Cem Kerpiççiler

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170745.cem_kerpiççiler_17.png

Kutsal kazanma mevsimini rahatsız eden bir Fransız

Perşembe, 18 Ocak 2018 - 14:12

Hayatın her alanında 'kazanma' odaklı bir bakış açısıyla yaşarsak her anı ne olursa olsun kaybetmemek üzerine kurgularsak ya da bize birileri "Ne olursa olsun kazan. Başka çaren yok"u dayatırsa... Bu baskının altında ezilmek bir yana kafamızı kaldırıp gökyüzüne bakamayız mesela...

"Umurumda değil ben böyle kazanacaksam hiç kazanmayayım"ı aklımızın ucundan bile geçiremeyiz... Mesele futbolsa eğer endüstriyel bir hale gelen markaların, şirketlerin, kâr etmek isteyenlerin hücum ettiği pastanın her geçen gün daha büyüdüğü bir alanda 'masumiyet'ten bahsetmek imkansız...
 
Hayat hızla değişiyor ve bu alana yatırım yapan hemen hemen herkes yalnızca 'kazanmak' istiyor... Taraftardan müşteri yaratılma süreci de tüm bunların ekseninde değerlendirilmeli... Hayat öyle hızlı akıyor ki kulüpler her koşulda onları destekleyen taraftardan öte orijinal ürünlerini satın alan, her türlü organizasyona maddi destek veren, loca kiralayan müşteriler istiyor. Son kertede sonunda anonim şirket olarak tanımlanabilecek organizmalardan başka bir şey beklemek de saflık olur aslında...
 
Mevzu genel hatları ile böyleyken memleketimizde oyuna dair farklı bir cümle duyunca mutlu oluyorum... Bursaspor'un Fransız Teknik Direktörü Paul Le Guen, Gençlerbirliği’ni 2-1 mağlup etmelerine rağmen kupaya veda ettikleri maçın ardından yaptığı açıklama mesela: "Altını çizmek istediğim bir konu var, saygı. Saygı çok önemli, kazanan da olsanız kaybeden de olsanız, saygı unsurunu atlamamalısınız. Birileri bunu atladı bugün, saygıyı unuttular. Bugün itibarıyla bu beni mutsuz etti. Her şeyi gördüğümü söyleyemem ama tekrar etmem gereken konu şu, rakibe saygı şartlar ne olursa olsun unutulmamalı."