Kont Drakula Tokat Kalesi'nde 4 yıl esir tutuldu

Vampirlerin atası olarak bilinen ve birçok filme konu olan Kont Dracula ya da Kazıklı Voyvoda olarak bilinen Eflak Prensi 3'üncü Vlad, 15'inci yüzyılda Tokat Kalesi'nde 4 yıl boyunca esir tutuldu

06 Mart 2018, Salı 13:26
A A

Eline geçirdiği Osmanlı askerlerini kazıktan geçiren, muhaliflerini ve kendisine karşı gelen devlet adamlarının kanını içmesiyle Kazıklı Voyvoda ya da Kont Dracula olarak bilinen 3'üncü Vlad 15'inci yüzyılda Tokat'ta 4 yıl boyunca esir tutuldu.

Tokat Kültür ve Turizm İl Müdürü Adem Çakır, Romanya Prensi ve Eflak Voyvodası 3'üncü Vlad'ın, Tokat'ta 4 yıl boyunca sürgünde yaşadığını, ardından gönderildiği Kütahya'dan bir şekilde kaçmayı başararak Romanya'ya döndüğünü söyledi. 

Tokat Kalesi'nin, Tokat'ın en eski yerleşim yerlerinden olduğunu belirten Çakır, "Tam olarak kim ve ne zaman yapıldığına dair net bilgimiz yok. Fatih Sultan Mehmet ile Edirne'de Osmanlı Sarayı'nda beraber büyüyen Romanya Prensi, Fatih tahta çıktıktan sonra çeşitli yanlış ilişkilere girdiği için Osmanlı Devleti onu Tokat'a sürgün olarak gönderiyor. Zaman zaman kale zindanlarında tutulduğu söyleniyor. Ama şurası kesin, 4 yıl kadar burada kalıyor. Sonra buradan Kütahya Emet'e gönderiliyor. Kütahya Emet'ten kaçarak Romanya'ya kendi ülkesine dönüyor ve o zaman Voyvoda oluyor. Romanya Prensi olduktan sonra yaptığı canice işler onu Kazıklı Voyvoda ya da Drakula olarak adlandırılmasına sebep oluyor. Yani bir vampir hikayesi ile bağdaştırılması, kan içmesi, kendi muhaliflerini ya da karşı gelen devlet adamlarını kazığa oturtması, onun Avrupa'da öyle bir nam salmasına sebep oluyor. Tabi bunlar Tokat'ta iskanından sonraki yaşamında ortaya çıkan bir şey. Daha sonra Osmanlı Devleti onun prensliğine de son veriyor" şeklinde konuştu. 

Kent merkezinde bulunan kalede 4 yıl boyunca kalan Kazıklı Voyvoda 'Türk düşmanı' olarak bilinirken, Fatih Arslantaş isimli bir vatandaş, Kont Drakula'nın o devrin insanları için zulüm eden birisi olmasına rağmen, günümüzde turistik açıdan bir mükafat olarak görülmesi gerektiğini söyledi. 

DRACULA FATİH SULTAN MEHMET İLE BÜYÜDÜTarihsel kayıtlara göre Dracula, kardeşi Radul ile birlikte 1442 yılında Eflak tarafından Osmanlılara rehin verilmişti. Osmanlılara rehin verildiğinde on iki yaşında olan Vlad, Edirne sarayında tutuluyordu. Burada Şehzade Mehmet (Fatih Sultan Mehmet) ile birlikte Molla Gürani’nin derslerine katıldı. Fatih Sultan Mehmet, kendisi ile iyi ilişkiler içerisindeki Vlad’ı 1456’da Eflak prensliğine atadı. Fatih tarafından Eflak'a gönderilen Niğbolu sancakbeyi Hamza Bey, burada Vlad tarafından kazığa oturtularak öldürüldü. Daha sonra kellesi Fatih'in emri ile Mihaloğlu akıncıları tarafından Aralık 1476’da Balteni’de kesilerek Fatih'e gönderildi. Kazıklı voyvodanın hikayeleri, işlediği vahşet ve düşmanının kanını içme özelliği ile Dracula ve vampir tanımlamalarıyla anlatılır. 

