Linet: Sevgilim olunca 'evli mi' diye kimlik kontrolü yapacağım

Şarkıcı Linet 42 yaşında ve sesiyle herkesi büyülüyor. Hem İsrail hem de Türkiye vatandaşı. Evli Fransız sevgilisiyle geçtiğimiz yıl gündeme bomba gibi düşmüştü. “Laurent bana aşık olacağını hesap etmediği için evliliğini sakladı. Boşanır gelirse, düşünürüm. Hâlâ beni arıyor. Bundan sonra sevgilim olunca kimliğine bakacağım, evli mi diye!” diyor

Linet: Sevgilim olunca 'evli mi' diye kimlik kontrolü yapacağım
Canan Danyıldız
[email protected]


Çok güzelleştiniz. İyi görünüyorsunuz...

Bunun başarıyla çok ilgisi var. Başarımla herkesten intikam alıyorum. Kırgınlıklarımı, güçlenerek, daha çok işime bağlanarak atlattım. Önce iş sonra eş derlermiş ya, bende de öyle. İşe yaptığın yatırım döner ama eşe yaptıkların... Düşünsene aldatabiliyor, bırakıp gidebiliyor. Emeklerin boşa gidiyor.

İlk açık hava konserinizi Harbiye’de verdiniz. Çok da seksiydiniz!

Evet! Bu bir sanatçının rüştünü ispatladığı andır bence. Konser değil, şölen gibiydi. 300 bin lira harcadım. Dansçılar, şarkılar her şey... Ardından “Çok seksi” diye konuşuldu. Tabii zayıfladıktan sonra daha cüretkar şeyler giyiyorum, belli ölçülerde. Açık havada konser vermek zirvedir.

Çok heyecanlandınız mı?

Sahne tecrübem var, öyle bir heyecan duymadım. Benimki dört kıyafet değiştirmemin, repertuvarımın, şovumun heyecanıydı. Basın bile “Ol artık” dedi! 14 Ekim’de Bostancı Gösteri Merkezi’nde çıkıyoruz. Bu markayı artık taşımak daha zor.

İşler yaver gitmediği yıllarda İsrail’e dönüp şekerci dükkanı bile açmıştınız.

Doğru. İsrail asıllıyım. Şimdi dönüp “Vay” demekten çok, ne kadar sabırlıymışım diyorum. Her şeyi çabucak söylemeyi seviyorum ama icraat için bekliyorum. Çok yetenekli olmak iş değil. Çalışır ve isterseniz başarıyı elde edersiniz. Dünyada sesi olmayan ama çok başarılı isimler var.



Bu ne hırs Linet Hanım!

Hayır, ben hep temiz bir hırstan yanayım. Hedeflerim var ama kimseyi ezmeden oraya gelmek istiyorum.

Harbiye’de sahneyi annenizle paylaşmışsınız...

Evet, ses rengim sadece ona benzer. Müthiş bir gurur benim için, daha evvel de sahne almıştık. Anneannem de Atatürk’e şarkı söylemiş, Bursa’da. Onu ben hiç tanımadım. Yalnız annem benden güzel. Benim çocuğum da beni geçer mi, nasıl olur acaba?

42 yaşına girdiniz, ne değişti?

41 kere Maşallah bana. Astrolojiyle ilgiliyim, bakıyorum her insan bir önceki yılın bile aynısı değil. Hayat sürprizlerle dolu ama bir şeylerin nasıl ilerleyeceğini bilmek işlerimi kolaylaştırdı. Bir de, eskiden karşımdakini bir yılda çözebilirdim, şimdi bir dakikada! Eskisi gibi öfkelenmiyorum da, her şeyi oluruna bırakıyorum.

Size bir şey yaramış!

Çalışma yerin huzurluysa her yere yansıyor. Aşk da çok önemli, bir de nazar... Bana çok değdiğini düşünüyorum. Bir şey yaşıyorsan, çok anlatmamak gerektiğini anladım. Keşke sesimi bilselerdi, ama yüzümü hiç görmeselerdi. Çok isterdim. Balık burcuyum, balık suda yaşar, görünmek istemez. Ben de istemem.



E, şöhretli olunca bu imkansız.

Öyle! Çalışmak zorundayım. Hep dikkatli olmak zorundayım, genç bir kadınım. O tedirginlikler, korkular hep var. Tükenmişlik sendromları yaşadım. Menajerim Haluk Şentürk’le iki yıldır birlikte çalışıyoruz. “Bana her gün bir doz Haluk lazım” derim. Her sabah konuşmasak olmaz. Bana çok nettir.

Bu netlik kırıcı olmuyor mu?

Hayır, çalıştığım herkese bunu söylüyorum, kardeşim bana net olun. Neyse o! Nokta. Ki ona göre gereğini yapalım. 

Pişmanlıklarınız var mı?

Keşkesiz bir hayat yok. Yaşadıkça ‘keşkeler’, ‘iyi ki yapmışım’a dönüyor. Bunlar bana çok şey öğretmiş. Hayatı olduğu gibi kabul etmeye başladım. Bunu yapınca yükselmeye başladım. Yine de hâlâ küçük şeyler beni yıkabiliyor ama büyük şeyler konusunda daha güçlüyüm.

DİZİLERDE ÇİRKİN KADIN VEYA ERKEK GÖRÜRSEM SEYRETMEM

Bütün ailenizin geçimini yıllardır siz sağlıyordunuz. Dibe vurduğunuz da oldu. Kaybetme korkunuz var mı hâlâ?

