www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN87,8350 %0,05
  • BIST77720 %0,29
  • EURO2,8701 %-0,26
  • USD2,2251 %-0,20

Harem'e de girmiş olduk...

02 Ekim 2012
Yazı Boyutu:

“Harem” (FOX) pazar gecesinin yeni gülmecesi oldu. Uzun bir süredir yarışma ve yetenek programlarının rezerv koyduğu hafta sonu ekranında farklı bir hat yarattı... Yalan yok, başlangıçta basit bir “Muhteşem Yüzyıl” (Star TV) karikatürü izleyeceğimi düşünüyordum ama “Harem” kadrodan dekora, ışıktan sese kadar ortaya başlı başına bir iş çıkardı... Levent Üzümcü bende her rolün adamı hissi yaratır. Ama söz konusu mizah olunca daha bir ustalıklı performans çıkarır. Bir de Önder Açıkbaş bana her işi bırakıp sadece oyunculuk yapsa diye düşündürür...



Sonuç itibarıyla bu iki önemli ismin yanına Mehmet Ali Erbil, Nurseli İdiz gibi kuvvetli takviyelerle ortaya kitlelerin ilgileneceği bir iş çıkar. Çıktı da! Gülme efektlerinin tepki almasına rağmen “Harem” ilk bölümünden reytinglerde ilk üçe girerek izleyiciye “ben buradayım” sinyalini verdi. Hayırlısı olsun... Unutmadan aynı gün içinde üç ayrı dizisi TV ekranlarında dönen (Yahşi Cazibe, Hayat Bilgisi, Harem) ve üçü de bir sürü tekrara rağmen skor kazanan işlerin sahibi Gani Müjde’nin mizahını dövebilmek için en az onun yarısı kadar iş üretmek gerekmektedir. Ne dersiniz?

Bir yerlerden hatırlıyorum!

“En Büyük Show” isimli program Show TV’nin bütün bir pazar gecesine hem yeni hem tekrar hem özet hem de “en iyiler” şeklinde bölünerek rezerv koydu. Programın gösteriler kadar dikkat çekici bir yanı da ön masalardaki ünlü konukların yüzlerinin girdiği şekillerdi... Sanıyorum hislerini abartmaları konusunda telkin almış bu misafirler sıradan bir gösteriyi bile şaşkınlıktan küçük dillerini yutacak bir yüz haliyle izliyorlardı. Ne yalan söyleyeyim, bu durumu bir hayli komik buldum... Bir de unutmadan okurlarımın hatırlattığına göre bu şov programının bir benzeri 2008 yılında Pınar Altuğ’un sunumuyla “Mucizeler Gecesi” isimli bir şov olarak yayına girmişti... O yıllarda pek itibar edilmediği için de kısa zamanda yayından kalkmıştı. Dilerim bu kez şeytanın bacağını kırar. Ama reytingler çok da böyle olacağını söylemiyor!

Yine güldürürler vesselam!

Zeynep ile Ozan kendi istekleriyle dünya evine gireceklerini önceki gece beyan ettiler. Böylece neredeyse 1 sezondur tartışılan ekranda evlilik dışı ilişkiler meselesinde örnek gösterilen “1 Erkek 1 Kadın” (Star TV) dizisinin komik çifti dünya evine girerek başlarındaki Damokles kılıcından kurtulacak... Ben bu gelişmenin kimi mutlu edeceğinden ziyade kemik izleyicisini nasıl mutlu edeceğiyle ilgileniyorum. Ama temennim ve görüşüm o dur ki, evlilik yaşamları da en az şimdiki hayatları kadar fantastik olacaktır... “1 Erkek 1 Kadın” bizi bize izletirken alayımızı güldürerek bunu kanıtlayacaktır!

Alp kendini buldu...

Sanırım ben son dönem “Yetenek Sizsiniz” (Star TV) programlarını Alp Kırşan için izlemeye başladım. Çünkü tüm zamanların en eğlenceli perde arkasını büyük bir muziplikle ekrana taşıyor... Arada bir fırladığı sahnede yaptığı anlık şovlarla da seyircinin ekstra ilgisini çekiyor. Alp çok uzun süre farkına vardırmak için çabalayıp durdu... Ama şunu söylemeliyim ki, bu son işinde konumlandığı yer, ona sıkı bir gelecek vaat ediyor; emin olabilirsiniz.

GAZETE GAZETENiN KENDİSİNDE OKUNACAK!

Dün 20 gazetenin yöneticisi bir manifesto yayınlayarak TV programları başta olmak üzere gazete içeriklerinin izinsiz kullanılmasını protesto ederek net bir yasak getirdi... Bundan böyle haber programları da dahil bu yirmi gazetenin içeriğini, makaleler ve hatta karikatürler dahil olmak üzere; kimse yayınlayamayacak... Fikir ve sanat eserlerinin korunması hakkında önemli bir yasa var yürürlükte. Bu yasa hükümler dışında davranana “aykırı hallerde” büyük ceza ve sorumluluk yüklüyor... Bu yüzden sanırım dün tüm büyük kanalların ve haber kanallarının dörtte üçünde gazete ve manşetler okunmadı. Muhtemelen iki gün içinde hemen herkes bu konuda bir hiza durumuna gelecek... Bunun kısa özeti şu; gazeteyi ya gazetenin bizzat kendisini elinizde tutarak okuyacaksınız ya da gazetelerin resmi internet sayfalarından yararlanacaksınız. Bakalım bu yaptırımla gazete tirajları bir nebze olsun yükselebilecek mi? Onu da haftaya bugün sizinle bölüşürüz...

SEKTÖRE KÖTÜLÜK EDİYORLAR!

Futbol ve şov programlarının rakiplerine yaptığı kötülüğü anlatmak mümkün değil. Mesela aynı gün karşı karşıya Kanaltürk ve tv8’de yayınlanan “Futbolizm” ve “Telegol” programlarını neredeyse beşer dakikalık 10 parçaya bölünce ilk yüz listesinde ardından gelen 18 programın hakkını yiyor! Buna şov ve haber programlarının parçalanmış bölümlerini eklerseniz, ölçülen en az 45 program liste dışı kalarak reklam verenin önündeki tablonun içinde yer alamıyor... Bu tek başına hinlik değil, aynı zamanda bir sektörel ayıptır... Tamam 4 saatlik programla, dört dakikalık bir bülten aynı terazide ölçülemez ama bu mevcut tablonun da adil olduğuna kimse beni ikna edemez!

Karadayı neyi bekliyor?

“Karadayı” isimli dizinin yayını bir hafta daha ertelendi. Oysaki bölümler hazır, yayın için geri sayım yapılıyordu... Ama anladığım kadarıyla dizilerin son bir hafta içinde yaşadığı reyting kaosu ve hayal kırıklıkları atv yönetimini korkuttu. Önümüzdeki haftanın da performansına bakarak yapımı için ciddi para harcanan diziyi ateşe atmamaya karar verdiler... Öyle ya, bir şey ekranda nasıl başlarsa öyle gidiyor artık. En azından reyting sonuçları bunu söylüyor...

 

BU HABERİ PAYLAŞ