Maç keyfi mi kaldı?

Salı, 04 Temmuz 2017 - 05:00

Senkron sorunu yaşayan TRT özellikle maç yayınlarında insanın tadını kaçıran bu problemi bir türlü çözemedi...

Önceki gece oynanan Şili- Almanya futbol karşılaşmasında spiker ile yorumcunun anlatımı pozisyondan önce ekrana gelerek işin zevkini bozdu...

Bir süre sonra sesi kapatıp maçı öyle izlemek zorunda kaldım. Hani anlık bahis diye bir şey olsa insan TRT sayesinde skoru önceden bilip milyoner olur...

Şaka bir yana ama dünyanın en köklü TV kuruluşlarından birinin hâlâ böyle küçük teknik sorunlarla boğuşması tuhaf değil mi?

ÇOK HAVALILAR

Herkes ikisini de “Beyaz Giyen Adamlar” olarak tanımlıyor. Gökhan Dinç ile Haluk Yürekli sıcak yaz akşamlarının ve futbol denen şeyin serinleticisi. 24 kanalında yayınlanan “Spor Gecesi” neredeyse en çok sosyal medya katılımlı spor programı olmak üzere. İki yorumcu da kolları sıvanmış beyaz gömlekten başka bir kostüm tercih etmiyorlar. Hâl böyle olunca izleyene de bir ferahlık geliyor...

Ama fotoğraftan anlaşılacağı üzere asıl ferahlığı bizzat kendileri yaşıyor. Üst taraf resmi, alt taraf sivil ve “havalı”...

Eh, o serin yorum ve gülümsetmelerin nedeni ortada işte. Benim gördüğümü siz de görüyorsunuz sanırım. Çok yaşayın dostlar!

HABERİ ÇOCUKTAN ALIYORUZ

Ekranın en istikrarlı programlarından biri olan Çocuktan Al Haberi sezon boyunca ektiğini yaz ayları gelince biçmeye başladı. Show TV’nin sevimli işi formatın içine ünlüleri de katınca hafta sonu ekranının zirvesine oturdu. Hem de günde üç yayın birden yaparak (özet, tekrar ve ana yayın olmak üzere). Açıkçası Show TV’nin birkaç projesinde joker yüz olarak kullandığı Evrim Akın neredeyse logoyla özdeşleşti. Ve bu yüzü doğru kullanıyor...

Her zaman derim; bir kanalın birkaç tane kalıcı yüzü olmalı. Onları her gördüğümüzde “ay dur açayım bakayım falanca kanalda ne varmış” diye logoları bize hatırlatan!

VAR MI YERİNE KOYABİLECEĞİMİZ?

Benim de çok özlediğim dizi karakterleri var. Hani bin kez daha izlesem özlemelere doyamayacağım...

Bir Fiko’yu (Süper Baba), bir Afet öğretmeni (Hayat Bilgisi), bir Dayı’yı (Ezel), bir Kapıcı Cafer’i (Bizimkiler), bir Temel’i ve Şirin’i (Mahallenin Muhtarları), bir Burhan Altıntop’u (Avrupa Yakası), bir Halil’i (Üvey Baba), bir Memati’yi (Kurtlar Vadisi) unutmak mümkün müdür?

Var mı eklemek istediğiniz, var mı “o karakterlerin yerini aslında şu karakterler doldurdu” diyebileceğiniz?

Hak ettiği yere yürüyor

360 TV de ölçülen kanallar arasına girdi. Ve açıkçası bir haftadır düzenli ölçümlenen reytingleriyle eski “sıradan” havasının dışına çıktığı görülüyor...

360 TV’nin özellikle Seksenler dizisini günlük yayınlaması, canlı ve dinamik kuşak programları ile ekrana bir hareket getirdiğini görüyoruz...

Haberinden programına üstüne bir hayli titizlenilen yayıncılık anlayışı 360’ı şu son altı aydır benim için “sıradanlar” arasından çıkardı. Son bir haftadır kanalın aldığı reytingler de yalnız olmadığımı söylüyor!

POTANSİYEL VAR

Dünya Güzellerim’de (Show TV) Faik Öztürk rüzgarı bir bölüm daha esecek. Geçen hafta gelen reytingleri düşününce ve de tekrarlara şöyle göz ucuyla bakınca keşke Faik’le birkaç bölümlük daha stok çekilseydi diyorum...

Hatta mesele “Faik ve Melekleri”ne bile evrilebilirdi doğrusu. Neyse, çekimler çoktan bitti ama bana göre potansiyeli yüksek gizli bir format doğdu; bilerek ya da bilmeden!