmak çok zevk veriyordu. Benim olmasını isterken, Ceyda’dan kopmasını da istemiyordum. Buluştuğumuz bir akşam yanak yanağa otururken Eren’e Ceyda ile barışması halinde hayatında olacağıma söz verdim. Çünkü ben onu istiyordum ama Ceyda’nın üzülmesine de dayanamıyordum.

Benim yanımda Ceyda’yı aradı ve yeniden başlamak istediğini söyledi. Ardından içime o dakika tuhaf bir duygu aktı. Kıskanmadım ama kendimi kötü hissettim. Bir metres gibi gördüm kendimi.

KAFASI KARIŞIKMIŞ 



Eren’in bana ilgisinde hiçbir değişiklik yoktu. Ceyda’yı ekip benimle görüşürdü. Ama Eren bu durumdan bir süre sonra rahatsız olmaya başladı. “Ben seni istiyorum, onunla konuşmak bile içimden gelmiyor” derdi. Yanlışıma en çok o anlarda içim sızlıyordu. Bir yandan da Eren’e bunu baskıyla yaptırdığım için aslında üçümüze de işkence ediyordum. Ceyda bizi hiç hissetmedi. İkimiz de açık vermedik.

Son günlerde ben de artık Ceyda’ya dayanamaz oldum. Ceyda’yı kıskanmaya başlamıştım. Eren’e baskı yapıyordum. O da bana “Ceyda hayatımızdaysa hep senin yüzünden” diyordu. Zamana ihtiyacı vardı, Ceyda’yı üzmeyi ikimiz de hiç istemiyorduk. Bir gece yine Eren aradı beni. Hayatının vazgeçilmez kadını olduğumu söyleyip durdu. Çok güzel konuşurdu, tıpkı şiir gibi. Bir kadının her zaman duymak isteyeceği çok güzel cümlelerle okşardı ruhumu.

Ertesi gün yine aynı tatlı cümleler. Derken günün sonuna doğru bir mesaj geldi telefonuma. “Özlem benim kafam çok karışık, hayatım çok karışık. Ne olur beni anla. Biraz kendimi toparlamak istiyorum. Seni çok seviyorum ama bitmeli” diyordu. Neye uğradığımı şaşırdım, ardından sadece ‘seni anlıyorum’ diye bir mesaj gönderdim. Buna teşekkür etti, anlayışlı olduğumu söyledi ve bitti. 

ONLAR DA AYRILDILAR  

İçim içimi kemiriyordu. Acaba hâlâ Ceyda ile beraberler miydi? Çok geçmeden Ceyda kursa geldi. “Nasılsın?” dediğimde “Her şey çok güzel” diye cevap verdi. Biz Eren’le bitireli sadece iki gün olmuştu ve Ceyda bunu bilmeyerek “Eren iki gündür çok farklı biri oldu. İlgisi, davranışları değişti. Bu sefer başardık sanırım” dedi. Kendimi çok garip hissettim.

İçimde kopan depremin sarsıntılarını nelerle kapatacağımı bilmiyordum. Canım acıyordu. Belki de hak etmiştim bunu. Biz hiç aramadık birbirimizi, hiç görüşmedik Eren’le. Geçtiğimiz cumartesi “Sevgililer Günü”nde Ceyda geldi bana. Çok heyecanlıydı sevgilisi ile buluşacaktı. Eren’e cüzdan almıştı.

Benden ona güzel bir makyaj yapmamı istedi. Arkadaşımı sevdiğim adam için ellerimle hazırladım. Size bu yazıyı hazırlarken Ceyda MSN’i açtı ve bana ayrıldıklarını söyledi. Eren’in hakaret ettiğini ve onu sevmediğini söylediğini anlattı. Hıçkıra hıçkıra ağlarken arkadaşımın gözyaşlarını silmek, teselli etmek yine bana düştü.

Önceki yazılar...

Önce kız kardeşimle, sonra patronun baldızı ve karısıyla...

Parayı buldu, fahişelere koştu

Beni görünce kıpkırmızı oldu

Odasına önce beni, sonra Yeliz'i çağırıyordu 

Askerdeydi, terk ettim, fena ödetti!

Bir akşam içti içti...

İşyerinde değil, sevgilisinin koynundaydı

Cep telefonunu benden saklıyordu...

Arkadaşına anlatırken yakaladım

 

 

3