Şimdi düşünüyorum, her şey Allah’ın elinde. Kısmet meselesi. Allah “Ol” demedi o yıllarda, şimdi dedi ve oldu. 20 senedir bu piyasadayım ama taptaze kaldım. Ailem için çok fedakarlık yaptım, geldiğim noktadan gurur duyuyorlar. Annem “İş hayatında artık bu kadar saf olma” diye uyarıyor.


Sağa sola çok para mı yediriyordunuz?

Hayır. Hiçbir zaman sevgilime de, başka birine de para yedirmedim. İşime yatırım yaptım. Beş tane evim olmaz ama işim önemli. Zaten bir metrelik çukura girip gideceğiz, nedir yani. Kendimi bozmadan işimi yapayım.

Olanlara böyle bakmanız güzel.

Bülent Ersoy diyor ki, “Linetcim, o eskiden gördüğüm kadınla bu kadın başka! Sen şimdi yepyeni biri gibisin.” Ben değişen bir kadınım, rutinden sıkılıyorum. Hemen sonra ne yapacağız diyorum.

‘Linet farkı’ nedir?

Samimiyetim gerçek. Sesimle doyururum! Tarzım ve belki birkaç dilde şarkı söyleyebilmem... Güzellik de buna ek. Dizilerde çirkin kadın veya erkek görürsem seyretmem!

İSRAİL BENİ KAPTIRDIĞINA ÇOK PİŞMAN

Hem İsrail hem de Türkiye vatandaşınız, bunun da etkisi var mı?


Bence var. Ama İsrail tarafı beni kaptırdığına pişman! Orada da konser veriyorum ama buraya özel uçakla beni dinlemeye gelenler var. Paylaşılamıyorum.

ESKİ KİLOLARIMA DÖNMEKTEN KORKUYORUM

42 yaşında daha bir seksi haliniz var.

Bu yaşta dişiliğimi daha çok hissediyorum. Eskiden fazla kilolara takıldığım için kadınlıkla uğraşacak halim olmamış. Artık bedenle uğraşma bitince sıra ötekine geldi.

Acayip kiloluydunuz. Kendinize “Bu ne?” diyor muydunuz?

Neredeyse 40 kilo verdim. Dalga geçmez miyim? En çok ben eski fotoğraflara bakıp eğleniyorum “Kim bu kadın?” diye. Bu bir devrim! Kendimle gurur duyuyorum.

Duygusal boşluktan mıydı kilonuz yoksa ne yese yarayan biri miydiniz?

Yok ya, yiyordum! Yemek yemeyi seviyordum. Şimdi yedirmeyi seviyorum. Yalnız eski halime döneceğim, kilo alacağım diye çok korkuyorum.

EĞER LAURENT BOŞANIR GELİRSE DÜŞÜNÜRÜM

Edi Debehar hayatınızda mı, yazılanlar doğru mu?

Denedik ama arkadaş kalmaya karar verdik. Edi hayatımda değil. Boş mu kalbim? Bilmem. Özelimi göz önünde yaşamak istemiyorum. Baksana Laurent ile yaşadıklarım ne kadar üzücü... Ama aşka, evliliğe kendimi kapamadım.  



Peki nasıl hissediyorsunuz?

Günün sonunda ben küçük bir Linet’im, kadınım. Sevilmek, sevmek isteyen biri...

Fransız nişanlınız Laurent Zalmonovic’in evli olduğunu nasıl anlamadınız?

Çok sık görüşüyorduk, çok emek verdi ilişkimize. Boşandığını ve iki çocuğu olduğunu biliyordum. Ne yapacaktım, adamın nüfus kağıdığına mı bakacaktım? Daha neler...

Ve evli olduğunu öğrenince...

Bitirdim. Evli bir adamla devam edecek bir kadın değilim. Boşanır gelirse, düşünürüm. Hâlâ arıyor ama asla asla demem. Laurent bana aşık olacağını hesap etmediği için evliliğini sakladı bence. Artık erkek arkadaşıma kimlik kontrolü yapacağım, evli mi diye!

Boşanır gelirse, “Evet” der misiniz?

Bilmiyorum ki. Biraz zor ama... Çok üzüldüm ve kandırıldım. Söylenildiği gibi hastaneye kaldırılmadım ya da karısıyla konuşmadım. O kadar çok şey yazılıp çizildi ki, araya soğukluk girdi.

‘Linet evli bir adamla’ imajı mı çizildi?

Kimse beni kınamadı, anladılar bilmediğimi. En başta uzun vadeli ilişki isteyince karşı taraf kaçıyor. Daha kimseden evlenme teklifi almadım. Facebook’ta hayranlarımdan her gün alıyorum ama birlikte olduğum adamlardan almadım.

İki sene de böyle gitti, yaş ilerledi... Ya çocuk?

En kötü, giderim sperm bankasına. Evlat da edinebilirim. Şu sıralar işimle ilgiliyim ama çocuk da istiyorum. Aman bir adam olsun da, aşık olayım da... Çok zor be! Her halinde yanında olacak birini bulmak imkansız. Evlenmeden çocuk sahibi olur muyum? Olabilir ama açıklamam tepki çeker.

Nasıl bir adama aşık olacak Linet?

Adam benden bir tık daha iyi durumda olacak, ona saygı duymam için. Evin reisinin o olduğunu hissetmem için.