Kocamı nasıl yakaladım?

Aşk doktoru Mehmet Coşkundeniz, aldatılan kadınların öykülerini kaleme aldı. Hepsi yaşanmış gerçek öyküler...

Salı, 13 Nisan 2010 - 10:22

Kocamı nasıl yakaladım?

Eşim asker arkadaşıyla evde içki masasında sohbet ediyordu. Su içmek için kalktığımda kapının önünde konuşmalarına kulak misafiri oldum. Duyduklarıma inanamıyordum...

Tanıştığımızda daha 18 yaşındaydım. Ben lise son sınıf öğrencisiydim. Kendi halinde, kendi dünyası olan, pek fazla sosyal çevresi olmayan bir genç kızdım. Aileme karşı biraz hırçın olsam da yine de mutlu sayılırdım, öyle büyük problemlerim yoktu. Tek sorunum hazırlandığım ÖSS’ydi.

Üniversiteyi kazanmayı çok istiyordum çünkü. Geceleri ÖSS için ders çalışırken mutlaka radyo dinlerdim. O gece de, yaşadığım kentin yerel radyosunda çalan şarkıları dinliyordum. Şarkı aralarında bir radyocu anonslar yapıyordu. İzleyiciler telefonla yayına bağlanıp şarkı istiyordu. Ben de telefonu çevirdim, yayına bağlandım ve Kerim Tekin’in ‘Karagözlüm’ şarkısını istedim. Radyocu bana “Tamam çalacağım” deyip telefonu kapattı.

Aradan 1 saat geçti ama istediğim şarkı bir türlü çalınmadı. Dayanamayıp tekrar aradım ve neden benim şarkımı çalmadığını sordum. Biz birden kendimizi derin bir sohbetin içinde bulduk. Sanki yıllardır birbirimizi tanıyormuş gibiydik.

Konuşurken bir ara, “Burası çok soğuk, üşüyorum” dedi. Ben de ona “İnsanlar yalnızken üşür” diye cevap verdim. İşte o andan sonra bizim sohbetimiz duygusal bir şekle büründü. Telefondaki sözleri beni o kadar etkiledi ki sonunda ona aşık olduğumu anladım. O da bana karşı aynı şeyleri hissediyordu. Ve biz dolu dizgin bir aşkı yaşamaya başladık...

GİZLİCE EVLENDİK

İlişkimiz bir yılını doldurmuştu. Onun askere gitme zamanı geliyordu. Bense üniversiteyi kazanmıştım ve başka bir kente gitmek üzereydim. Tüm bunlar bizi ayrılığa götürüyordu. Bu beni çok korkutuyordu. Sonunda hayatımın belki de en büyük hatasını yaparak kendi aileme haber vermeden onunla evlendim.

Evi terk ettim ve onun ailesiyle yaşamaya başladım. Yaptığım bu deliliğin bedeli daha sonra çok ağır oldu ama o an için dünyada benden daha mutlusu yoktu. Evliliğimin üzerinden 3 ay geçmişti ve onun askere gitme zamanı gelmişti. Eşim, askere gittikten sonra ben ailesiyle aynı evde yaşamaya devam ettim. Ama ne yazık ki sorunlar çıkıyordu aramızda. Ailesi beni istemiyordu, bana rahat vermiyordu.

Benim arkamda kendi ailemin olmayışı da onların beni daha çok ezmesine neden oluyordu. Ne yapacağımı bilmiyordum, ailemle görüşmediğim için kimseden yardım isteyemiyordum. Sonunda cesaretimi toplayıp babamı aradım ve gelip beni almasını istedim. Babam sağolsun, hemen geldi, beni aldı ve evimize götürdü. Ancak kocamın ailesi tabii ki bundan hiç memnun olmadı. Benim biraz olsun kendimi toparlamaya ihtiyacım vardı. Onlarsa, askerdeki oğullarını bana karşı doldurmakla meşguldü.

SORUN AİLELERDEYDİ



Kocamla, askerliğinin ilk 6 ayı boyunca hiç görüşmedik. Ayrılığın eşiğindeydik artık. Bir gün oturup enine boyuna düşündüm. Ben bu adamı seviyordum, onsuz yapamıyordum. En azından sorunlarımızı onunla karşı karşıya konuşmalıydım. Babamla konuştum, beni onun askerlik yaptığı kente götürmesini istedim. Babam beni kırmadı, götürdü.

