Kocamı nasıl yakaladım? (6)

Aşk doktoru Mehmet Coşkundeniz, aldatılan kadınların öykülerini kaleme aldı. Hepsi yaşanmış gerçek öyküler...

Salı, 20 Nisan 2010 - 08:00

Kocamı nasıl yakaladım? (6)

Evli bir adama aşıktım. Karısını benimle aldatıyordu ama sonradan öğrendim ki beni de en yakın arkadaşımla aldatıyormuş. İkimizi de aylarca idare etmiş. Bu durum ortaya çıktığı zaman arkadaşımla oturup bir plân yaptık. O alçağa dersini vermeliydik. Odasına girdim ve ne kadar şerefsiz olduğunu yüzüne haykırdım.

Büyük bir kentin, en ünlü alışveriş merkezlerinden birinde çalışıyorum. İşe, 2 yıl önce başladım. O dönemde bir sevgilim vardı. Hiç istemedi benim orada çalışmamı. Zaten çok kıskanç biriydi. Ben onun itirazlarına rağmen çalışmaya devam ettim. Sevgilim sürekli benim o alışveriş merkezinden uzaklaşmamı istiyordu. Kavgalarımız çok şiddetlenmişti. Halka açık, göz önünde bir yerde çalışmamı istemiyordu. Bu yüzden kavga etmediğimiz gün yoktu. Bense çalışma ortamımı çok seviyordum. Yeni arkadaşlar edinmiştim, yeni insanlar tanımaya başlamıştım.

Bu kıskançlıklar ilişkimizin sonunu getirdi. Bu ayrılıktan sonra rahatlamıştım. Artık işimde daha da mutluydum. Karışanım yoktu, kıskançlık yapan yoktu, her gün bir bahaneyle kavga çıkaran yoktu. İşyerinde her şeyimi paylaştığım, çok yakın bir kız arkadaşım vardı. Adı Yeliz’di. Neredeyse tüm günümüzü beraber geçiriyorduk. İkimiz de sorunlarımızı birbirimizle paylaşıyorduk. Yeliz’le ben alışveriş merkezinin iki gülü olmuştuk.

Fiziğimizle, giyimimizle dikkat çekiyorduk. İkimiz de güzel kızlardık. Bir bakan, dönüp bir daha bakıyordu. İkimize de erkekler çeşitli tekliflerde bulunuyor ama biz reddediyorduk. O da benim gibi sorunlu bir ilişkiden yeni çıkmıştı. Hayatımızda yeni sorunlar istemiyorduk. Ne yazık ki büyük konuşmuşuz. İlerleyen günlerde hem de öyle bir sorunla karşılaştık ki ikimizin de hayatı karmakarışık oldu. 

MÜDÜRÜME AŞIK OLDUM  

Çalıştığımız mağazanın Burhan adında bir müdürü vardı. Astığım astık, kestiğim kestik türünden bir adamdı. Hiç kimseyle doğru dürüst konuşmaz, sadece emirler yağdırırdı. Ben dahil tüm çalışanlar ondan korkardı. Ancak bir süre sonra benimle küçük de olsa sohbetler kurmaya başladı. Bu sohbetler ilerledikçe aramızdaki samimiyet de arttı. Sorunlarını benimle paylaşıyordu sürekli. Burhan’la iyi anlaşıyor olmam işime daha da bağlanmamı sağlamıştı. Burhan bir müdür değil bir dost gibi davranıyordu artık.

Çok yakışıklıydı Burhan ve evliydi. Ciddi tavırları beni çok etkiliyordu. Ona bakarken içimin eridiğini hissediyordum. Burhan bana söylediğine göre, eşini sevmiyordu, evine bağlı değildi. Zaten bir süre sonra benim ona olan zaafımı anladı ve karşılık vermeye başladı. Ben de ona karşı koyamıyordum. Bana sürekli güzel sözler söylüyor, benden nasıl etkilendiğini anlatıyordu. Biz sürekli görüşmeye başladık. Gün içinde çeşitli bahanelerle beni odasına çağırıyor, oturtuyor ve sohbet ediyorduk. kaçamak öpüşmeler, dokunmalar da cabası... 

YELİZ'E SORMUŞTUM  



Ancak Burhan’ın sadece benimle değil en yakın arkadaşım Yeliz’le de ilgilendiğinin ortaya çıkması fazla zaman almadı. Burhan önce beni odasına çağırıyor, ben çıktıktan sonra da Yeliz’i istiyordu. Bu benim dikkatimi çekti. Burhan önce beni telefondan arıyor, benimle konuşması bittikten sonra da Yeliz’e telefonundan ulaşıyordu. Yeliz de ben de birbirimize bu gerçeği söylemiyorduk. Her şeyi paylaşıyor olmamıza rağmen bu olay hakkında hiç konuşmuyorduk. Çünkü Burhan’dan ikimiz de korkuyorduk. Ayrıca evli bir adamdı ve bizim evli bir adamla ilişkimizin olduğunun ortaya çıkmasını istemiyorduk. Yine de eminim ki benim gibi Yeliz de bir şeyler hissediyordu.

