Leb demeden...

Cuma, 30 Nisan 2010 - 05:00

Şimdi yeni bir hukuki tartışmaya hazır olun.
Nedir ufukta gözüken ihtilaf?
Süreç meselesi.
Neyin süreci bu?
Anayasa Değişikliği Paketi’nin.
*
Biraz açalım.
Biliyorsunuz.
Muhalefet, mahkemeye gidecek?
Ne zaman?
Paketi Cumhurbaşkanı onayladığı an.
Niye şimdi değil?
Değil, çünkü süreç devam ediyor.
Peki, Cumhurbaşkanı onaylayınca süreç bitiyor mu?
*
İşte... İhtilaf burada. Çünkü Referandumun da sürece dahil olduğunu söyleyen hukukçular var.
Yâni açıkça diyecekler ki:
- Referandum yapılır. Resmi sonuçlar belli olur. Süreç ancak o zaman sona erer.
Daha açıkçası:
- Maç bitsin, öyle gidin karakola.
*
Muhalefet, halkla mahkemelik olmak ister mi?
Bu ihtimale kafa yormaz bile.
Cumhurbaşkanı onayladığı an, gidip mahkemenin kapısını çalacaktır o.
Peki, mahkeme ne yapacaktır:
a) Başvuruyu hemen kabul edecektir.
b) Kabul edecektir ama incelemeye almak için referanduma kadar bekleyecektir.
Peşinen reddedip, “süreç bitince gelin” diyecektir.

*
Artık fantezilerle uğraşıyoruz.
Madem öyle devam edelim.
Süreç ister o türlü, ister bu türlü olsun. Ama paket mahkemeden dönerse, bu ne demektir:
Hım... Siz Anayasayı çiğnediniz demektir.
Haydii, bir odak daha.
Amma da zorlama yorumlar bunlar.
İnsanın içi şişer.
Ama ne yapayım?
Ben uydurmuyorum. Sadece hukuk cambazları leb demeden ben leblebiyi anlıyorum.
Anlarım.
*
Peki bir soru:
- Anayasayı çiğnemekle, çiğnemeye teşebbüs etmek aynı şey mi?
İsterseniz siz de başka bir soru sorun.
- Darbe yapmakla, darbeye teşebbüs etmek aynı şey mi?
Görüyorsunuz ki sabaha kadar tartışsak boş.
Aman efendim, maksat yârenlik olsun.