“Kostüm yapacaktım oyuncu oldum”

Bir insan hem kadın hem kız çocuğu olabilir mi? Seksilikle masumiyeti aynı potada eritmek mümkün müdür? Kadınsı bakışlar ve çocuksu mimikler aynı yüzde bulunabilir mi?..

“Kostüm yapacaktım oyuncu oldum”

ÖMER GÖREN

ogoren.aktuel@gmail.com

Söz konusu Duygu Yetiş ise eğer, tüm bu soruların cevabı belli: Evet. ‘Annem’, ‘Tatlı Hayat’, ‘Evli ve Çocuklu’, ‘Yağmur Zamanı’, ‘Kış Masalı’ gibi dizilerde oynayan Duygu Yetiş (27) şimdi ‘Krem’deki performansıyla göz dolduruyor.

- Masum yüzlü, bir o kadar da cin olan bu kızı bize tanıtır mısın?

1985 İstanbul doğumluyum. Aslen çok karışık kökenliyiz. Herkes bir şekilde İstanbul’da buluşmuş. Bu buluşmadan da ben olmuşum. Üniversitede tiyatro okudum. Annem ev sanatları öğretmeni, babam grafiker! Fotoğraf-video bölümünde okuyan bir ağabeyim var.

- Çocukken ne olmak isterdin?

Ailem 11 yaşımda evde yaptığım rollerden dolayı oyuncu olacağımı tahmin ediyordu. Hiçbir zaman “Bankacı, mühendis, avukat olayım” demedim. Bir ara iç mimar, sahne dekorcusu, grafiker olmayı düşündüm.

- Tiyatro okumanın amacı oyuncu olmak mıydı?

Aslında tiyatroda dekor ve kostüm yapmak istiyordum. Ama nedense beni hep sahnede oynattılar. Son sınıftayken tiyatro hocam kafama girdi, annem de onaylayınca tiyatro serüvenim cidden başlamış oldu. Müşfik Kenter’in tiyatrosunda kurs da görmüşlüğüm vardır. Zaten üniversitede de hocamdı.

- Rahmetli Müşfik Kenter nasıl bir hocaydı?

Onunla ilk karşılaştığımda o kadar heyecanlıydım ki diz kapaklarımın titrediğini hissetmiştim. Hepimize verdiği bir öğüt vardı... “Önce insan olun” derdi. Bir de “El, kol ve kafa” derdi. Ne demek istediğini şimdi anlayabiliyorum. “Duyguyu kalbine yerleştirdin mi elinle, kolunla, kafanla bir şey yapmaya gerek yok, o duygu kalbinden silinse de gözünden çıkar” demişti. Başka sözleri de var ama onları söyleyemem, dersler özeldir yani.

- Oyunculuğu kolay elde ettiğini söyleyebilir misin?

Hep çalıştım, kazandığım paralarla okudum. Ailem yardım etti ama kolay okumadım, kolay da oyuncu olmadım. Beni yolda çevirerek “Gel bakalım, sen güzelmişsin, seni şu oyunda oynatmak istiyoruz” demedi kimse. Ben de ‘bana güvenenlerin güvenini kesinlikle boşa çıkarmamalıyım’ diye düşünen bir oyuncuyum.

“Dönüm noktam ‘Annem’ dizisiydi”

- En severek oynadığın yapım hangisi?

Bu işi kıvırabileceğimi düşündüğüm, benim için dönüm noktası olan ‘Annem’ adlı dizi. Sonra da ‘Kış Masalı’. O da beni oyunculuk anlamında farklı bir noktaya sevk eden çok değerli bir iştir. Ama zaten üstlendiğim tüm roller benim için değerlidir.

- İstemeyerek kabul ettiğin bir rol oldu mu?

Hiç bir zaman seçici olmadım. Bana gelen bütün işlerimi de çok severek ve isteyerek kabul ettim. Hissiyata çok inanan bir insanım.

- Nasıl yani?

Mesela yazın tatil yaparken bir gazetede ‘Annem’ dizisi için oyuncu arandığını okudum. O an içimden ‘keşke ben oynasam’ diye geçirdim. İstanbul’a döndüğümün ertesi günü o role alınmıştım. ‘Uçurum‘ dizisinden ayrılmaya karar verdiğimde ‘Krem’den teklif aldım. “Allahım, inşallah ‘Krem’de de olurum” dedim ve oldum.

- Dizideki rolünü nasıl buluyorsun?

Zor rollerden biri. Zayıf olduğum halde kilolu bir karakteri canlandırıyorum. Yapım şirketiyle konuşurken “Nasıl kiloluyu oynayacağım?” diye masaların altında falan dolaşmış, herkese ilk bölüm dokuz doğurtmuştum.

- Neden?

Karakteri nasıl çıkartacağım diye... Senaryoyu okuduğumda kolay bir rol olmadığını zaten anlamıştım.

- Sence başarılı oldun mu?

Ben ‘Krem’i önce kalbime kazımaya çalıştım. Şimdi ise o karakterleri içime koydum. Dizideki şişman, kendine güveni olmayan, baskı görmüş ama dünya tatlısı, bir o kadar da cin kızı oynamaktan yorulmuyorum.

“Ölene kadar oyunculuk”

- Partnerin Larissa’yla (Gacemer) ilgili neler söylemek istersin?

Larissa benim için çok büyük bir şans. Dizide; yüzüme krem sürüyor ve Larissa’ya dönüşüyorum. İkimiz, set içinde de dışında da birbirimizle hiç görüşemiyoruz. Ama çekimlerde birbirimizi oturtmak zorundayız. Bu o kadar zor ve önemli ki.

- Oyunculuktaki amacın ne?

Önümde, dizide anneannemi canlandıran Ayşen Gruda gibi çok güzel bir örnek var. Ömrüm vefa edene kadar, sağlığım elverdiğince bu işi yapmak istiyorum. Beni mutlu eden şey oyunculuk! İki seneye kadar dramaturji (metin inceleme, yazma ve analizi) mastırı yapmayı düşünüyorum.

- Çekimler yorucudur herhalde. Bu arada özlediğin bir şeyler oluyor mu?

Sabah kahvaltıları... Hani herkes bir arada olur, uyku mahmurluğuyla oturur ya sofraya, işte o...

- Sevgilin var mı?

Yok. Anne olmayı çok istiyorum ama evlilik dışı çocuk sahibi olamam. Yani aileme bunu yapamam. Ancak sevdiğim insanla evlenebilirim. Böyle biri de şimdilik yok.

(03.11.2012 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır.)