Oturup saatlerce konuştuk. O da beni sevdiğini söylüyordu. Bizim aramızda pek sorun yoktu, sorunlar ailelerden kaynaklanıyordu. Sonunda tekrar ailesinin yanına dönmeye beni ikna etti. Ben döndüm, ardından da o askerliğini bitirip geldi. Tam 4 yıl boyunca o aileyle beraber oturmak zorunda kaldık. Tabii 4 yıl boyunca itiş, kakış, kavga, gürültü eksik olmadı. Kocam, benden uzaklaşmaya başlamıştı. Artık birlikte pek vakit geçiremiyorduk.

Kendisine bir arkadaş grubu edinmiş, gece yarılarına kadar dışarıda içip geziyordu. Hayatım bir kâbusa dönmüştü. Artık yatağımdaki adam benim erkeğim değildi. Çok yorulmuştum, ayrılmak istiyordum ama sırf aileme mahçup olmamak için katlanıyordum.

YATAĞIMA DÖNÜP AĞLADIM

Kör topal vaziyette 2 yıl daha geçti. Yaz aylarında ailem beni ziyarete geldi. Onların da desteğiyle bir ev tutup kocamın ailesinin yanından ayrılma fırsatı bulduk. Çok mutluydum, çünkü artık bize kimse karışmayacaktı. Sevdiğim adamla aynı evde olacaktım. Bunca yıldır yaşayamadığım, yarım kalan her şeyi yaşayabilecektim. Maalesef bu da mümkün olmadı...

Eşimin bir asker arkadaşı bir gece bize yatılı misafir olarak geldi. Onlara sofralarını kurdum, içki içip sohbet etmeye başladılar. Gecenin ilerleyen saatlerinde ben yatmak için izin istedim. Onlar sohbete devam ediyordu. Gece, bir ara su içmek için kalktığımda, sohbetlerinin devam ettiğini ama sesleri duyulmasın diye salonun kapısını kapattıklarını fark ettim.

Kapıya doğru yaklaşıp içeride konuşulanları dinlemeye başladım. Uğruna ömrümü harcadığım adam, asker arkadaşına beni nasıl aldattığını ballandıra ballandıra anlatıyordu. Duyduklarım beni şoke etmişti, olduğum yere çöktüm kaldım. Onun için yaptığım her şey, tüm fedakarlıklar aklımdan geçiyordu. Kalktım, yatağıma yattım ve hıçkıra hıçkıra ağladım.

GECE GELEN MESAJ



Ağlama sesini duyunca kocam yanıma geldi, “Neyin var?” diye sordu. “Her şeyi duydum” dedim, “Beni nasıl aldattığını arkadaşına anlatıyordun...” Önce inkar etti, “Yanlış duymuşsundur, yok öyle bir şey” dedi ama sonra kabul etti. Kendimle bir iç hesaplaşma yaşıyordum. Bunları hak edecek hiçbir şey yapmamıştım. Bunalıma girdim, intihara teşebbüs ettim. Ama bir şekilde hayatta kaldım, demek ki hâlâ çekecek çilem varmış...

Bu bunalımı atlatmak için hem tedavi gördüm hem de faydası olur diye işe başladım. 1 ay önce ikimiz de işlerimiz gereği şehir dışına seyahate gitmiştik. Aynı gün döndük eve. Ben güzel bir sofra hazırladım, bir şişe de şarap açtım ve kocamı beklemeye başladım. Geldi, oturup yemeğimizi yedik, içkimizi içtik. Güzel bir gece geçiriyorduk.

Gece yarısı eşimin telefonuna bir mesaj geldi. Tabii hemen irkildim ve mesajı bana okutmasını istedim. Okutunca da yine aynı hayal kırıklığını yaşadım. Mesajda “Seninle pazartesi görüşmesek iyi olur, sen benim için tehlikelisin” yazıyordu. Mesajı gönderenin kim olduğunu sordum, “Tanımıyorum” dedi.

BEN RESMEN APTALIM

Sonra işin gerçek boyutu çıktı ortaya. Kocam, 9 aydır internette, arkadaş bulma sitelerinde kendine sevgili arıyormuş. Bu mesajı gönderen kişi de internette bulduğu bir kadındı. Ben 9 aydır ayakta uyutuluyormuşum. Girdiği bütün siteleri inceledim, yazışmalarını okudum ve yıkıldım.

Benden uzak duran ve değiştiğini düşündüğüm adam aslında hiç değişmemiş. Hâlâ kadın ruhundan anlıyor ve internette avlanıyor. Bütün cinsel hayatımız bitti, sevgimiz bitti ama ben bunları görmemezlikten geliyorum. Çünkü gelecekten korkuyorum. Şu an yine psikolojik tedavi görüyorum ve tüm bunlara rağmen ondan vazgeçemiyorum. Ben aptalım.  Özge/İstanbul

3