'Kolay tarafım, zor tarafımı döver'

Fox TV'nin dizisi 'O Hayat Benim'de Ateş karakterine can veren Keremcem ile sadece müziği ve oyunculuğu değil, aşkı da konuştuk. Oyuncu, Seda Güven ile güzel bir ilişkisi olduğunu söyledi.

12 Nisan 2014, Cumartesi 05:00
A A

Ama şu anda evlilik planları yapmadığını da açık bir dille anlattı. Keremcem “Hayatımdaki kişiyle önce arkadaş olmalıyım. Bugüne kadar arkadaşım olmayan hiç kimseyle ilişki yaşamadım” dedi.

Röportaj: Çağnur HATİPOĞLU

- Fox TV’nin ‘O Hayat Benim’ dizisinde başroldesin. Canlandırdığın Ateş karakterinden bahseder misin?

Dizi gayet güzel gidiyor. Önceki rollerim zengin adamın hovarda oğluydu. Ateş de iyi bir adam ama derinlikleri var. O derinlikten karakteri çıkartmak zevkli oluyor. Baksana, duyduğum keyfi gözlerimden bile anlayabilirsin.

- Evet, oyunculuğu sevdiğin belli. Peki müzik rafa mı kalktı?

Zaman geçtikçe oyunculuğu daha çok seviyorum. Müzik kesinlikle rafa kalkmadı.
Geçen yıl Eylül'de albümün çıktı.Ben hep önce albüm sonra dizi sıralaması yaptım.5 albümüm, 5 dizim oldu.

- Gün yüzüne çıkmamış projelerin de varmış.

Türkiye'nin ilk gerçek ve animasyon karması filmi olan 'iksir' geçen yaz çektik Mayıs ayında vizyona girecek. Ben filmde Kerem Güney adlı bir pop şarkıcısını canlandırdım.

-Daha önce bir çizgi filmde seslendirme yapmıştın.

Asteriks Olimpiyatlar' filminde Çirkin Ördek Yavrusu'nu seslendirmiştim.

‘Sıfır derecede tişörtle çektim’

- Günlük hayatında nasıl giyinirsin?

Kot ve tişört. Ama düğüne giden erkekler “Üff kravat takıcaz, üff yine takım elbise giyicez” derler ya bende hiç külfet değildir takım giymek. Hatta konserimden takımlı çıkıp arkadaşlarımla oturduğum zamanlar çoktur. Mesela bir sahne ve turne projemiz var, smokinli çıkacağım. Herkesin sevdiği, yılların şarkıcısıyla aynı sahnede olacağım. Sevdiğimiz şarkıları söyleyeceğiz.

- Şimdi dizi olduğuna göre bu proje yaza gerçekleşecek herhalde.

Yok, yok. Albümden, müzikten bahsediyorsak her şey aynı anda olur.

- “Ben yorulmam” diyorsun.

İş beni motive ediyor. Sıfır derecede bile, üzerimde tişörtle 10 saat çekim yaptım. Oradan anladım ki oyunculuğu çok sevdiğim için üşümek bile beni hasta etmiyor.

- Müzikle başlamıştın, nasıl oyuncu oldun? “Eli yüzü düzgün çocuksun, gel oyuncu ol” mu dendi?

Aynen öyle oldu. On yıl önce Okan Bayülgen’in ‘Zaga’ programına konuk oldum. İlk dizim ‘Aşk Oyunu’nun yapımcısı beni görmüş ve uzun zamandır aradıkları başrole yakıştırmış. Beni davet etti, iyi ki etmiş. Gerçi başlangıçta bayağı zorlanmıştım. Ne bilgim, ne deneyimim, ne akıl hocam vardı ve hiç bilmediğim bir şeyin içine girmiştim. Riskliydi de. Kötü iş çıkarsam sevilmeyebilirdim. Başta oyunculuğu sevmedim, sonradan tutuldum. Bu öyle bir iş ki ne kadar iyi biliyorsanız o kadar keyif alıyorsunuz.