Bir gün cesaret edip Yeliz’e “Senin Burhan’la aranda bir şey mi var?” diye sordum. Yeliz tabii ki inkar etti. O an Yeliz’e “Benim Burhan’la ilişkim var” demeyi çok istedim. Fakat bu kez Yeliz’in yıkılacağını hissettim. Vazgeçtim bu gerçeği ona açıklamaktan. İkimiz de kaderin bizim için ördüğü ağlarda sıkışıp kalmıştık.

GERÇEKLERİ AÇIKLADIK  

Yeliz’in de benim de moralimiz çok bozuktu. Eskisi kadar gülmüyor, hayattan zevk almıyorduk. Buna bir çözüm bulmanın zamanı gelmişti. Bir öğle paydosunda Yeliz’le kahvelerimizi alıp alışveriş merkezindeki kafelerden birine oturduk. Yeliz’in yüzüne baktım, “Biz seninle iyi arkadaşız değil mi?” diye sordum.

“Ne demek şüphen mi var Sinem?” diye yanıtladı beni. “O zaman hadi gel açık açık konuşalım birbirimizle. İnan bana ikimiz de çok rahatlayacağız. Ama bana söz ver, sorduğum her şeye doğru yanıtlar vereceksin. Çünkü hissettiğim bazı şeyler var ve biz oyuna geliyoruz” dedim. Ardından da sorumu patlattım, “Burhan’la ilişkin var mı?” Yeliz bu kez inkâr etmedi, “Evet” deyip ağlamaya başladı.

O ağlayınca ben de gözyaşlarımı tutamadım. “Biliyor musun, Burhan ikimizi de kandırdı, çünkü benimle de ilişkisi var” dedim. Yeliz de hissetmişti bu durumu. Birbirimize sarıldık, gözyaşlarımız ip gibi akıyordu. Her şey ortaya çıkmıştı ama bundan sonra ne yapacaktık? Hayatımızı nasıl düzene koyacaktık? Burhan denen ahlâksıza dersini nasıl verecektik? 

ARTIK İŞTEN AYRILACAKTIM



Ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi, hiçbir şey bilmiyormuşuz gibi işimize geldik. İkimizin de suratından düşen bin parçaydı. Burhan bizi öyle görünce bir şeyler olduğunu anladı ve gerçeği anlamaya çalıştı. Bir ara benim yanıma yaklaşıp, “Ne oldu, ne bu surat, neyin var?” diye sordu. Yüzüne nefretle bakıp “Allah’ından bul” dedim. Şaşırdı ama bir şeyler olduğunu anladı.

Daha sonra Yeliz’in yanına gidip aynı soruları ona da sordu. Yeliz de ters bir yanıt verince o gün bir daha yanımıza hiç yaklaşamadı. Biz Yeliz’le bir süre daha orada çalışmaya devam ettik. Burhan artık bizimle ilgisini tamemen kesmişti. Ama dayanamıyorduk onunla aynı ortamda olmaya. Yüzünü gördükçe bana söylediği yalanlar geliyordu aklıma. Aynı şeyi Yeliz de hissediyordu.

İşten ayrılmaya önce ben karar verdim. Bunu Yeliz’e söylediğimde çok üzüldü. Benim durumum biraz daha iyiydi. Çalışmayabilirdim. Ama Yeliz’in bu işe ihtiyacı vardı. Yeni bir iş bulmadan buradan ayrılması mümkün değildi. Yeliz’e üzülmemesini, dostluğumuzun sonsuza kadar devam edeceğini söyledim. 

HER ŞEYİ YÜZÜNE SÖYLEDİM  

Daha sonra Burhan’ın odasına gittim. Bir zamanlar beni kandırdığı, güzel sözlerle aldattığı, öptüğü, kokladığı odaya... İçeri girip, “Ben işten ayrılıyorum” dedim. Yine şaşkınlıkla baktı yüzüme, “Hayrola neden böyle bir karar aldın?” diye sordu. Odaya girerken “Ne olursa olsun ağlamayacağım” diye kendime söz vermiştim. Ama bu sözümü tutamadım. Gözyaşlarım sicim gibi boşanıyordu.

“Sen ne kadar adi, ne kadar şerefsiz, ne kadar vicdansız bir adammışsın. Hiç mi insaf yoktu sen de? Neden ikimizin de duygularıyla oynadın. Biz aynı işyerinde çalışan iki arkadaşız bunu iyi biliyordun” dedim. İnkâr etmeye kalktı Yeliz’le ilişkisini. “Boşuna uğraşma, ona gönderdiğin tüm mesajları gördüm. Bana gönderdiklerini de Yeliz’e gösterdim. Biraz şerefli ol da inkâr edeceğine yaptığın hatayı anla” dedim. Başını öne eğdi ve benden özür dilemeye kalktı. “Sus, özür dilemeye bile hakkın yok senin” diyerek çıktım odadan...

Sinem/İSTANBUL

 

Önceki yazılar...

Askerdeydi, terk ettim, fena ödetti!

Bir akşam içti içti...

İşyerinde değil, sevgilisinin koynundaydı

Cep telefonunu benden saklıyordu...

Arkadaşına anlatırken yakaladım

 

 

3