Kozalağın içinde saklı lezzet

Cumartesi, 06 Şubat 2010 - 05:00

Kozak’ta delikanlılar kız peşinde, delikanlılar sabırsız, ellerinde tutuyorlar keyelerini, tek hırsları fıstık çamı... Metrelerce uzanmış fıstık çamı, kozalakları sımsıkı tutunmuş dallarına, kopmak istemiyorlar, kendilerini güzel kızın çeyizine saklamak istiyorlar. Lakin delikanlılar hırslı, tırmanıyorlar fıstık çamına, keyelerini sallıyorlar kozalaklara doğru, ha düştü, ha düşecek derken güzel kızın hayali ile kollarının kuvveti artıyor. Tak-tak diye düşmeye başlıyor kozalaklar tek tek. Yeni kurulacak hanenin doğadaki sesleri gibi...

Çeyiz olsun diye dikiliyor

Efsane, kız tarafında ve erkek tarafında iki türlü anlatılır. Kızların hikayesi doğduklarında başlar. Ana-babanın isteği çocuklarının sağlıklı olmasının dışında mürvetini görmektir. O yüzdendir ki, kız çocuğu doğar doğmaz ‘fıstık çamı’ dikilir, çeyizi olsun diye. Erkeklerin hikayesi ise her zaman olduğu gibi cesaret ve kudrete ilişkindir. Fıstık çamının en yükseğine çıkabilen delikanlı en çok çam fıstığını toplamayı başarır. Ne kadar çok fıstık toplarsa o kadar delikanlıdır ve o kadar iyi damattır, kocadır. Ne de olsa yücelerin yücesi Zeus’un damağının tadıdır çam fıstığı.

Bir zamanlar Bergama Krallığı’nın kalbi olan Kozak’ta hayatın anlamı işte bu fıstık çamında ve efsanelerde gizli ve benim sevgili dostum Nedim Atilla, hayatın bu bademli, reçineli lezzetini çok önce keşfettiği için ‘KOZAK’ isimli kitabını bizlerden esirgememiş. Kozak, tahmin edeceğiniz gibi ‘çam fıstığı’ sayesinde geçinen, çam fıstığı etrafında gelişen, fıstık gibi doğa güzelliklerine sahip bir Ege kentimiz. Düğünlerin çam fıstıklı helva ile tatlandığı, çayın onun sayesinde cilvelendiği, Aydın ve Kahramanmaraş ile aşık atıldığı, ve ne yazık ki henüz görme şerefine erişemediğim nadide bir kentimiz Kozak.

25 yaşında sekiz kilo fıstık verir

Emsallerine İtalya, Portekiz, Girit gibi dünyanın güzel noktalarında rastlanan, iğne yaprakları taç biçimindeki bu özel ağaç, dillere destan fıstığı sayesinde hepimizin gözdesi olmuş. 7 yaşında kozalak vermeye başlar. 15’e doğru ise fıstık sahibi olur. Tıpkı kızların büyümeye yüz tuttuğu yaşlarda. Kızların en güzel zamanı, 20-25 yaş arası sekiz kilo fıstık verir. Bizim topraklarda bilin bakalım en çok nerede? Tabii ki Kozak’ta... Haziran-Eylül arasında, toplanan fıstıkların kunarları olgunlaştığında içlerinde saklanan gizli tat ortaya çıkar, kabuklarından arındırılır ve güzelce kavrulur. Öte yandan, bu kadar emeğin ürünü kozalakların işlevsiz kaldığı düşünülemez. İster fıstıkları, ister eti onun mis gibi yaktığı alevde pişirebiliriz.

Bir çoğumuz çocukluk zamanlarımızdan bahçedeki çam fıstıklarını toplayıp, üstüne kocaman bir taş ile vurup içindeki fıstığı emdiğimizi hatırlarız. Artık büyüdük, çam fıstığının başka binbir kullanım şeklini gördük. Ama kaçımız evlerimizde onu sıklıkla kullanıyoruz, soru işareti... Sağol, var ol Nedim Atilla, haftasonu evde çam fıstıklı lezzetler var! Kozalağın içinde saklı lezzet

 

Fıstıklı krokan

Malzemeler: * 2 su bardağı çam fıstığı * 1 su bardağı şeker * 1/2 su bardağı su

Su ve şekeri tavaya koyun, üstü köpüklenene kadar karıştırarak pişirin. Sonra da çam fıstıklarını ekleyin ve ateşin altını kısın. Köpükler kahverengi olana kadar pişirmeye devam edin. Sonra da alüminyum folyoya yaygın bir şekilde dökün ve soğumaya bırakın.

Midyeli lahana sarması

Malzemeler: *1 adet orta boy lahana * 300 gr midye içi * 4 adet soğan * 1 su bardağı pirinç * 1,5 çay bardağı zeytinyağı * 1,5 yemek kaşığı salça * 1 yemek kaşığı çam fıstığı * Maydanoz * Tuz, karabiber, kuru nane

Lahananın koçan kısmını keserek çıkartın ve yapraklarını tek tek ayırın. Derin bir tencereye su ve tuz koyup kaynatın. Kaynayan suda lahana yapraklarını 1-2 dakika bekleterek yumuşatın. Daha sonra bunları süzgece alıp soğutmaya bırakın. Bu arada midyeleri haşlayın. Pirinci, ince doğranmış soğanları, 1 çay bardağı zeytinyağını, 1 yemek kaşığı salçayı, kıyılmış maydanozları, çamfıstıklarını ve baharatları karıştırın. Hazırladığınız bu harca haşlanmış ve süzülmüş midyeleri de ekleyin. Sarma işlemine gelince, lahananın yapraklarındaki sert damarları bıçakla kesin. Çıkan damarları (sarmalar tencerenin dibine yapışmasın diye) tencerenin tabanına yayın. Yaprakların içine hazırladığınız harçtan koyarak ve damar yönünde döndürerek lahanaları rulo şeklinde sarın. Dolmaların kenarları açık kalsa da iç malzeme taşmayacaktır. Tüm sarmaları tencereye dizin. Üzerlerine yarım çay bardağı zeytinyağı ile bir kase suda ezdiğiniz yarım kaşık salçayı gezdirin. Sıcak su da ilave edin. En son olarak sarmaların üzerine kaynarken dağılmamaları için bir tabak kapatın. Su kaynadıktan sonra ateşi, orta hararete getirip pirinçler yumuşayana kadar pişirin.