‘Aşkta sadığım’

- ‘Kurt Seyit ve Şura’da oynayan Seda Güven’le birliktesin. Bunu da saklamıyorsun

. Güzel bir ilişkimiz var. Öncelikle arkadaşız. Zaten bugüne kadar arkadaşım olmayanla ilişki yaşamadım. Yolunda giden bir ilişkinin işine yansıması da çok güzel oluyor. Özellikle de benim gibi bir adamsan.

-Nasıl bir adamsın?

İlişki ve paylaşım kısmındayım ben. Orada işler iyi gidiyorsa buraya da yüzüm gülerek gelirim.

  -Evlilik ya da nişan planı var mı?

Şu anda yok. Olsa söylerim.

- Ya evlenip çoluk çocuğa karışma düşüncen?..

O fikri seviyorum, kendime uzak da bulmuyorum. Ama şu anda düşünmüyorum.

- Evililik seni korkutuyor mu yoksa?

Bana ağır gelmiyor. Sadakat, tek kadına bağlı olma fikri bazı erkekleri korkutabilir. Öyle bir korkum yok, çünkü sadığımdır. Yalan söylemeyi sevmem. Zor taraflarım vardır ama kolay yanlarım onları döver (gülüyor).

‘Egoyu geride tutmalı’

  -Hep böyle mülayim ve sakin misin?

Kavga etmek, tartışmak, küsmek bana göre değil. Egoyu geride tutmak lazım.

- Sevmediğin kötü bir huyun yok mu?

Yaaa şimdi sen sorunca... Cevap vermek için bir şey bulamadım.

- Kendinle ilgili olumsuz eleştiriler duydun mu?

Tabii ki güzel olmayan şarkılar, diziler, sahne çalışmalarım olmuştur. Ama bu piyasada isminizi doğru yere koyduysanız ve dahil olduğunuz projeye elinizden geleni kattıysanız kötü şeyler unutuluyor. Hayat gibi...

- Sen hayatında böyle mi yaparsın?

Kötü şeyler unutulmalı ki hayat yaşanır olsun. Şanslı adamım ben, çok kötü durumların içinde pek olmadım.

‘Güzel yaşlanıyorum

- Gerçekten şanslısın. 36 yaşındasın ama 20 yaşında görünüyorsun.

Güzel yaşlanıyorum. Yaşlanırkenki kendimi seviyorum. Size, şöyle yüzümdeki kaz ayaklarıyla bir gülümseyeyim (gülüyor). Bazen ilkokul arkadaşımla karşılaşıyorum, benden yaşlı gösterdiğini görüyorum. Ama bu durum hayatın getirdiğiyle de alakalı. Kamera önündeyseniz kendinize biraz daha dikkat etmeniz gerekiyor.

- Sen dikkat ediyor musun?

Tabii. Haftada 3-4 kez spor salonundayım. Yediğime içtiğime dikkat ederim. Etoburum ama sebze de yemeye çalışırım. Ancak bir türlü kekiğe alışamadım. Kokusunu sevmiyorum. Çok güzel bir bonfileyi rezil edebilecek tek şey kekiktir benim için. Bir de annem küçükken yaralarımıza kekik yağı sürerdi, onun da etkisi olabilir. Bisikletten düşerdim de.

SMOKİN İÇİMDE RAHATIM YERİNDE

Takım elbiseyi çıkaralı uzun süre olduğu halde uslu adam imajı gitmedi...efendi, uslu adam imajı gitmedi... Çünkü o insanın dış görünüşüyle değil, içiyle alakalı. Takımlı dönemimde içimi ve insan olma özelliğimi geride tutuyordum. Beni sevenlerin verdiği bir sorumluluk vardı, biraz kısıtlıyordu. Birkaç sene önce sanat, sanatçı, popülerlik ve insan kavramlarının içinde en önemlisinin insan olduğunu gördüm. Kişinin, olduğu gibi kendini ve duvarlarını yansıtması daha önemliydi. Ama takım elbise ve smokin içinde kendimi gayet iyi hissediyorum.

(05.04.2014 tarihli Cumartesi Postası ekinden alınmıştır.)

 

 

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;