LG'nin OLED TV'si testte!

LG'nin 55 inç'lik, kavisli OLED TV'sini test ettik; fiyatını ne kadar hak ettiğinin cevabını aradık!

Salı, 24 Şubat 2015 - 03:35

LG'nin OLED TV'si testte!

Uzun bir süredir, OLED'in televizyonların geleceğini oluşturacağı söylenmekteydi. LED LCD ve plazmaya göre daha parlak görüntü, daha ince kasa, daha cesur tasarım sunabilen OLED, ihtiyacı olan her şeye sahip gibi gözükmekteydi. OLED'in karşısındaki en büyük sorun ise, tabii ki fiyattı.

Fiyat konusu iyiye gitse de henüz tam anlamıyla çözülmüş değil. 55 inç'lik EC930V, LG'nin zarif webOS Smart TV platformu ile güçlendirilmiş OLED paneline sahip ve 7.000 TL'lik fiyatı ile yine biraz korkutuyor. Ama bu ürün, firma tarafından başlatılması planlanan OLED TV akımının öncü ürünlerinden birini de oluşturmakta.

65 inç'lik Ultra HD 65EC980V ve 77 inç'lik 77EC980V gibi, 4K OLED ürünleri ayrı bir noktada dururken, incelediğimiz 55EC930, işlevsel bir Full HD ürün olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca 55EC930V'nin LG'nin yeni alışkanlığına uygun bir şekilde kavisli (curved) olduğu ve geniş bir bağlantı seçeneği sunduğu görülmekte.


Fiziksel özellikler

Giriş ve çıkış noktaları, karbon fiber ile güçlendirilmiş kavisli panelin arkasında bulunmakta. Yan taraflarda ise biri MHL uyumlu üç HDMI girişi, üç USB, bir kulaklık çıkışı ve kart girişi bulunmakta.

Aşağıya bakar şekilde ise sesleri AV alıcısına veya "soundbar"a yönlendirmek için kullanılabilecek (ve başka pek çok şey için) ARC özelliğine sahip bir başka HDMI bulunmakta. Normal olarak, ağ bağlantısını kurmak için ek bir donanıma ihtiyacınız yok. 2.4 ve 5Ghz için çift bant kablosuz desteğinin yanı sıra, Wi-Fi Direct seçeneği de dikkat çekiyor. 

LG 55EC930V ile beraber iki adet kumanda sunuluyor. Bu kumandaların ilki, işlevsel kısa bir kızılötesi kumanda iken, ikincisi LG'nin en son Magic Remote işaretçisi. Genellikle bu ikinci ürünü kullanmak daha kolay olsa da, kızılötesi kumandaya da zaman zaman ihtiyacınız olacaktır.

Setin ağırlığı ise, ayak ile beraber 16.7 kg ile oldukça hafif denilebilecek bir durumda. Panelin kalınlığı ise sadece 4 mm.


Görüntü kalitesi

OLED ekrandaki görüntüyü gördüğünüzde, bunu başka bir şey ile karıştırmanız pek mümkün değil. Aşılamaz siyah seviyesi performansı, dinamik parlaklık zirveleri, derin ve zengin renkleri ile, bu teknoloji en zor sahnelerde bile oldukça başarılı bir performans sergiliyor. Canlı, standart, eko, sinema, spor, oyun ve iki ISF uzman modundan oluşan görüntü modları, cihazın ilk açılma anından itibaren görevlerini oldukça başarılı bir şekilde yerine getiriyorlar.

OLED, arka ışığa ihtiyaç duymayan bir teknoloji ve bunun sonucu olarak mükemmel bir siyaha ulaşmak mümkün. LED LCD'lerde alıştığımızın aksine kenar ışıklardan korkmadan saf siyah sunabilme yeteneği, özellikle ekranın kenarlarında boşluk (siyah çizgiler – özellikle filmin boyutları ile ekran boyutlarının farklı olması gibi durumlarda) bırakan filmlerde harikalar yaratıyor. Resimler, kullanılmayan bir ekranın izini bile hissettirmeden çerçeveleniyor. Bu durum, karanlık bir odadayken 21:9 bir ekrana sahipmişsiniz hissini yaratabilmekte.

