Kusur bölüşülecek

Perşembe, 07 Ocak 2010 - 05:00

Bir trafik kazası geçirdim. Bir otobüs bana yaya olarak kaldırımın kenarında giderken arkadan çarptı. Bu durumda ben tamamen suçluymuşum gibi davranıyorlar, kendimi nasıl savunmalıyım? Ç.S.

Bir trafik kazasında yaya kaldırımın kenarında yürüdüğü için peşin peşin suçlu olarak ilan edilemez. Bir kere bu tip olaylarda savunma, olayın oluş şeklini belgeleme olarak önem kazanır. Olayın oluş şekli bir tarafça saptırılıyor ise aksini belgeleme, delil toplama, tanık bulma ihtiyacı doğar. Ancak oluş şekli taraflarca kabul görmüşse işin büyük kısmı hallolmuş demektir. Önce kazanın olduğu sırada zabıta tarafından düzenlenen trafik kaza raporuna bakmanız lazım. Burada olayda tarafların yasanın hangi maddelerini ihlal ettiği yazılıdır. Ancak bu kesin bir tespit değildir, dava sırasında hakim bilirkişi incelemesi yaptırır. Kusur burada belirlenir. Dolayısı ile sizin yapacağınız savunma olayın oluş şeklinin doğru olarak anlatılmasını sağlamaktır. Üstelik hiç kimse bir yaya kaldırım kenarında yürüyor diye ona çarpma özgürlüğüne sahip değildir. Ayrıca siz karşı tarafın davranışını ölçü alıp kendinizi tamamen suçlu gibi de görmeyin. Tahminim kusur bölüşülecektir.

Yazılı bildirilsin

Bankada çalışıyorken doğum iznine ayrıldım. Müdür izne ayrılırsam yerime yeni memur alacağını söyledi ve gerçekten de almış. Şimdi beni bulunduğumuz şehir dışında bir yere tayin etmek istiyor. Kabul etmek zorunda mıyım? Etmezsem haklarımı kaybeder miyim? S.D.

Sizin durumunuz İş Kanunu’nun 22’nci maddesinde anlatılan hali yansıtıyor. Bu hal sizin iş koşullarında değişiklik anlamına geliyor. İş şartlarındaki değişiklik işçinin kabulüne bağlıdır. Tek başına işverenin, iş şartlarını değiştirmesi, kabulü mecburi bir durum değildir. İşçi bu değişikliği kabul etmediği takdirde kıdem tazminatı ve sair haklarını talep imkanına sahip olur. Sizin işyerinizin hatta işyerinizin şehrinin değiştirilmesi iş şartlarının değiştirilmesine en bariz örnektir. Dolayısı ile bunu kabule mecbur değilsiniz. Yazılı olarak kabul beyanı vermediğiniz takdirde sözleşmeyi fesheder ve yasal haklarınızı talep edersiniz. Ödenmediği hallerde de mahkemeye başvurup haklarınızı talep edersiniz. Ancak bu haklarınızı müdürün sözlü beyanı ile kullanmaya kalkmayın. Durumun size yazılı olarak bildirilmesi lazım. Bunun üzerine haklarınızı kullanın.

İbraname var mı?

Bir firmada güvenlik görevlisi olarak çalışıyorduk. Güvenlik konusunda yeni kanun çıkınca bir firmayla anlaştılar ve bizim işimize son verdiler. Kıdem tazminatımızı da ödediler. Ancak hemen hemen her gün fazla mesai yapmıştık. Bunu talep edebilir miyiz? Edebilirsek nereye başvurmak lazım? S.B.

“Evet talep edebilirsiniz” demeden önce elbette bir şey sormam gerekiyor. Size kıdem tazminatı ödenirken bir belge imzalatıldı mı? İmzalatıldı ise bu ibra belgesidir ve acaba içinde fazla mesai ücretlerinizi aldığınız konusunda bir cümle var mı? Çoğunlukla işveren bu konuda hazırlıklı olur ve ibranameye tüm tazminatları, fazla mesaiyi, vs. katar ve öyle imzalatır. Şayet sonuçta halen bir hakkınız bulunduğu kanaatinde iseniz veya fazla mesai konusunda ibraname imzalamadı iseniz yapacağınız şey iş mahkemesine başvurmaktır.