Kolay lokma

a
a
Cuma, 19 Kasım 2010 - 05:00

Bayan Clinton biz olsak
Türkiye’yi AB’ye alırdık
buyuruyor.
Bekâra karı boşamak kolay olduğu
için, ne yapsın, o da dışardan
gazel okuyor.
*
Mesele o değil.
Asıl muhataplarımıza bakalım.
Alman Merkel, Fransız
Sarkozy’den daha mert çıktı.
Merkel açıkça söylüyor:
Türkiye imtiyazlı ortak olmalı
diyor.
Kadına “mert” demek belki fazla
kaçar. Sarkozy’nin “namert” olduğu
gibi bir izlenim doğar.
[[HAFTAYA]]
Hayır. O kadar ileri gitmem.
Ama Merkel’in ciddi bir insan
olduğu muhakkak. Sarkozy’nin ise
paçalarından ciddiyetsizlik akıyor.
*
Olsun.
Sarkozy’ye kızsak bile biz bu işin
peşini bırakmayacağız.
Aslında ciddiyetsiz ve ilkesiz
insanlarla muhatap olmak daha iyi...
Nasıl ki Kaddafi Ağa paranın ucunu
gösterip Paris’in göbeğine çadır
kurabiliyor... Biz de birkaç ihaleyle
Sarkozy’nin gönlünü pekalâ
fethedebiliriz.
Zor olan Merkel’dir.
Çünkü kadın, prensip sahibi.
*
Türk-Fransız ilişkilerinde bütün
Fransızları külliyen suçlamayın.
İyi Fransız var, kötü Fransız var.
Ne yapalım? Bizi seveni var,
sevmeyeni var. Gördünüz,
Kılıçdaroğlu’na dert yanan Madam:
Türkiye yanlısı olduğum için
seçimi kaybettim
diyor...
Dürüst bir kadın da o işte.
Ama karşımızdaki erkeğe
bakar mısınız? Maalesef kaşı gözü,
saçı başı, burnu kulağı, her tarafı
oynuyor...
Böyle adamı kullanmak kolaydır.
Söze hiç önem vermediği için yarın
başka söz de verebilir. Öbürgün
değişir, bir başka söz daha verebilir.
Öyleyse, Sarkozy’nin kusuruna
bakılmaz... Türkiye ona kızsa bile,
yoluna devam eder. Etmelidir.

Bay Sarkozy, bize şunu öğretti:
Gözümüzde büyüttüğümüz
Avrupa Devlet Adamları’nın
hepsi “devlet ciddiyeti” taşımıyor
olabilirmiş meğer.
İyi ya işte.
Biz Türkler, nabza göre şerbet
vermeyi iyi biliriz.
Hiç tasalanmayın.
Sarkozy kolay lokma.
Ama Alman Merkel öyle değil.