Ayrıca çok fark edilmeyen başka avantajlar da söz konusu. Görünüşe göre araştırmacılar, OLED'in LED arka ışıklı LCD'lere göre daha az mavi ışık yaydığını söylemekte ve bu da izleyiciler için iyi bir gelişme olarak tanımlanmakta.

Ancak, bazı durumlarda OLED'in sırasan olmaktan kurtulamadığını söyleyebiliriz. Panel, mükemmel bir siyah yaratabilirken, grayscale yetenekleri diğer panel teknolojilerinden çok da farklı değil. Blu-ray'lerinizdeki gölgelerin bu üründe, yüksek özellikli bir LED ekrandan daha detaylı olduğunu görmeyeceksiniz. Bu teknolojinin gerçekten başardığı şey ise, renk mükemmelliğini düşük gri seviyelerinde koruyarak, az ışığa sahip görüntülerin bile belli bir zenginliğe kavuşmasını sağlamak.

Renk canlılığı yüksek olsa da, nadiren "gösterişli" oluyor. Bakış açısı değiştiğinde ise, görüntüde bozulma oluşmuyor. LG'nin söylediğine göre, etkili izleme açısı 160 dereceye kadar çıkabilmekte. Başka bir deyiş ile, nerede olursanız olun, görüntünün kalitesinde pek bir kayıp oluşmuyor.


Kavis ve 3D

Ürünün sahip olduğu kavis, standart bir kullanıcı için pek göze çarpmayan bir özellik olarak karşımıza çıkıyor ve bu da niye böyle bir uğraşa girildiği sorusunu doğuruyor. Ancak  LG mühendislerinin söylediğine göre, bu hemen dikkat çekmeyen kavis bazı zorlayıcı mühendislik çalışmaları ile ortaya çıkmış ve küçümsenmemesi gerekiyor.

Ekranın 3D performansı ise kelimenin tam anlamı ile mükemmel. LG'den beklenileceği gibi, panel pasif 3D ile donatılmış durumda. Başka bir deyiş ile büyük bir gözlük masrafı yapmadan, neredeyse herhangi bir 3D gözlük ile 3D dünyasına dalabiliyorsunuz. OLED'in sahip olduğu hızlı tepki süresi de buradaki en büyük ayrımı yaratıyor.

Televizyon ile beraber dört adet pasif 3D gözlük sunulmakta. Pasif teknolojisi ile beraber bu TV'nin bir Full HD ekrana sahip olması durumu, görüntü kalitesinde küçük bir düşüşe sebep olsa da, genel anlamda izleme keyfinin harika olduğu söylenebilir. OLED'den bekleyebileceğiniz gibi 3D görüntüler de parlak ve dinamik gözükmekte. Stereoscopic modun parlaklığı ise karşılaştırılabilecek bir LCD'deki 95 cd/m2 yerine 174 cd/m2 olarak karşımıza çıkıyor.


WebOS işletim sistemi

LG, webOS işletim sisteminde oldukça başarılı bir iş çıkartmış. Rakip internet bağlantılı akıllı TV platformlarının aksine, bu sistem basitlik üzerine kurulmuş durumda ve mütevazi bir menü ile ihtiyacınız olan her şeye kolaylıkla ulaşmanızı sağlıyor.

Bu minimalist arayüzün gerçekten başarılı olduğu bir konu ise, kaynakları değiştirme yeteneği. BBC iPlayer ve YouTube gibi hizmetleri kullanırken, bunları duraklatıp canlı TV'ye geçebilir ve daha sonra geri dönüp kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Üstelik bu işlemleri oldukça hızlı bir şekilde gerçekleştirebiliyorsunuz.

