Loquela-Sayıklama

Sayıklayan kim? 

Loquela-Sayıklama

Ayşen GÜVEN/ aysenimsi@gmail.com 

“Okurken huzur bulmak, alışıldık ve güvenli yaşantılarımızı doğrulamak mı istiyoruz yoksa yeni bir deneyim ve anlam mı arıyoruz?” İspanyolca yazan en iyi romancılar arasında gösterilen Carlos Labbé, Türkçeye kazandırılan ilk romanı üzerine bir söyleşide bunu soruyor. Sahiden derdimiz ne?  

Tür tartışması çaresiz “Loquela-Sayıklama” karşısında. Çünkü edebi türlerin hep beraber dans ettiği bir parti ya da düzenli bir kakafoni gibi. Günlüklerle, mektuplarla ayraçlanıyor kitap. Yazarın ayrıca dört solo albümü bulunuyor. Kitabın müziğini böylece anlaşılır buluyoruz. Yoksa bu ritim vuruşları ziyadesiyle baş döndürücü ve zorlu. Zorlu çünkü türleri bir birinin koynuna soktuğu kadar, hikâyesiyle de aklı alıyor. Sayıklayan kim, katil kim soruları yazar, okur, anlatıcı arasında eriyor. 

Okuru da suç ortağı yapıyor

Saliha Nilüfer’in layıkıyla çevirdiği, Notos tarafından yayımlanan “Loquela- Sayıklama”, romandaki pek çok karakterle beraber okuru da suç ortağı kılıyor. Polisiye tandanslı koyu bir aşk hikâyesi “Sayıklama.”
 
Genç sevgililer Carlos ve Elisa’nın, bir oyunla albino kızlar Alicia ve Violeta’ya açtıkları ve belki çok sonra anlayacakları yara da var, Şili’nin başkenti Santiago’da, romanın inşaa etttiği Neutria şehri de... Hatta kimin öldüğünden ve kimin öldürdüğünden ziyade romanın akışına karışan insan bir de zaafları...

Kötülüğün, tacizin, tecavüze yaklaşan hattın yakınlığı uzaklığı, bilinirken görünmezliği de “sayıklanan sayfalarda” insanın aklına çarpıyor. Yazar “sayıklarken” insanın açmazlarına, korkularına, zarar ziyan hallerine, masumiyetine ya da bunun ikiyüzlülüğüne betimlemenin olanaklarında gezinerek politik bir bakış getiriyor. Bir yöntem ararken birden çok anlatı dili kuruyor ve acımasız gelse de insana düşünme yolunu sancılı sancılı açıyor.

Ha geçti ha geçecek gibi bir karın ağrısıyla okunan roman bitince bir rahatlamadan ziyade bir huzursuzluk bırakıyor. Suçluyu bulamamanın ya da bizzat kendimizde bulmanın huzursuzluğu. 

Ölecek olan metnin kendisidir

Alıcı, gönderen ve roman arasında paslaşırken araya Korporalizasyon Manifestosu (Yayımlanamaz Metin) de sıkıştırıyor yazar. Velhasıl yayımlanan bu metinde edebiyat yapana da kıymetli bir tartışma bırakıyor. Yazmanın büyüsünün yanında taşıyabildiği farkındalığı ile Carlos Labbé diyor ki; “Ölecek olan metnin kendisidir, bir ticari mala dönüşerek ellerimizden kaçan sanatsal üretimdir: Kağıda akıttığımız kanımız yayınevlerinin, gazetelerin, eleştirmenlerin gıdası olup çıkmıştır.”  

Gökten üç elma düşüyor tam bu sırada biri o yazara biri alıcıya biri gönderene biri de sana okur. Suçlu kim kolaysa sen söyle! Polisiyenin ve aşkın ırmağına akmak için sağlam bir tekne “Sayıklama.” 

 
Loquela-Sayıklama
Carlos Labbe
Çeviri: Saliha Nilüfer
Notos
189 sayfa
Yandex.Metrica