Kurtlar Vadisi'ndeki yanlış!

Perşembe, 06 Mayıs 2010 - 05:00

Kurtlar Vadisi Pusu’da (Star TV) serinin başında 4 ailenin hikayesi anlatılmaya başlanmıştı. Ancak diziye İskender Büyük’ün girmesiyle aks kaydı ve o aileler unutuldu... Sonra ekranda ve beyaz perdede iki ayrı İskender izledik. Dizi ahalisinin yarısını katletmesine rağmen, daha önceki karakterlere yapılan infaz İskender’e yapılmadı. Hâlâ cellat gibi... Bu arada aile hikayeleri kenara atıldı. Gladio ve giderek terör derken hikayeden hikayeye atlar oldu dizi. Şimdi Polat ne için çalışıyor; eskisi kadar net değil... Belki de hikayenin acilen toparlanması lazım. Her bölümün sonunda “Şu öldü ve diziden çıktı mı, bu öldü ama gelecek bölümde hortlar mı?” demekten sıkıldı izleyici; biline!

Cevahir evleneceği kızı buldu

Cevahir (Geniş Aile/Kanal D) için sanırım en iyisi önceki akşam diziye giren Esma isimli kızla evlenmek. Her şeyden önce “kafa dengi” bir hali var...
Şukufe’nin giderek dozu kaçan kıskandırma triplerinden böylece sonsuza kadar kurtulacağını düşünüyorum. Daha önce ailesinin itirazları yüzünden Doktor Hayat’la vuslata erememişti. Ama bu seferki kaçmaz...
Hem Roma taraftarı, hem de Ahmet Çakar’dan daha bilgili futbol konusunda mesela. Çok az kadında bulunur bir özellik. Bir de güzelliği var ki, aman... Cevahir için bugüne kadar çıkan alternatifler hep Şukufe’den güzeldi. Hatta geçen bölümdeki dansöz kız bile... Hani “Cevo için önemli olan iç güzelliği” mantığıyla özellikle mi seçiliyor bilmiyorum ama bu kızlar hayatından geçip gittikçe Cevahir’e hakikaten yazık oluyor.
Hadi evlendirelim şu çocuğu... Şukufe mi? Baksanıza onun keyfi gıcır; her önüne çıkanla suşi yemeye gittiğine göre...

'imdimoda Abiye ve Erman!

Daha önce dizi müzikleri “gönder gelsin” mantığıyla cep telefonları için satışa çıkarılırdı operatörler tarafından. Kontör zararlısı gibiydi hepsi. Çok rağbet gördü... Şimdi de dikkat ederseniz, dizi replikleri gündemde. Avrupa Yakası’yla başlamıştı bu rüzgar ve giderek çılgınlığa dönüştü. Ezel’in hemen her sahnesi telefonlar için pazarlanıyor... Son olarak Türk Malı fenomeni çıktı karşımıza. Erman ve Abiye Kuzu’nun güldüren sahneleri “gönder gelsin” bantlarının gözdesi oldu...
Televizyon başka teknolojiler altında ezilirken bile hâlâ rant üretebiliyor.
Vallahi ilginç geliyor bana bu durum...

İşte içimizdeki İskoçlar!

Aramızdaki İrlandalılar diye bir deyim vardır. İngilizlerin kendine ayrıcalık biçen bir şımarık sözüdür bu. Bizde de Mustafa Denizli kullanınca popülerleşmiştir... Bizde de ayrımcılık içeren birçok deyim kullanılır ama sanırım en yenisi; “İçimizdeki Anguslar” olacak... Anguslar da kim derseniz; önceki akşam tanıştık kendileriyle. Uğur Dündar canlı yayına çıkardı. İthal et meselesinde yerli arkadaşlarından çok daha ucuza mal olan bir sığır cinsi bu... Kökeni İskoçya’ya dayanıyor hayvanın. Ve Manisa’da bir çiftlikte mesela 2000 tane var. O çiftliği ve İskoç Angusların hikayesini anlatan Star haber ilk kez bir sığırı (dört ayaklı) yayına alınca “Bu da oldu” dedim... En azından sığırların artık İngilizler gibi kendine ayrıcalık biçen bir deyimi olacak; “İçimizdeki İskoçyalılar!”...

Her evden cenaze çıkıyor!

Nefes filminde unutulmaz sahnedir. Komutan sınır karakolundaki askerlere uyuyarak ölmemeleri için uzun bir konuşma yapar. “Ölürsen ana haber bültenlerinde 45 saniyelik bir ünün olur” filan der. Hakikaten de şehit haberleri böyle geçiştirilir bizim ekranlarda... Belki iç yaktığı için uzun vermekten kaçınanlar da vardır ama daha çok ezber gözüyle bakanların marifetidir bu baştan savma hali. Neyse...
Bir okurum dizilerdeki uzadıkça uzayan cenaze sahnelerine itiraz ediyor. Benim gözüme çarpan son olarak önceki pazar yayınlanan Aşk Bir Hayal’deki merasimdi...
Bölüm boyunca Asmin’in ölen teyzesinin cenazesine katıldı ekran başındakiler. Sahneler, ağıtlar, kefenlemeler, toprağa vermeler uzadıkça uzadı... Zaten okurun itirazı da buna. “Bir yakınını yitirip de acısı taze olan yüzlerce kişi var. En azından diziler unuttursun acılarımızı, yaralarımızın kabuğunu kaldırmasınlar” diyor...

Doğru. Şehidine 45 saniye ayıran bir televizyon mantığı içinde 75 dakikalık merasim çok göze çarpıyor, can acıtıyor ve sıkıyor!

Fox TV dizi işini çözdü...

Fox’un özellikle gün içinde yayınladığı iki dizisi Deniz Yıldızı ve Unutma Beni müthiş başarılara imza atıyor. Ucuz ama etkin diziler oldu bunlar... Önceki gün Unutma Beni neredeyse günün en çok izlenme oranına ulaşmıştı. Müthiş bir şey bu. Planlama mucizesi hakikaten...
Diyeceğim o ki, yayıncılık biraz karşı ekranların boşluğunu bulup ilgi çekici etiketler yapıştırmaktır kendi ekranına. Fox TV bunu başarıyor. Bu ay tüm gün izlenmede 4. sıraya çıkması da bunun hediyesi!