Kürtlerin hamisi İsrail mi olacak?

Cuma, 06 Ağustos 2010 - 05:00

Biz Türkiye’de Yüksek Askeri Şura (YAŞ) ve referandum konularına kilitlenmişken yakın çevremizde kaygı verici şeyler oluyor.

İsrail ile Türkiye arasında bazı olumlu adımlar atılıyor ancak hâlâ kafaları karıştıran gelişmeler var.

Son olarak İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın İran dostu olduğunu iddia edip İsrail ile bazı bilgileri Tahran’a verebileceğini açıklaması Ankara’da büyük bunalım yarattı.

İsrail geçen hafta İngiltere ile de kriz yaşamıştı. İsrail Başbakanı David Cameron’un Filistin ve Gazze’de yaşananlar nedeniyle İsrail’i eleştirmesi üzerine İngiltere “düşman” ilan edilmişti.

İran ve Suriye gibi ülkelerle zaten her an savaşa hazır havasında olan İsrail diğer cephelerde de tehlikeli politikalar izliyor.

İsrail Lübnan sınırında iki ülke askerleri arasında çatışma çıktı. İsrail ordusunun sınırın diğer tarafında Lübnan’a ait olduğu söylenen bölgedeki ağaçları budamaya kalkması kıvılcımı ateşledi. Silahların konuştuğu olayda üç asker ve bir gazeteci öldü. Lübnan Başbakanı Hariri, İsrail’i protesto etti.

Gelişmeleri izleyen Uluslararası Kriz Grubu, bölgede kanlı bir savaş çıkabileceği uyarısında bulundu.

Bölgedeki bütün gelişmelere müdahil bir görüntü veren İsrail’in öteden beri Türkiye’nin Kürt sorununa da kafa yorduğu (!) biliniyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in Türkiye’nin Güneydoğusu için “Özerk Kürdistan” önerisini getirdiği saatlerde İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in Yedioth Ahronoth Gazetesi’ne verdiği demeç dikkatimi çekti. Peres özetle şöyle diyor: Türkiye’deki nüfusun yüzde 20’si Kürt. Onlar bir denge unsuru ve içlerinde bazıları kendilerini İsrail’e bağlı hissediyor...

Şimon Peres’in sözleri “Türkiye’nin Güneydoğusu’nda özerk bir Kürt bölgesi kurulursa hamisinin İsrail olacağı” yönündeki yaygın düşünceyi hatırlattı.

Başbakan Tayyip Erdoğan, 1 Haziran günü TBMM’deki grup toplantısında İsrail’e seslenmiş ve “Türkiye’nin dostluğu ne kadar kıymetliyse düşmanlığı da o kadar şiddetlidir” demişti.

Şimon Peres, “Bizimle aranızı bozarsanız Kürt kartını oynarız” anlamına gelen bu son demeciyle Başbakan Erdoğan’a cevap vermiş görünüyor.

İsrail’le ticaret patladı! İnsani özür de yolda

İsrail ile ilişkiler konusunda son birkaç gün içinde yaptığım görüşmelerden edindiğim izlenim şu; Tel Aviv yönetimi son yaşanan krizlerin aşılması ve Ankara ile ilişkilerin düzeltilebilmesi için adım atmaya hazırlanıyor. Bunların ilki Türkiye’den Gazze’ye yardım için gönderilen gemilerin dün serbest bırakılması oldu.

İsrail ikinci adımı özür dileyerek atmak istiyor. Ancak bu özrün “devletten devlete” olmayacağı anlaşılıyor. İsrail hükümetinin Türk halkından ve ölenlerin yakınlarından “insani perspektifte özür dileme ihtimali” daha kuvvetli. Tazminat konusundaki durum ise şöyle; İsrail, uluslararası kurulun ya da kendi araştırma komisyonunun kararına göre tazminat ödemeyi kabul edecek gibi görünüyor. Ancak bunun için yakınları ölen ya da yaralananların İsrail mahkemelerinde İsrail Ordusu aleyhine dava açması gerekiyor. Geçmişte bazı Filistinliler yaşadıkları mağduriyetlerden ötürü İsrail mahkemelerine dava açmış ve kazanmışlardı.

İsrail ile gelinen duruma dair ilginç bir iki not daha aktarayım. İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’ye yönelik seyahat uyarısını kaldırmasından sonra İsraillileri taşıyan Onur Havayolları uçağı Tel Aviv Antalya arasındaki ilk uçuşunu koltukları tamamen dolu olarak birkaç gün önce gerçekleştirdi.

Bu arada İsrail ile Türkiye arasındaki son ticaret verilerine ulaştım. Gazze krizi ve Mavi Marmara baskınına rağmen Türkiye ile İsrail arasındaki ticaret Haziran ayında yüzde 20, Temmuz ayında ise yüzde 39 oranında artmış.

İniş çıkışlara ve karşılıklı olarak dile getirilen ağır kuşkulara rağmen Türkiye ile İsrail’in birbirinden kopması zor görünüyor.