'Kötü kadınlığa ara verdim'

'Kötü kadınlığa ara verdim'

'Binbir Gece'nin Füsun'u, 'Dila Hanım'ın Sultan'ı... Yonca Cevher ekranın 'kötü gelin'i. Aynı zamanda yılların tiyatrocusu, sesine aşina olduğumuz bir dublaj sanatçısı, yakışıklı aktör Mahmut Cevher'in kızı, en önemlisi de Alideniz'in annesi. On parmağında on marifet olmasına rağmen mütevazı olan Yonca Cevher ile tiyatroyu, anneliği, gelecek planlarını ve 'kötü kadınlı' halini konuştuk.

twitter/pinarryildiz

pinar.yildiz@posta.com.tr

‘Dila Hanım’ın yanı sıra bir de tiyatro oyununda rol alıyorsun. Nasıl bir oyun ‘Kaç Baba Kaç’?

Trafiği zor. David adlı bir doktorun kirli çamaşırlarının ortaya çıkmasıyla hayatındaki diğer insanların da yasak ilişkilerinin ortaya döküldüğü çok hareketli bir oyun. Oynadığım dizilerde üzerime yapışan kötü kadın etiketinden bu komediyle sıyrılmış oldum.

Kötü kadın rolü seni artık rahatsız mı ediyor?

Etmiyor. O bir dizi ve benim işim. O gün sette o kişi oluyorum ve evime geliyorum.

Yine kötü kadın rolü gelse kabul eder misin?

Kötü kadınlıktan vazgeçmiş değilim ama ara vermek istiyorum. Çünkü oyuncu olarak içimizde nefret, sevgi, ihtiras gibi yüzlerce duygu var. Artık içimdeki nefret duygularının bittiğini düşünüyorum. Kötü rollere ara vermem gerek, gerçekte öyle olmadığım için yoruldum. Stoğumda kötülük bitti (gülüyor).

Bundan sonra nasıl bir rol gelse seni mutlu eder?

Herkesin hayatında ikinci bahar durumu vardır ya. Hani geçmişte yaşanamamış bir aşk hikâyesinin daha ayakları yere basan yaşta yaşanma durumunu konu alan bir aşk öyküsünde oynamak isterim. Pozitif duyguları olan bir karakter istiyorum yani. Teyzesinin çöpçatanı (!)

Öyle bir anlattın ki, sanki yakından tanık olduğun aşk hikâyesi var gibi...

Bu durumu yaşayan iki teyzem var. Bunu söyleyince eniştem ne diyecek bilmiyorum ama (gülüyor)...

Sence bu tür duygular yaşamış insanlar yıllar sonra bile olsa buluşmalı mı?

Buluşmalı ya. Çünkü şöyle cümleleri çok duydum: Bir sesini duysaydım keşke. Söylerken bile burnumun direği sızlıyor. Belki onunla evlenseydi daha kötü bir hayatı olacaktı ama bilmiyor ve merak ediyor.

Bu tür buluşmaya tanık oldun mu?

Hayır ama sürpriz bir buluşma hazırlamayı düşünüyorum.

Aaaa, teyzen için mi?

Evet.

Ne yapmayı planlıyorsun?

Teyzemin yıllar önce âşık olduğu kişinin adını, nerede çalıştığını biliyorum ama evli olup olmadığını bilmiyorum. Araştırıp en azından bir yemeğe çıkmalarını sağlamayı çok isterim. Teyzemin bunu yaşamadan ölmesini istemiyorum.

Teyzen evli mi?

Eşi rahmetli olan teyzem için düşünüyorum bu sürprizi. Şimdiden sonra bir araya gelme gibi niyet yok. Geçmişi yâd etsinler istiyorum.

“Tiyatro beni doyuruyor”

Oynamayı çok istediğin bir karakter var mı Yonca?

Hayatımda tiyatro olduğu için, bugünkü kariyerime çok güzel ve önemli roller oynayarak geldim. Tiyatro bu yönden beni inanılmaz doyuruyor. Öyle bir rol yazılsın ki onu oynayayım derdindeyim.

“Tiyatro beni doyuruyor” diyorsun. Dizileri seçmenin nedeni maddi mi?

Hayır. Hep doğru işlerin içinde oldum. Dizilere bakışımı maddiyatla sınırlamadım. Baban, Yeşilçam’ın kıdemli oyuncusu Mahmut Cevher.

Destek aldın mı?

Konservatuara girmeye karar verdiğimde babam, bu piyasanın kirliliklerini, zorluklarını görmüş biri olarak beni vazgeçirmeye çalıştı. Ancak çok hevesli olduğumu görünce “Sana güveniyorum, heparkandayım ama benden bir şey bekleme” dedi. Konservatuar hocam rahmetli Müşfik Kenter bile benim Mahmut Cevher’in kızı olduğumu 2. sınıfta öğrendi. Babam ne benim onun adıyla bu piyasaya girmemi ne dekendi adı altında benim ezilmemi istedi.