KONT DRACULA OLARAK BİLİNEN KAZIKLI VOYVODA KİMDİR?Kont Drakula ve Kazıklı Voyvoda olarak bilinen III. Vlad Tepeş 1431 yılında Macaristan'ın Segesşvar bölgesinde doğdu. Düşmanlarını (özellikle esir aldığı Osmanlı askerlerini) kazıklara çakarak işkenceyle öldürmesiyle tarihe geçen III. Vlad, pek çok filme ve romana konu olmuştur.GENÇLİĞİOsmanlılar'a yenilen Vlad'ın babası oğlunu rehin olarak vermişti. 1442-1448 yıllarını Osmanlılar'ın elinde rehin olarak Nif ve Tokat bölgelerinde diğer beylik şehzadeleri ile birlikte geçirdi. 1448'de İkinci Kosova Savaşı sonrasında Osmanlı desteğiyle Eflak'ın başına geçme girişiminde bulundu. Fakat kısa bir süre sonra Macaristan tarafından desteklenen Eflak voyvodası II. Vladislav tarafından yenilgiye uğratıldı ve Boğdan'a sürgüne gitti.Erdel beyi János Hunyadi (Hunyadi Yanoş) 1456 yılında Belgrad şehrini Osmanlı kuşatmasına karşı savunmaya giderken Vlad'ın komutasına güney Erdel'in savunmasını sağlamak için bir ordu verdi. Bu durumdan faydalanan Vlad, Eflak'a bir sefer düzenleyerek II. Vladislav'ı öldürdü ve III. Vlad adıyla Eflak voyvodası oldu. 

HÜKÜMDARLIĞIBu görevi 1456'dan 1462'ye kadar sürdüren III. Vlad Tepeş düşmanlarını çeşitli yöntemlerle cezalandırdı ve idam etti.Bu yöntemler arasında en meşhuru olan "kazığa geçirme", ölümünden sonra kendisine "Kazıklı Vlad" (Vlad Tepeş) adının verilmesine neden olacaktı. Bunun yanında kazığa geçirilenlerin kanlarını fıçılarda toplatıp şarap gibi içtiğine dair söylentiler mevcuttur. Bu Vlad'ın bir vampir olduğu efsanesine yol açmıştır.Osmanlı'ya karşı savaşIII. Vlad Tepeş, 1459 yılından itibaren Osmanlı İmparatorluğu'na vergi ödemeyi reddetti ve Macaristan Krallığı'yla ittifak yaptı. 1460-1461 yılları arasında Tuna nehrini geçerek Sırbistan'a ve Karadeniz kıyısına kadar ilerledi. Kendi ifadesiyle 23.884 Türk ve Bulgar'ı öldürdü. 20.000 Osmanlı savaş esirini kazığa geçirdi.Bu gelişmeler karşısında Osmanlı ordusu 1462 yılında padişah II. Mehmet komutasında Eflak voyvodasına karşı sefere çıktı. Mahmut Paşa'nın hatıratına göre çok uzun mesafeler boyunca Osmanlı askerleri içilecek bir damla su bile bulamadı. Sıcak dayanılır gibi değildi. Türk askeri Eflak'ın başkenti Târgovişte'ye ulaştığında Fatih Sultan Mehmet'in gördüğü manzara yaklaşık 5 kilometre boyunca kazıklarla dizili bir alandan geçiyordu.Alan yaklaşık üç kilometre boyunda bir kilometre enindeydi. Yerde uzun kazıklar dikiliydi. Yaklaşık 20 bin kadar insan erkek, kadın ve çocuk olmak üzere kazığa geçirilmiş durumdaydı. Bu kadar çok insanı kazıkta gören Osmanlı askerinin moralleri bozuldu, aklını kaçıracak duruma geldi.Osmanlı ordusu 4 Haziran 1462'de Târgovişte kalesini aldı. Vlad, II. Mehmet'e başarısız bir suikast girişiminde bulunduktan sonra kaçtı. Terk ettiği topraklardaki kuyuları zehirledi, ekinleri yaktı, hayvanları öldürttü. Hapishanelerdeki mahkûmları, cüzzamlı ve vebalıları salarak Türklerin arasına karışmaya teşvik etti.Hüküm süresi boyunca bir çok vahşete imza atmış olan Vlad Drakul, kan dökücülüğü sebebiyle vampir olarak efsaneleşmiş ve filmlere konu olmuştur.