Küfür yok

Pazartesi, 26 Nisan 2010 - 05:00

Beşiktaş-Sivas maçında tribünlerin bir bölümü 90 dakika küfür eti.

Aziz Yıldırım’a küfür.

Federasyon’a küfür.

Futbolcu Emre’ye küfür.

Herkese küfür.

Beşiktaş’ın güzelim taraftarına bir hâller olmuş.

Kendi Başkanı’na bile zaman zaman küfür ettiklerine göre, şimdi bu yazıyı yazana da küfür ederler herhalde.

Canları sağolsun.

Zaten karar verdim, küfür bitene kadar İnönü Stadı’na gitmeyeceğim.

***

Halbuki, ne güzel seyircisi vardır Beşiktaş’ın.

Esprili, muzip, zeki, yaratıcı...

Aynı zamanda coşkulu.

Ama centilmen.

Bütün Türkiye’nin barışık olduğu tek kulüptü Beşiktaş... Yazık, küfür çıktığından beri hasımları çoğaldı. Şimşekleri üzerine çekti.

Nerede o sosyal içerikli sloganlar... Nerede o anında yapılan besteler, güfteler, o şirin tekerlemeler?..

Belki hâlâ var ama küfür, hepsini bastırıp ön plana çıkıyor.

***

İnsan, 90 dakika küfür eder mi?

Yahu insan, sırf küfür etmek için maça gelir mi?

Hele bu seferki iyice tüy dikti.

23 Nisan sebebiyle özel bir tribüne oturtulmuş “Türk Çocukları” ve evlerdeki milyonlarca çocuk herhalde epey feyz almışlardır...

....

Sevgili okuyucular

Ben, doğma büyüme Beşiktaşlıyım. Semtin çocuğuyum.

Kongre üyesiyim.

Divan üyesiyim.

Ama nereden gelirse gelsin, sebep ne olursa olsun küfüre karşıyım.

Acaba diyorum, bu küfür edenler, Beşiktaşlı falan değil de, insanları sırf Beşiktaş’tan soğutmak için eğitilmiş ve sonra da aramıza sızdırılmış özel tim’ler mi?

Acaba diyorum, Anti Beşiktaşlılık diye yeni bir akım mı oluşturulmaktadır?

Bu kadarı ancak eğitimle mümkün.

Çünkü sevgi yerine serpiştirilen nefret tohumlarının başka izahı yok.