Konuk oyuncularla bile rekor kırar!

a
a
Cuma, 12 Kasım 2010 - 05:00

Önce Vatan Güneydoğu’dan Öyküler (keşke dizi adı daha kısa olsa) önceki akşam gece yarısından birkaç dakika önce başladı. Uykusuz gözlerle baktım durdum. Doğum sahnesindeki kız dikkatimi çekti. Müthiş bir oyunculuk sergiliyordu. Gecenin o saatinde dokuz doğurttuğuna eminim izleyenlere... Sonra gördüm ki bu haftanın konuk oyuncusu Ezgi Mola’ymış oyuncumuz. Canım Ailem’in tatlı Feride’si az sonra şehit olacak bir yüzbaşının doğum yapan eşi rolündeymiş. Daha önce de Ozan Güven ve Güven Kıraç konu oyuncuydu dizinin kadrosunda. Haftaya kim olacak merak ediyorum. Sadece konuk oyuncular üzerinden bile gecenin o saatinde harcanmayacak bir dizi Önce Vatan. Neden harcıyor Show TV; kestiremiyorum.

Telefondaki sese güvenmeyin...

Her gün yeni bir isyan başlıyor posta kutumda. Bugünkünün adı da “Çakıl Taşları” isyanı. Fox TV en gerçekçi üniversite dizisini yayından kaldırma kararı almış. Daha doğrusu isyankarların mektuplarından anladığım kadarıyla Fox TV’de telefonu açan kadın;“Bu hafta final, yok yok; sanırım sezon finali(!), aha pardon yine yanlış söyledim, reytinge bakıp karar vereceğiz” gibi son derece tutarlı (!) açıklamalarla dizi izleyicilerini isyan ettirmiş.

[[HAFTAYA]]

Şimdi birkaç şeye açıklık getirelim. Bir TV kanalının santral operatörü bir dizi hakkında kanaat belirtemez. O operatörün bağladığı herhangi bir yetkili yayın akışı hakkında yekten bilgi vermek durumunda değildir. Oldu, sıradan bir vatandaş olarak yayın yönetmenini bulup konuşuyorsunuz diyelim; o bile açıklamasında kanalın ticari ilişki içinde olduğu yapımcıyı etik olarak kollamak zorundadır. Yani “telefon açtık, dizimizi yayından kaldıracaklarını öğrendik” cümlesi koca bir tevatürden ötesi değildir. Ama şu da vardır, bir dedikodu dillenmeye görsün, bir süre sonra söyleyen bile inanır, bir süre sonra da mutlaka gerçekleşir. Dilerim Çakıl Taşları için en azından bu tatsız final gerçekleşmez!

Kanıtlar uçup gidiyor

Kanıt (Kanal D) belki de en bilimsel polisiye olaylara ekran tarihinde yerini alıyor. İzleyicisi bir hayli yüksek gördüğüm kadarıyla. Her bölümünde tıp fakültesinde girilen “Uygulamalı Adli Tıp” derslerini andırıyor bana. Böyle bir ders var mı bilmiyorum ama insanda yarattığı his aynen bu. Neyse. Sevmesine seviyoruz anlayacağınız ama yanlışa da yanlış diyelim. Ana karakterlerin rollerinde hiç sırıtmadığını, hatta anlatıcı rolündeki Prof. Dr. Sevim Atasoy’un bile bir dizi karakteri duygusu yarattığı dizide yan rollerdeki acemilik “yok artık” dedirtiyor. Genel olarak tek bölümlük figüranlara oynatılıyor o haftanın hikayesindeki karakterler. Eh bu arkadaşların çoğu da tek günlük yevmiyeyi alıp, yeni bir diziye kapak atma derdindeymiş gibi oynuyorlar. Böyle olunca ele gelir kanıtların hepsi uçup gidiyor. Çok izlenen dizilerde bu tip roller için seçilen kişilerin gerçekten oyuncu olması şart. Aksi takdirde kriminal bir müsamere izlemenin ötesine geçemiyor kimse.

HER ŞEY YENİ BAŞLIYOR...

Öyle Bir Geçer Zaman ki (Kanal D) dizisinin başrolündeki Erkan Petekaya ile söyleşiyoruz telefonda. Ali Kaptan onun için önemli bir dönüm noktası, bunu bizzat ben söylüyorum ona... Tevazuu elden bırakmıyor Erkan ve önemli bir not düşüyor; “Asıl hikaye bundan sonra başlıyor”. Hadi bu bizim köşeden okuyacağınız ilk tüyo olsun. Bir de bu köşenin yazarına gelen şikayet mektupları var. Onları da boş geçmeyelim. Dizide müthiş bir şefkat içeren liseli kız ve yaşlı sevgilisi ilişkisi çok göze batıyormuş... Olumluluk içeren bu ilişkinin kendi çocuklarını ayartacağından korkuyor bazı ebeveynler. Ben de onlara diyorum ki, “hayatınızı dizilere göre yönlendirecekseniz daha büyük korkulara hazırlıklı olmalısınız” Yapmayın, bu kadar ciddiye almayın ve zaten emin olun ki şairin söylediği gibi “mutlu aşk yoktur”. Rahat olun...

Yasemin su içmez mi?

Yasemin’i ne zaman görsem kafası bir dünya dizide. Aşk ve Ceza’da sanırım Ceza bizzat Yasemin’in kendisi. Sürekli depresyon hali ve sürekli elde şarap kadehi. Sanırım Savaş’ın önceliği “bu kızı alkolün pençesinden nasıl kurtarabilirim?” sorusuna yanıt bulmak olmalı. Böylece kafası güzelken yaptığı bir sürü saçmalıktan da kurtulmuş olacak dizi. Yoksa Nurgül Yeşilçay, bildiğin Levent Kırca’nın o ünlü sarhoş tiplemesinin yerini alacak ekranlarda! Benden söylemesi.

Bir özgeçmiş hikayesi

Gecekondu (Star TV) ekibi ekran yoluyla şöhret basamaklarını tırmanan insan profilini çok şık karikatürize ediyor... Önce hafiften bir farkındalık yaratmak, ardından o rüzgarın büyüsüne kapılmak, bir süre sonra ne oldum budalası olmak ve finalde de şımarmak. Ekranlardan çıkıp hayatımıza giren büyük bir kalabalığın yaşadığı gelişim süreci bu. Eh, en komik haliyle izleyince gülüyoruz doğal olarak. Ama aslına bakarsan acı bir özgeçmişin fotoğrafıdır bu ey şöhret meraklısı vatandaşım benim!