Ayrıca hizmetleri ve özellikleri, işaretçiniz ile tutup yerlerini değiştirerek, istediğiniz sıraya koyma şansına sahipsiniz. Yakın zamana ait izleme geçmişinize de kolay bir şekilde ulaşabilmektesiniz. Öyle ki, LG'nin sisteminin ilk kurulum aşamasında bile rakiplerine karşı önde olduğu gözüküyor. LG'nin Bean Bird maskotunun rehberlik ettiği kurulum süreci, çok kolay bir şekilde ilerleyebiliyor.


Magic Remote

webOS sistemi, Magic Remote ile de oldukça uyumlu çalışıyor. Gyroscopic algılayıcılar, ekran üzerindeki pozisyonunuzu isabetli bir şekilde algılamakta ve webOS arayüzü üzerindeki simgeleri tutup bırakabilme seçeneği oldukça başarılı.

Ne yazık ki, bazı uygulamalarda Magic Remote, büyüsünün bir kısmını kaybediyor ve normal kumandaya dönmek zorunda kalıyorsunuz. Neyse ki popüler uygulamaların pek çoğu, sizi bu duruma düşmek zorunda bırakmıyor.


Arayüz ve uygulamalar

webOS döşemeleri, iki ekrana dağıtılmış durumda ancak düzenleyebileceğiniz bir klasör sistemi olmadığından ekranda uzun listelerle boğuşmak zorunda kalabiliyorsunuz. Ayrıca, çok fazla uygulama yüklediğinizde, ara yüzde yavaşlamalar ve takılmalar yaşandığını belirtelim.

Şu anda çok fazla uygulama seçeneği bulunmasa da, LG'nin söylediğine göre daha fazla üçüncü parti uygulama zaman içerisinde bu sistemde kullanılabilir olacaklar. Sunucu uygulamaların arasında ise Smartshare, Camera ve Photo Editor ile hard diske kayıt yapmak için kullanılabilen Time Machine bulunuyor.

LG mağazasından indirilebilecek uygulamaların arasında ise CinemaNow, Skype, Spotify, Eurosport player, BBC Sport, Napster, Deezer gibi sevilen pek çok uygulama bulunmakta. Ayrıca bu platformda, akıllı telefonlar ile uyumlu bir screen mirroring (ekran yansıtma) özelliği de bulunuyor.


Ses kalitesi ve sonuç

Bu kadar ince bir TV'nin en şaşırtıcı özelliklerinden biri ise karşımıza çıkan ses performansı. Aşağıya dönük yerleştirilen hoparlörleri ile EC930V, şaşırtıcı derecede güçlü bir ses performansı sunuyor. Ses ayarı, büyük bir gürültüyü engelleyecek şekilde sınırlanmış olsa da, çoğu içerik ve diyalog için fazlasıyla yeterli olan kaliteli bir ses kullanımı söz konusu.

OLED'in görüntü yetenekleri kendilerini açık bir şekilde gösterseler de, fiyat konusunda pek davetkar sayılmazlar. 55 inç'lik LG 55EC930V'nin fiyatı, şu an için 7.000 TL seviyesinde. Benzer büyüklükteki 1080p LED TV'lerde ise fiyatlar, 2.500 - 3.000 Tl arasında değişebiliyor. Yani OLED (ve biraz da kavisli ekran) teknolojisi için, 2 kat para ödemek zorundasınız. Aynı parayı harcayarak, 4K UHD kavisli televizyonlar da bulunabiliyor.

Ancak bu ürünün tasarım ve performans adına gerçekten özel olduğunu söyleyebiliriz. Bu yüzdenden ucuz bir etiket ile karşılaşmanın mümkün olmaması doğal karşılanabilir. 

Resimlerle: Sinema ve televizyon Dünyasında telefonların yeri

Kaynak: CHIP Online