Kola makinesinden ayakkabı alabilirsiniz

Cumartesi, 20 Mart 2010 - 05:00

Bir dönem Calvin Klein’in ‘Ck One’ adlı parfümü çok modaydı. Neredeyse ilk unisex (hem kadın hem erkek için) parfüm olan Ck One, ilk çıktığı yıllar her 10 kişiden 7 tanesinin kullandığı bir koku haline gelmişti. Geçtiğimiz Şubat ayında, Paris’in bazı metro duraklarında değişik bir deneme yapıldı. Şeker, cips, su, kola satan otomatik makinelerin farklı bir türü parfüm satışı için kullanıldı. 15 gün süreyle kullanımda kalan bu makineler 10 Euro karşılığı küçük şişelerde Ck One parfümü satıyordu.

Kozmetik mağazalar zinciri Sephora’nın Calvin Klein ile beraber başlattığı bu satış pazarlama yöntemi sizi alışverişe değil, alışverişi size getiren bir taktik. Makinelerden alışveriş yapmadım çünkü 7 senedir aynı parfümü kullanıyorum ve değiştirmeye niyetim yok. Ama Sephora’nın ufak el kremi, deodoran, cilt temizleme mendili gibi daha geniş kitlelere hitap eden ve daha ucuz olan ürünlerinden satılsaydı alabilirdim...

Bu otomatik makineler Fransa’da yeni ama gelişiyorlar. Türkiye’de ise okullar haricinde neredeyse hiç yok. Oysa Amerika, İngiltere ve Japonya’da çok popüler. Japonya’da taze yumurta, sigara, içki, kitap, dvd gibi ihtiyaçların hepsini makinelerden giderebiliyorsunuz. Amerika’da ise iş iyice profesyonelleşmiş durumda. Motorolcep telefonu, iPod ve aksesuarlarını otomatik makinelerden alabiliyorsunuz. İş gücünden tasarruf, 7 gün 24 saat hizmet.

Ama işin en ilginci İngiltere’de ortaya çıktı. 2008 yılında Asics markası en çok satan modeli Onitsuka Tiger spor ayakkabıları için sokaklara satış makinesi yerleştirdi. Fikir basit: Ayakkabısı vuran, ayağı ağrıyan hemen çözüme ulaşsın... Fakat bu makineler çok uzun soluklu olmamıştı. Şimdi yeni bir akım var: Rollasole. Rolleasole, ilk önce Londra’nın gece kulüplerine yerleştirilmiş.

Şimdi İngiltere’nin çeşitli yerlerinde bulunan bir babet makinesi. Hani bizim ‘pisipisi’ dediğimiz, bale ayakkabıları var ya... Onların daha güzeli. Gecenin sonunda topuklulardan yorulan, ayakkabısını eline alıp eve yalınayak dönen kadınlar için üretilmiş bir fikir. L-M-S olarak 3 bedende ve dört renkte üretilmişler. Yaklaşık 10 liralık bir bedel karşılığında makineden istediğiniz renkte pisipisi alabiliyorsunuz. Makinelerin Paris’e gelmesi ve yaygınlaşması yakın. Çünkü işlemler mağaza açmaya nazaran daha basit ve daha ucuz. Gece hayatını seven girişimcilere bir fikir olsun. Mümkünse Türkiye’de de uygulayalım...

Paris’in meşhur oteli İstanbul’a geliyor

Mama Shelter, Paris’in çok meşhur bir oteli. Neden meşhur? Çünkü tasarımını ünlü mimar Philippe Starck yaptı. Ve dünyanın en iyi bilinen tatil köyü zinciri Club Med’lerin kurucusu olan Trigano Ailesi’ne ait. Ayrıca Paris’te alternatifi olmayan bir otel. Mama Shelter’in restoranı otelinden daha popüler ve daha çok iş yapıyor. Onun da Paris’te alternatifi yok... 2001 yılından beri Philippe Starck’ın Trigano Ailesi’yle beraber Türkiye’de bir tatil köyü ve İstanbul’da Mama Shelter’i açacağı konuşuluyordu. Ama henüz bir hareket olmamıştı. Artık var... Jeremie Trigano’nun sorumluluğunda yürütülen işlemler tamamlanmak üzereymiş. Mama Shelter İstanbul şubesini 2011 Nisan’da hayata geçirecekmiş. Ayrıca Fransa’nın Lyon, Bordeaux, Marseille şehirlerine şubeleri açılacak olan otel 2015 yılında büyük bir zincir haline gelecekmiş.