Krizden kadınlar güçlenerek çıkacak

Salı, 08 Eylül 2009 - 17:15

Dünyanın önde gelen danışmanlık şirketlerinden Boston Consulting Group’un uzmanları, bir süredir önemli bir araştırma yürütüyorlardı. 40 ülkeden 12 binin üzerinde kadının katılımıyla gerçekleşen araştırma, ‘kadının ekonomik’ gücünü ortaya koymayı amaçlıyor. Araştırmadan çıkan sonuçları, Michael J. Silverstein ve Kate Sayre, Harvard Business Review dergisinde analiz ettiler. Merak edenler, bu harika araştırmayı, Ekim Capital’inde okuyabilirler.

Erkekler çok mu şanssız?

Ben araştırmada gördüğüm bir bulguya dikkat çekmek istiyorum. Önce yazarların bir saptamasını birlikte okuyalım: “Kadınların iş hayatındaki güçleri sürekli artıyor. ABD’deki çalışan kadın sayısı, çalışan erkek sayısını yakalamak üzere.” Yazarlar sonra çok kritik bir bulguya dikkat çekiyorlar: ‘ABD’de krizde işini kaybedenlerin dörtte üçünü erkekler oluşturuyor.’ Onlara göre, kadınlara, erkeklerden çok daha az para ödeniyor. Ayrıca, yarım günlük işlerde çalışmaya daha fazla gönüllü olabiliyorlar. İşveren, önce yüksek ücret ödediği erkekleri, ardından kadınları işten çıkarıyor. Yarı zamanlı çalışması ise iş kaybını önemli ölçüde önlüyor. Amerika’da son dönemde açıklanan rakamlar da bunu doğruluyor. Sadece 1 yıl önce ABD’de ortalama işsizlik oranı yüzde 6’lar düzeyindeydi. Kadın ve erkek yok denecek kadar azdı. Ağustosta açıklanan rakamlarda fark açıldı, erkek işsizlik oranı yüzde 10.9, kadınların oranı ise yüzde 8.2’ye yükseldi. 1990 ve 2000’lerdeki durgunlukta da kadın ve erkek arasındaki işsizlik farkı açılmış, ancak 1 puan düzeyinde kalmıştı. İlk defa bu kadar büyük bir fark oluşuyor.

Türkiye’de farklı tablo var

Türkiye’de ise şöyle bir tablo öne çıkıyor: Mayıs verilerine göre Türkiye’de kadın ve erkek işsizlik oranı yüzde 13.6 ile eşit düzeyde. Ancak, 1 yıl önce erkeklerde oran yüzde 9, kadınlarda yüzde 9.6 idi. Amerika’daki gibi belirgin bir fark yoksa bile, son 1 yılda erkeklerin oranının daha çok arttığı öne çıkıyor. Tekrar araştırmaya dönersek... Uzmanlar, işsizlikteki eğilimden çok daha önemli bir analiz yapıyorlar. Buna iş dünyasının kulak vermesinde büyük yarar var: ‘Krizden sonra kadınlar sadece yaşamımızın en büyük pazar fırsatlarından birini temsil ediyor olmakla kalmayacak, aynı zamanda ekonomik toparlanmanın ve yeni refah yaratılmasının ardındaki önemli bir güç de olacaklar.’

‘En sevdiği ayda’ altın 1000 doları geçecek mi?

 Bir süredir dünya piyasaları altındaki yükselişi, 1000 dolar hedefini konuşuyor. Son 2 yılda birkaç kez 1000 dolara yaklaşıp, oradan dönen altının yeni çıkışı, Türkiye’de de yakından izleniyor. Okurlardan gelen sorular da aynı noktada birleşiyor: ‘Bu kez 1000 doları geçecek mi?’ Para piyasalarında bu tür soruların tek bir yanıtı yok... Okurlar da yakından izliyorlardır. Altın dahil diğer yatırım araçları bazı durumlarda tahminlerin tersine hareket edebiliyor. Yine de, 1970’den bu yana görülen hareketler, son gelişmeler ve uzman yorumlarından birkaç çıkarım yapmak mümkün:

Teknik olarak da güçlü

*Son 5 yılda altının değeri yüzde 120 artış gösterdi. * Altın geçen hafta son 6 ayın en yüksek düzeyine ulaştı ve Londra’da 992.55 dolar/onsu gördü. * ‘Eğer mücevher sektörü kriz nedeniyle darbe yemeseydi, altın çok daha yukarılarda olurdu’ diyenlerin sayısı az değil. * Teknik analiz uzmanları, yukarı doğru işaretler geldiğine dikkat çekiyorlar. * Altın en son 2008 yılının Şubat’ında 1005, Mart’ında da 1035 doları görmüştü. Şimdi yükselişte ilk hedef bu rakamlar... Bir önemli konu ise ‘altının’ aylarla olan ilişkisi... 40 yılın rakamları, altının en çok ‘eylül’ü sevdiğini’ ortaya koyuyor. Eylüldeki yükseliş ortalaması yüzde 2.6 düzeyinde... İşte altını destekleyen bir de bu tarihi veri var. İzlemekte yarar var diye düşünüyorum.