Korkularıyla yüzleşti boğazına demir sapladı

Ateşte yürüyen kadın olarak tanınan, dünyaca ünlü motivasyon konuşmacısı Priya Kumar “Ben Başka Bir Senim” adlı ilk kitabının tanıtımı için İstanbul'daydı ve oyuncu Başak Sayan'la buluştu. Sayan, korkularıyla yüzleşmek için önce tahta kırdı, ardından da boynuyla demir bükmeyi denedi

a
a
Pazartesi, 08 Kasım 2010 - 10:11


Korkularıyla yüzleşti boğazına demir sapladı

Dünyanın en önemli motivasyon uzmanlarından biri Priya Kumar. Güzel, güler yüzlü ve ikna edici. Priya, Hindistan’da bir kadının şirket sahibi olmasına tuhaf bakanlara inat yıllarca mücadele etmiş. Ama ortağı hesabını boşaltarak onu hayal kırıklığına uğratmış. O da kendi içine dönmeye karar vermiş ve Hollanda’ya gitmiş.

Orada amacını bulmuş. O, insanların mutluluğa yürüyüşünün kılavuzu olmaya karar vermiş. Bu ay çıkardığı “Ben Bir Başka Senim” kitabında yaşadıklarını ve korkularını samimi bir dille okuyucuyla paylaşıyor ve hepimizi korkularımızla yüzleşmeye davet ediyor. Nasıl mı? Cesur olarak, yüzleşerek ve bahanelerimizden arınarak...

Bunlar içinde bazı metotlar uyguluyor. Ateşte yürütüyor, boynunuzla demir büktürtüyor ve tahta kırdırtıyor. Yaprak Dökümü’nün Ceyda’sı Başak Sayan’la buluşup Point Hotel’e Priya’yla tanışmaya gittik. Ancak içimizde korku ve heyecan dans ediyordu. Çünkü Başak ve ben boynumuzla demir bükecek, tahta kıracaktık. Aklımızda “Yapamazsam, yaralanır mıyım?” soruları vardı. Priya’yla önce koyu bir sohbete daldık. Onun işi mutluluk motivasyonu olunca biz de mutsuzluklarımızı sıralamaya başladık.

Başak, “Yalnız ölmekten korkuyorum” dedi. Priya, kendinden emin bir ifadeyle “Normal, sen bir artistsin ve etrafın insanlarla dolu. Yaşlanınca olmamasından korkuyorsun. Oyuncular böyle bir sorun yaşarlar.” dedi. Aslında yalnız değilsin demek istedi. Bu iki cümle Başak’ın korkusunu yenmesi içindi. Ardından Priya’ya sorumuz “Ya tahtayı kıramazsak?” oldu.

Gülümseyerek “Eliniz kırılır, demiri boynunuzla bükemezseniz ölürsünüz” dedi. Korktuk ve kaçmaya karar verdik. O da bize “Sizi korkuttum. Deneyince çok kolay olduğunu göreceksiniz” dedi. Önce Başak, sonra ben gaza gelip “Yaparız” dedik. Başak tahtayı kırdı. Ama demir bükmeyi tüm çabalarımıza rağmen beceremedik.



• Kitabın adı “Ben Bir Başka Senim.” İnsanı düşünmeye yönlendiriyor... Bu sözü Maya’lar “Merhaba” yerine kullanırlarmış. Aslında şunu söylemek istiyorum: Ölçülerimiz farklı olsa da, hepimiz aynı şeylerden etkileniyoruz. Bir insan başına gelen bir olayı anlattığında karşısındaki “Bende bunları yaşadım” diyebiliyor. O zaman içten içe yalnız olmadığımızı görüp mutlu oluyoruz.
• Çok akıcı bir dille yaşadıklarınızı aktarmışsınız. Ama alt metinde okuyucuya ne vaat ediyorsunuz? Bu kitap bir sorunla başlıyor ve başarıyla sona eriyor. Yani sorunun üzerine gidersen başarılı olursun, aksi takdirde başarısızlık kaçınılmaz sonundur. Deneyimlerimi okuyucuya samimi bir dille aktarmayı denedim.
• İşiniz motivasyon konuşmacılığı ama siz de bir insansınız. Mutsuz anlarda kendinizi nasıl motive ediyorsunuz? İyi uyuyup, sağlıklı beslendiğim zaman bedenim mutlu oluyor. Bunları yapmazsanız asabi oluyorsunuz. O nedenle iyi uyumadığınız zaman dürüstçe insanlara bunu söyleyin. Her sabah kendime vakit ayırıyorum. Kitap, gazete okumak, müzik dinlemek iyi hissettiriyor. Bir de insanlarla beklentilerim olmadan ilişki kuruyorum. İnternet sitemde telefonum yazıyor ve herkes beni arayabiliyor. Çok zor bir iş ama ulaşılabilir biri olmak istiyorum.
• İnsanları korkularıyla yüzleştirmek için ateşte, camda yürümek, demir bükmek ve tahta kırmak metotlarını kullanıyorsunuz. Bu bizi nasıl korkularımızla tanıştırır? İnsanlar karşılarına bir zorluk çıktığı zaman hemen arkalarını dönüp uzaklaşıyorlar. Onlara her türlü zorluğun üstesinden gelebileceklerini gösterebilmek için bu metotları kullanıyorum.
 



