Lucien Arkas'a bravo!

Pazar, 19 Haziran 2011 - 05:00

Yıllardır söylendi: Türkiye’de şarap fiyatları çok pahalı! diye. Kimi üreticiler ‘Vergiler çok yüksek de ondan’ diyip, sıradan şarapları bile fahiş fiyatlarla piyasaya sürdüler. Bu arada, Türkiye şarapçılığı önemli hamleleri gerçekleştirdi, şaraplarımızın kalitesi, yabancı şarap üstadlarının da ilgi ve övgülerini hakketti. Ama bu şarapların fiyatları daha da pahalanıyor, hele şık restoranlarda ikiye üçe katlanıyordu. Bereket, son zamanlarda kimi üreticiler fiyatlarını makul seviyelere çekmeye başladılar. Bunlardan biri de İzmirli işadamı Lucien Arkas.

[[HAFTAYA]]

Kaliteli şarap uygun fiyat

Lucien Arkas, İdol şaraplarının çoğunluk hisselerini satın alınca müthiş atılımlar yaptı. Yeni adıyla LA Bağcılık ve Şarapçılık, İzmir-Torbalı’daki bağlarından ürettiği pahalı (Consensus) ve görece ucuz fiyatlı (Smyrna) şarap serilerinin yanı sıra, bu kez orta fiyatlı Mon Reve (Rüyam) serisiyle görücüye çıktı. Raf fiyatı 33 TL. Bu kaliteli şaraplar serisi ikisi kırmızı (Cabernet Sauvignon; Tempranillo), biri roze (Sangviose), üçü ise beyaz (Chardonnay-Chenin Blanc; Viognier Chardonnay; ve Emir cinsi üzümlerden) üretiliyor. Geçen mayıs sonunda dünyaca ünlü 6 yabancı şarap tadımcısından 89 puan alan ve “özel kaliteli çok iyi şarap” olarak nitelenen, Fransız kökenli Chardonnay ve Chenin Blanc üzümlerinden üretilen beyaz şarap da 33 TL yani. Bravo! Bu fiyatın, kaliteli şarap ille de pahalı olacak diye düşünenlere karşı ciddi bir uyarı oluşturduğunu vurgulayalım. Avrupa’nın dördüncü deniz lojistik şirketinin sahibi konumuna gelen İzmirli Lucien Arkas’ın amatör şarapseverliğini de Torbalı’da yeni boyutlara taşıması sürpriz olmayacak gibi. Şapka!

BEĞENDİM

Eminönü Makedon Köfte

Maçka Valide Çeşmesi’ndeki Makedon Köfte’nin bir de Eminönü’nde şubesi var, bir uğrayalım dedik. Rüstem Paşa Camii’ne bir adım, Ticaret Üniversite hizasında, caddeye bakan harabe bir Osmanlı yapısı dış ve iç duvarlarından tonozuna elden geçirilmiş, restore edilmiş; onca tarihiyle karşımızda. İçeride ya da kaldırımdaki masalarda oturabilirsiniz, tercih sizin.



Maide İyik’in yaptığı şekerpare ve böreklerin tadına doyulmuyor.

Balkan tarzı börekler de var

Ana tarafından Üsküplü bir aileden gelen Ercan ve eşi Aylin İyik’in bu mekanında elbette Balkan tarzı köfteler esas oğlan konumunda. Afyon’dan gelen danaların etinden çekilen kıyma ve biraz tuz dışında içinde başka bir şey yok. Pide karnında geldiler. Yumuşacık, hafif tombul ve lezzetli köfteler. Yanına da bir piyaz söyledik. Malum Tahtakale civarında sadece esnaf değil, turistler de bol: Makedon Burger, ızgara hellim peynirli ya da tavuklu salata da var mönüde, Boşnak mantısı da. Makedon kebaptan da tattım: Kibrit patates yatağı üzerinde şiş köfte, yoğurt ve domates sosuyla birlikte. Tadı hiç fena değil. Ayrıca, Ercan’ın annesinin yaptığı kıymalı ya da yoğurtlu el açma yufkalı Balkan tarzı börekler de var. Dileyen, döner söyler veya tavuk şiş.

Şekerpare müthiş

Köfte işi, roket bilimi değil: Et iyi ise ve erbabınca yoğrulup pişirilmişse, elbette lezzetli olur. Ama tatlı faslında önümüze gelen Ercan’ın annesi Maide Hanım’ın gene elcağızıyla yaptığı Üsküp usulü ev yapımı bu şekerpare yok mu, müthiş: Un, yumurta ve şekerle hamur edilmiş; su yok. Sonra da güzelce pişirilmiş: Ne lezzet! Ağızda dağılıyor. İşte el hüneri ben buna derim. Ellerinize sağlık Maide Hanım! Bölge turistik, ama fiyatlar değil, bayağı makul. Kıymalı böreğin porsiyonu 4.5, Makedon köfteninki 9.5. Sadece onun için gelmeye bile değer harika Üsküp şekerparesi ise 4 TL’sı mesela. (Sarıdemir Mah. Sobacılar önü, Kadıoğlu Sok. No: 17 Eminönüİstanbul Tel: 0212 511 21 80)

YÖRESEL YEMEK MERAKLILARINA

Trakya Mutfağı

Son yıllarda Türkiye’nin her vilayetinde harıl harıl yöresel yemeklerin envanteri çıkarılıyor, yemek yarışmaları yapılıyor ve yemek kitapları yayımlanıyor. Ülkemizin kültürel zenginliklerinin vazgeçilmez bir halkası olan yemeklerimiz, böylece küreselleşmeye tutsak olup unutulma tehlikesine karşı da korunmuş oluyor değil mi? Kırklareli Üniversitesi öğretim görevlilerinden Ali Çakır’ın hazırladığı ve valiliğin desteğiyle yayımlanan Kırklareli Mutfağı kitabı da böyle bir çabanın ürünü. Çorbalar, hamur işleri, et ve sebze yemekleri, tatlılar ve kompostolardan turşulara güzel bir resmigeçit. Özellikle, pirinçli börek ilgimi çekti