Babanla aynı projede rol almak ister misin?

‘Çiçek Taksi’de rol aldık ama karşılıklı sahnemiz yoktu. Onunla aynı sette oynamayı kaldırabilir miyim bilmiyorum ama isterim.

Kariyerinde önemli bir yeri olan ‘Binbir Gece’ devam ederken hamile kaldın. Bu durum olumsuz etkilemedi mi iş hayatını?

Çocuk sahibi olmayı çok istiyordum. Ekip çok iyi idare etti durumu, 13 bölüm diziye ara verdim, sonra döndüm.

İş, ev, set zor olmuyor muydu?

Diziyi çektiğimiz ev çok büyüktü. Bana ve bebeğime bir oda ayırdılar. Oğlum Alideniz ve annem hep yanımdaydı. Sadece bir gün çalışıyordum ve çok rahat büyüttüm oğlumu. Şimdi ‘Dila Hanım’ için Adana’ya bile birlikte gidiyoruz.

“Oğlum Hatice’ye aşık”

Settekilerle arası nasıl Alideniz’in?

Çok iyi. Özellikle Hatice Şendil ile. Sanırım 6 yaşındaki oğlum, Hatice’ye âşık oldu. Telefonla konuşmayı hiç sevmez Alideniz ama bir gün otururken “Anne, Hatice’yi bir arasana, sesini duyayım” dedi.

Eyvah, Hatice Şendil’in erkek arkadaşı Burak Sağyaşar kıskanmıyor mu?

Hatice sette Burak’la konuşurken Alideniz “Kiminle konuşuyorsun?” diyerek hesap sormaya başladı. Oğlumun çıtası yüksek, Hatice gibi güzel bir kıza âşık oldu.

Çocuk hayatında neleri değiştirdi Yonca?

Her şeyi. Hayatımda bir çocuğun olmasını çok istiyordum. Nadasa bırakılmış toprak gibiydim. 6 senedir hayatımda ve artık Alidenizsiz bir hayat düşünemiyorum.

Nasıl bir annesin?

Oğlumun her anını kaçırmadan doya doya yaşarım. Onunla çok eğleniyorum ve ilerde “Annem çok eğlenceliydi” demesini istiyorum. Tabii bunu ne kadar geç söylerse o kadar iyi olur (gülüyor).

Alideniz de seslendirme yapmaya başlamış galiba.

2.5 yaşından beri dublaj yapıyor. Bir dondurma reklamında onun sesi var şu an. ‘Acemi Gladyatör’ filminde de birlikte seslendirme yaptık. Bu iş hoşuna gidiyor. Sıkıldığını hissetsem asla yaptırmam.

Kazandığı paraları ne yapıyorsunuz?

‘Alideniz’in kazandığı paralar’ adlı bir zarfımız var, orada saklıyoruz. Tabii onun bundan haberi yok. Yoksa tüm oyuncaklarını buradan almak isteyecek (gülüyor).

Oyuncu olmak isterse onu destekler misin?

Tabii. Yıllar önce konservatuara girmek istediğimde babam bana set çekseydi çok mutsuz olurdum. Çocuğum ne olmak isterse ona destek veririm. Bu hayat mutsuz çekilmez, mutlu olduğu işi yapsın.

“Sorunlarım aşılmaz değil”

Boşanma sürecindesin. Bunu nasıl açıkladın Alideniz’e?

2012 Mayıs’ta ayrı yaşamaya başladık. Alideniz’le her hafta pedagoga gidiyorduk. “Bir an önce söyleyin” diye uyardı. Hatta “Çok önemli bir şeymiş gibi söylemeyin, çünkü o sizin gibi algılamayacaktır, onun için sonuçlar önemli” dedi. Onunla konuşmayı sokakta yaptım. Yanımızda bir yükseklik vardı. “Babanla artık aynı evde yaşamayacağız ama seni hala çok seviyoruz” diye açıkladım. Sonra “Aaaa, anne ben buradan yürümek istiyorum” dedi ve yükseklikten atlayıp yürüdü.

Bu süreci geçiren bir kadın aynı durumdaki kadınlara ne tavsiye edersiniz?

Önerilerle geçecek bir durum değil. Ya güçlüsünüzdür ya değilsiniz. Hayatımdaki sorunlar aşılmaz değildi. Hayatta her şeyin çözümü var ve o çözümü arayış, insanı ayakta tutuyor. Başka kadınlara bir şey söyleme haddini bulmuyorum kendimde.


6