EVLİLİKTEN KORKUYORUM
(Başak Sayan söze atılıyor) Yalnız olmayı çok sevmeme rağmen, yaşlanınca yapayalnız bir kadın olmaktan korkuyorum. Onu nasıl yenebilirim?
P.K: Bir örümcek gördüğünüzdeki korku gerçek değildir ama yalnızlık korkusu gerçektir. Çünkü çalışma saatleriniz farklı, insanlarla iletişime geçmeniz çok zor. Bir ofis çalışanı her gün aynı insanları görür. Ama sizin etrafınızdaki insanlar sürekli değişir. Onlara karşı sürekli güler yüzlü olmanız gerekir. Kötü bir şey olsa bile hep güzel görünmek ve gülümsemek zorundasınız. Ondan sonra eve gidip kendi kabuğunuza çekilmek istersiniz. Bu işi yapmayanlar sizin kaba ve küstah olduğunuzu düşünebilir. Onunla başa çıkmak stres yaratır. Benim çok oyuncu çalıştığım kişi var. Hepsinin derdi aynı. Siz yalnız değilsiniz.
• Başak Sayan: Evlilikten ve çocuk yapmaktan da korkuyorum. Sanki evlenirsem tüm hayatım alt üst olacakmış gibi geliyor...
P.K: Haklısın. (Kahkahalar) Aktris olduğunuz için başka meslekten biriyle beraber olursanız o sizi anlamayacağı için boğabilir. Sizden daha yüksek seviyede biriyle beraber olursanız mutlu olursunuz.
• Başak Hanım, galiba bir de bağlanma korkunuz var...
P.K: Şubat ayında çıkacak olan yeni kitabım da bağlanma korkusu üzerine... İnsan çelişkili bir varlık. Bir sürü travmamız var ve yaşımız ilerledikçe bunlar ortaya çıkıyor. Özellikle yeni nesilde bağlanma korkusu var. Yakınlık kurduğu anda kendi alanına tecavüz edildiğini düşünüp uzaklaşıyorlar. Bugün hayatta bize zevk veren ve hayatımızın gerçekleri aslında kalıcı yapmak istediğimiz şeyler mi? Kitap aslında bunu sorguluyor. Bir tarafta ideallerinizin peşinden koşmak ve bu uğurda savaşmak var. Diğer tarafta zor zamanlarda yanınızda olduğunu bildiğiniz biriyle hayat yaşamak.



SİZ HANGİSİNİ SEÇTİNİZ?

B.S: Ben şanslıyım, ikisini de seçtim. Hayat ve yaptığım iş için çok fazla fedakârlıkta bulundum. Bunlara müdahale ediliyor olması sıkıntılı bir durum. Benim için ideal eş, tek bir dünya kurmaya çalışmadan iki farklı dünyanın yan yana yürüyebilmesi. Şu anda bunu başarabiliyorum.

TEHLİKEYE ALDIRMADI

Demir bükme sırasında Priya, Başak’a “Bir bacak önde ve diz kırık olacak. Demiri boynunuza dayayıp, üç kere derin nefes alın. Vücudunuzu öne eğin ve ileri doğru koşun” dedi. Üç kere denedi. Demiri bükemedi ama boğazı da zarar görmedi.

BEN ÇOK SABIRLI BİR KADINIM

Başak Sayan, hayatta cesur biri olduğunu söylüyor: “Cesur biriyim. Çünkü başka türlüsünü öğrenmedim. Bir şey istiyorsam onu sadece ben yapabilirim. Bu da beni güçlü kadın olmaya itti. Hayatım boyunca yazmak ve oynamak istedim. İlk önce oyuncu oldum, yıllar sonra yazar olma cesaretini gösterdim. Ayrıca kararlı, inatçı ve sabırlıyım. Sabretmeyi öğrendim. Çünkü emek vermeden hiçbir şey olmayacağını biliyorum.

Oya Doğan-Habertürk

4