Erdoğan Arıpınar

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Made in Turkey

Cuma, 03 Haziran 2011 - 05:00

Yolum yurt dışına düştüğünde her gördüğüm üründe bu İngilizce etiketi ararım: “Made in Turkey” yani Türk Malı. Her gördüğümde gururlanırım ve gözlerim yaşarır. Ülkeyi sevmek onun yetiştirdiklerini, ondan olan her şeyi sevmek demektir. Dünyanın her yerinde pek çok ülke bazı konularda bizden ileri olabilir. Onların uyguladıklarını aynen almak yerine; bize uygun olanı, bize adapte edip almamızdan yanayım. Türkiye’nin en ilgi çeken ligi olan Futbol Süper Lig’de, başta şampiyon Fenerbahçe olmak üzere herkes alkışı hak etti.

[[HAFTAYA]]

Amma en çok bizim çocuklarımız, Türk antrenörler beni mutlu etti. Biri yarı bizden (Şota Arveladze) biri, bir konuk (Ralf Zumdick’in-Almanya) dışında hepsi (Made in Turkey) Avrupa’da bizi temsil edeceklerin hepsi Türk çalıştırıcıların takımları. Bu bize şunu gösterdi. Bir-iki maçta karar vermezsek, biraz sabır ve anlayışla ülkemizin kendi çocuklarına fırsat tanır, imkan verirsek; her konuda olduğu gibi futbolda da hedefe varacağız. Her zaman yazdığım gibi yabancı oyunculardan da yalnız öğretici ve örnek olarak yararlandığımız takdirde artık sahaya çıkan takımların yabancı isimlerine bakıp “Toschack’ın Rusya’da Beşiktaş’a bakıp “Acaba bu Beşiktaş mı?” dediği gibi demekten kurtuluruz.

Ben Türk futbolunun geleceğini bizim teknik adamlarımızda görüyorum. Onlar Türk çocuklarını, çocuklar da onları çok daha iyi anlayabilirler. Lig puan cetvelindeki yerleri ne olursa olsun. Hepsini gönülden kutluyorum. Bunun yanı sıra, Sivas’ta çok söylenen bir ata sözümüzü de hiç değişiklik yapmadan buraya alıyorum. İşte ata sözümüz: “Donunun yaması memleketinden olursa; kıçın açıkta kalmaz.”