Koysaydın tokadı Oktay!

Salı, 13 Nisan 2010 - 05:00

Adanalı’da (atv) Yavuz komiser karakterini canlandıran Oktay Kaynarca tam da burada dur demeliydi. Çünkü yakından bilirim ki, büyüklerine karşı boynunu yerden yükseltmeyen bir tavrı vardır...

Oysa önceki akşam dizide Komiser Yavuz şöyle bir benzetme yapıyordu; “Bayramlardan önce yayınlanan şeker reklamlarındaki gudubet yaşlılar gibi”...

Ölüm Allahın emri; hayatta kalırsak yaşlanacağız elbette. Belki fiziksel albenilerimizin yerini çok daha olgun çekim alanları alacak. Yaşlanmak güzel olacak... Gudubetlik ise bir tanım. Yaşlılıkla, şeker reklamlarıyla ve elbette insanla yan yana durması çok şık olmayan.

Keşke Oktay, gömleğini kuşandığı Yavuz komiserin ağzına patlatsaydı bir tane; Bir gün sen de yaşlanacaksın diyerek. Ya da ıslık çalsaydı senariste; “Kardeş, şık olmadı yahu” diye...

Hanım bak Türkçe konuşturmuşlar!

Aşk Bir Hayal (atv), ücretsiz bir Halep gezisine çıkardı izleyicilerini. Önceki akşam Halep sokaklarında gezen kamerayı görünce birkaç hafta önce havasını soluduğum kentten tanıdık detaylar aradım. Sahnelerin çoğu gece çekimi olduğu için çok da bulamadım...

Ama sanırım Halep’teki tiplerin Türkçe konuşuyor oluşu dikkatini çekmiştir izleyicinin. Sakın ha, “gaf yaptılar” diye düşünmeyin...

Halep bildiğiniz Antakya’nın Suriye versiyonu. Yaygın diller arasında Türkçe de var. Hatta geçerli paralar içinde en itibarlı olan bizim Türk Lirası...

“Hanım, bak Suriyeli’ye de Türkçe konuşturdular” diye geçmesin içinizden; su gibi şakıyorlar çünkü!

Doğum kılavuzuna bakılmalı!

Samanyolu (atv) taşınmayla reyting alan şanslı dizilerin içinde. Mevcut uyarlamaların arasında kaybolup gidecekti. Başarısız olduğu için değil, iç temposunu tutturamadığı için...

Ama direndi ve kazandı savaşı. Bu iyi, ama şu kötü. İki usta senarist kalemlerini kendi asistanlarından olduğunu düşündüğüm yeni bir arkadaşa devretti. O da, dizilerdeki tüm doğum meseleleri gibi takvimi şaşırdı...

Şimdi Samanyolu’ndaki yeni sorumuz şu; Nükhet ne kadarlık hamile? Onu da bırakın, bir anne çocuğunun rahme düştüğü an itibarıyla bulantı geçirir mi? Midesi hiç bulanmayan hamile yok mudur?..

Yeni arkadaşa bir doğum kılavuzunu hatmedip, dizinin gebelik meselelerini daha ciddi ele almasını rica ediyorum. Darbeli başlayan dizi hazır yoluna girmeşken...

Oyuncudan sunucu olmuyor!

Yakartop önceki akşam Star TV’de başladı. Hani ilk bakışta Var mısın Yok musun formatını çağrıştırdı bana. Üzerinde biraz çalışılırsa günlük formata da dönebilirdi hani... Ama Yetkin Dikinciler konusunda endişelerim var. Yetkin, muhteşem bir oyuncu ve güçlü bir ses. Ama tiyatral özellikleri iyi bir yarışma sunucusu yapmıyor kimseyi...

Ben başından beri yarışma programlarına tiyatrodan çok televizyonda sivrilmiş isimlerin sunucu olmasından yanayım...

Tiyatro disiplini bazen televizyonun gerektirdiği rahatlığın üstüne çıkıyor çünkü. Bu yüzden yarışmalar içinde oyuncuların sunduğu işlerden başarılı olanların sayısı hakikaten az. Ne diyelim olmuş bir kere, o halde hayırlısı olsun!

Devamı 2. sayfada...

 

 

Yok oluşun sırrı!

SKY Türk’te en gümbürtülü iş Matrax oldu bu sezon. Zeki Kayahan Coşkun, “gelmez” denilen konukları ağırlıyor çoğunlukla. Bu hafta “her yere gelir” kadrosundan çıkardığı konukları bile izlettirdi. İyi düşünüyor, pratiği de iyi...

Atilla Taş mesela. Uzun zamandır görmüyordum. Son olarak Eyvah Eyvah filminin anonim türküsü Fasulye’yi yeniden okuyup klip filan çekmiş anlattığına göre...

Ben Atilla’yı yıllar öncesinde, ünlü illüzyonist David Copperfield’in onu ortadan kaldırdığı gösterisinde kaybetmiştim. O Matrax’ta ortaya çıktı...

Ve yıllar sonra Atilla o gösteride sahneden nasıl kaybolduğunu anlattı. Meğer bizimkini ve beraberindeki kalabalığı sahnenin arkasına uzanan yapay bir koridorun içine bırakmışlar, onlar da ellerinde fenerle kulise kadar yürümüşler...

Copperfield eskisi kadar gözde bir sihirbaz değil. Atilla da bir şekilde popülerliğini yitirdi. Keşke o dönem anlatsaydı da bunları, neşemizi bulsaydık en azından...

Araya yıllar girince heyecanı da kalmıyor meselenin çünkü!

Analizin kralı gelmiş...

Program kalabalığı arasında gözden kaçtı sanıyorum. Oysa TV için yeni bir söz koydu ortaya Psiko-Analiz. HaberTürk’te, geçen çarşamba ilk bölümü yayınlandı...

Ünlü psikiyatrlardan Prof. Dr. Bengi Semerci ve Kemal Sayar’ın ortaklaşa sunduğu programda hafta boyunca konuşulan iki haber ve bir de TV programının analizi yapılıyordu...

Futbolun, hatta (medya arkasında) medya salaklıklarının filan konuşulduğu programlara bakınca hepsinin bir adım üstünde durdu bu yeni iş... Bengi hocayı çok eski tanırım. Her konuda en azından bir golü vardır. Ve saydırmaya başladı, takım arkadaşı da sıkı golcü olunca. İzleyin derim. Eğleneceksiniz!

Show devam etmeli!

Show TV pazar akşamı reyting sıralamasında altıncılığı görünce hakikaten üzüldüm. Henüz iki ay öncesine kadar ikinci olan bir kanaldan söz ediyoruz... Ne oldu da, performansı bir anda yerlere indi. Tamam, Ezel gitti. Tamam, Acun ara verdi. Tamam, haberi eskisi kadar izlenmiyor. Ama... Bir kurumsal, oturmuş bir marka değeri var kanalın. Bir an önce toparlanması gerekiyor bu yüzden. Bu rakamlar Show’un rakamları değil... O yüzden, Show devam etmeli derim ben!

2