Küçük Kadınlar Geniş, Aile'ye katıldı...

Perşembe, 26 Ağustos 2010 - 05:00

Geniş Aile’de (Kanal D) espri kalitesi uçtu gidiyor. Ama bana kalırsa ana öyküde hâlâ büyük sorunlar var. Neyse. Belli ki bu sezonun flaş ismi ne Cevahir olacak ne de Koyu Bilal. Benim gördüğüm kadarıyla Ulvi açık ara önde gidiyor kafa roller içinde. Fakat rolü arttıkça kelimeleri ağzında iyiden iyiye uzatmaya başladı sevimli karakterimiz. Hadi “Sevaaa” lafından Sevim demek istediğini çıkartıyoruz ama bazı kelimeler ağzının içinde dağılıyor. Aman dikkat derim. Bu arada Türk televizyonlarında çok görmediğimiz bir ilk yaşandı önceki akşam. Geniş Aile’nin bütün ekranlarında Star TV açıktı. Birinde “Küçük Kadınlar” oynuyordu, diğerinde de ilk bakışta anlayamadığım bir başka dizi. Kardeş kanal dayanışması diyebilirsiniz.
Hayır; o ekranın içinde oynayan Star TV yapımları ve Geniş Aile aynı şirketin imzasını taşıyor; D Productions. Mesele, akıllıca malını satmaktadır yani!

Papatyam hava durumu gibiydi
Papatyam (Star TV) bıraktığımız gibi sıcak başladı. Gerçi dizide sıklıkla sıcaklardan bahsedildiği için bu da etki yaratmış olabilir üstümüzde. Sürekli “Havadaki nem oranının hissedilen sıcaklığı arttıracağını” vurgulayıp durdu dizi. Bu haliyle başrollerden birinin meteoroloji uzmanı Bünyamin Sürmeli’ye verilmesi farz oldu sanırım. Neyse, İstanbul’da hafiften serinleyen havaları da görecek miyiz önümüzdeki bölümde; onu merak ediyorum.

Son zamanların en iyi söyleşisiydi!
Son zamanlarda izlediğim en iyi söyleşiydi. Sosyal paylaşım sitelerinden hareketle aralarının limoni olduğunu bildiğim piyanist Fazıl Say ve gazeteci Cüneyt Özdemir beşN birK’da buluştu...
Bilmeyenler için Fazıl Say’ın geçtiğimiz ay arabesk müzik hakkında yaptığı “Yavşak” tanımlamasının çok gürültü yarattığını not düşelim. Zaten Cüneyt’le araları da bu meseleden dolayı bozulmuştu. Fakat, artık her iki tarafın da egolarını bastırarak bir araya geliyor oluşu tüm o puslu havayı dağıttı. Karşılıklı bir nezaket halinden bahsediyorum.
Say, hiçbir programa çıkmıyor. Cüneyt, nasıl yaptı da çıkarabildi bilemiyorum. Fakat ekranlarda, hele ki referandum sürecinde, hiç bu kadar “dik” konuşabilen bir adam daha görmemiştim. İyi oldu. Fazıl Say, bir “dehada” olması gereken bütün arazları taşıyordu. Üstelik ağız yapısı bozuk olduğu için kelimeleri çok da kolay anlaşılmıyordu. Bazıları bu durumu “uykusuz ya da alkollü” diye niteleseler de durumun “ağız ve çene cerrahisi uzmanlarını ilgilendirenden öte” bir tarafı yoktu. Cüneyt bir yandan sabrı, bir yandan da provoke edici sorularıyla beşN birK’nın bu dönem çok konuşulacak işler yapacağının sinyalini verdi. Yerim dar olduğu için Fazıl Say’ın “saydırdıklarını” yazamayacağım ama şu kadarını söyleyeyim; ekranda sıkça izlediğimiz parti liderlerinin hepsine fark attı. Görmek lazımdı; dilerim bir “tekrar yayın” gelir CNN Türk’ten...

Stüdyoyu ve gözlükleri değiştirmeli
Ahmet Hakan haftanın 4 akşamı karşımızda olacak artık. CNN Türk’teki Tarafsız bölge programının izlediğim bölümü Hakan’ın biraz paslanmış olduğu hissi bıraktı bende. Ama bu yoğun koşuşturmaya idman da gerekmeyecek bir süre sonra.
Benim programda içerikten çok takıldığım teknik bir detay oldu. Arka fondaki sürekli hareket halindeki mavi grafikler insanın gözünü alıyor. Durum böyle olunca da izleyici, katılımcıların ne dediğiyle ilgili odak sorunu yaşıyor. Programın dekoru ve grafikleri bir kez daha gözden geçirilmeli derim ben. Bir de Ahmet Hakan gözlüklerini ışık yansıtmayan camlardan tercih etmeli.
Çünkü stüdyonun tüm ışığı gözlüğünden yansıyor ekrana. Malum haftanın 4 günü aynı eziyeti çekmek istemez kimse. Bu arada yeni sezonu açan CNN Türk ailesindeki dostlarımıza “Bahtınız açık olsun” temennisini not düşelim. Bu yıl özellikle de haber ekranları ateşin ortasında yürüyecekler çünkü. Malum, Türkiye her türlü sandığa yürüyor.

GAF DEĞİL TEKNİK TERİMMİŞ
Yüksel Aytuğ dostumuz “Türkünü Söyle”de (atv) kullandığı “Arkada saz çalmak” sözünün teknik bir terim yani müzikte sıkça kullanılan bir lisana ait olduğunu söyledi. Gaf yaptı dememize azıcık alınmış. Ben işin tekniğinden ziyade, ustaların (Arif Sağ, İbrahim Tatlıses) büyüklüğüne takıntılı olduğum için duygusallaşmıştım. Yüksel “Durum teknikti” diyorsa, öyledir. Teknik bir öpücük konduruyorum top sakalına Gaf Kürsüsü ana bilim dalı başkanının...

BİR NOT
Yarın Akşam “Nafile Diyaloglar” isimli gösterimizle Fethiye sakinleriyle buluşmamız var. Televizyon dünyasının iç yüzünü bir de kahkahayla izleyin derim ben. Bekliyorum!