Laf değil nefes bitti

Çarşamba, 13 Ağustos 2014 - 05:00

Cumhurbaşkanlığı seçimi 100 metre koşusu gibiydi. Hızlı başladı hızlı bitti. 100 metre diğer mesafe koşularından biraz farklıdır. 100 metre koşuyorsanız rakipten çok zamana karşı yarışırsınız. Birinci olacaksanız 10 saniyenin altına inmeniz gerekir, rekor kıracaksanız daha da hızlanmalısınız. Dönelim siyasete. Eğer seçimde birinci olmak istiyorsanız rakibinize değil hedeflerinize odaklanmalısınız. Bizim muhalefetin anlamadığı ve çıkmazı da bu.

Umut vermiyor

Birinci gelmek, rekor kırmak istiyor ama topluma yeni umutlar veremiyor. Kafasını hep Recep Tayyip Erdoğan’a takmış, hedefini Erdoğan’ın ilerisine taşıyamıyor. O yüzden yarışta sürekli geride kalıyor. Seçimlerde yarışı kaybetse de genel oyunu artırdığından bahsedip, bir önceki yarıştan daha hızlı koştuğunu söyleyen atlet gibi kendi kendisini avutuyor. Bunun yansımasını yerel seçimlerinde aday belirlerken gördük. Aynı tabloya Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde şahit olduk. Söylemi “Erdoğan düşmanlığı”, stratejisi “Ne olursa olsun, nasıl olursa olsun Recep Tayyip Erdoğan’dan kurtulmak” olanlar hata üstüne hata yaptı. Erdoğan profiline yakın zannettikleri Ekmeleddin İhsanoğlu’nu çatı adayı olarak belirleyip sağ seçmenden, AK Parti tabanından da oy alacaklarını sandılar. Alamadıkları gibi her iki parti de kendi tabanından oy kaybetti. Suçu da oy kullanmak için sandığa gitmeyenlere attılar.

14 milyon şezlong!

14 milyon kişi sandığa gitmemesi üzerinde oturup tartışacaklarına, “Şezlongda yattılar oy kullanmadılar” eleştirisi yapıyorlar. Sanki memlekette 14 milyon şezlong varmış gibi. Kendisi saygıdeğer bir kişidir ama Ekmeleddin İhsanoğlu bugüne kadar toplumun hangi sorunu ile ilgilenmiş ki Cumhurbaşkanı adayı yapıldı. Suç onun değil onu aday yapanlarındır. Benim İhsanoğılu’nun adaylığı ile öğrendiğim tek şey; 4 milyon dolar ve 9 evden oluşan servetidir. Ha bir de seçim sonrası “Bende laf bitti” deyip çekip gitmesi. Hiç olmazsa tatilini bırakıp, sıcakta vakit ayırıp oy kullananların hatırına “Mücadeleye devam” diyebilirdi. Ama anlaşılıyor ki, onda laf değil, nefes bitti. Tıpkı muhalefet gibi. Eee, bir koşucuda da nefes yoksa zafer beklemek hayal olur.