www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN89,2840 %-0,28
  • BIST72399 %-0,05
  • EURO2,9515 %-0,17
  • USD2,1345 %-0,23

Teknolojiyi zaman kapsülüne bindirmek!

10 Ocak 2013
Yazı Boyutu:

Dizilerde 7 gün 24 saat çalışıldığını artık herkes biliyor. Dolayısıyla yüzlerce kişinin bir dizi için organize olduğu setlerde müthiş bir disiplinden söz etmek bir zaman sonra mümkün olmuyor... Senaristlerin ayrı, yönetmenlerin ayrı gözden kaçırdığı ayrıntılar oluyor. Kurgu yönetmenleri montajı artık hangi koşullarda yapıyorlarsa dizilerinin içinden çıkan “hayalet” görüntüler gözden kaçıyor demek ki... Geçtiğimiz hafta “Kuzey Güney”in (Kanal D) bir sahnesinde beliren set işçisine bir hayli gülmüştüm. Sami Tekinoğlu’nun hemen ardından çekimi izliyordu. Önceki akşam da farklı bir şey olmadı...

“Karadayı” (atv) isimli dizide arabanın camında aniden bir kameraman görüntüsü beliriverdi. Elindeki alet 70’li yılların kaba kameralarından olsa içerik gereği deyip takmayacaktım. Ama bildiğin sene yetmiş teknoloji ikibinonüç durumuydu... Bir de dizide kullanılan klasik arabanın arka koltuğunda emniyet kemeri bulunuyordu ki, sanırım teknolojiyi Fransızlardan önce o modelin içine sokmuş olduk... Son olarak “Karadayı” dizisindeki karanlık dövüş sahneleri nedese aklıma hep “Ezel” dizisini getiriyor. Sanki sahnenin bir yerinden Kerpeten Ali fırlayacak ve Mahir’in yardımına koşacak; ne dersiniz?

Jüri mi yetenek mi?

Şunu anlamaya çalışıyorum. Yetenek ya da moda yarışmalarına katılan vatandaş kendini ille de jüriye sevdirmek zorunda mı?.. Mesela safi yetenek bir yarışmacı sırf bir jüri üyesiyle ters düştüğü için kapı önüne konulmalı mı? Bakın önceki akşam Hadise’yle ters düşen Serhat “O Ses Türkiye”den (Star TV) elendi. En tarafsız kulağın bile sesine tam puan vereceği o arkadaş basit bir polemik yüzünden harcanmalı mıydı? Ya da hakikaten moda ikonu gibi podyuma çıkan bir yarışmacı sırf sunuculardan biriyle zıtlaştığı için “Bugün Ne Giysem?” (Show TV) isimli yarışmadan elenmeli miydi? Vallahi kişisel olarak jürinin de yetkinliğini sınamak gerektiği düşüncesine kadar geldim. Yetkinliği olmasa bile, ego limitlerini. Çok adam o egonun altında ezilerek harcanıyor!

Azize bağımsızlığını ilan etti!

Bir süredir Star’da “Melek” programının içinde sokak röportajları ve parodiler hazırlayan Deniz Fehmi Dalsaldı hayat verdiği “Azize” tiplemesini de alarak programdan ayrıldı... Deniz Fehmi tek bir alanda sıkıştırılamayacak kadar ilginç yeteneklere sahip bir komedyen. Ve bana göre büyük usta Seyfi Dursunoğlu geleneğini sürdürebilecek tek yetenek belki de... Bu yüzden Star TV genç komedyene bir kredi açıyor. Bildiğim kadarıyla Deniz Fehmi her biri bir diğerinden komik tiplemeleriyle ekrana geleceği bir bağımsız programa hazırlanıyor... Şu kadarına emin olabilirsiniz, bir yıldız doğdu, şimdi daha da görünür hale geliyor. Tabii hayati bir hata yapmazsa...

Artık bu toptan çıkalım!

Magazin programlarının son kurbanı Arda Kural oldu. Psikolojik rahatsızlığı nedeniyle müşahede altında tutulan oyuncunun hayatı en ince ayrıntısına kadar didikleniyor... Son olarak Saba Tümer önceki gün Arda’nın son filminin yapımcısını ekrana çıkarıp genç oyuncunun tüm görüntülerini yayınladı. Arda Kural’ın bilmediğimiz bir yönü kalmadığı gibi, gerçekliği tartışmalı birçok yönü de masaya yatırıldı... Tamam, bir oyuncunun rahatsızlanması haberdir. Ama bu çok ciddiye alınması gereken sınırlarla belirlenmiş bir haber olabilir ancak. O sınırı aştığınızda sadece bahsettiğiniz kişiyi değil, sevenlerini de çok üzersiniz... Bu toptan bir süre uzak mı dursak diyorum? Her ne kadar programımıza son zamanların en iyi reytingini getiriyor olsa bile...

Sekreter Hülya Avşar!

Hülya Avşar’ın saçları dikkatimi çekti. Belki de algıda seçicilik olabilir ama son zamanlardaki haliyle Avşar kızı resmen 90’lı yıllarda çektiği filmlere gönderme yapıyor... “Yetenek Sizsiniz Türkiye” ve “O Ses Türkiye’de (Star TV) mesela “Sekreter” filminden kopup gelmiş gibi izliyorum kendisini... Bizi kendine hayran edip yerimize mıhladığı haliyle yeniden karşımıza çıkan Hülya Avşar’ı zamanı ve izleyiciyi en iyi okuyan ekran figürü kabul ediyorum; var mı itirazı olan?

SÜVARİ DEĞİŞTİRDİLER!

CNN Türk’ün çok konuşulan işlerinden “Dört Bir Taraf” yine süvari değiştirdi. Enver Aysever’in ayrılmasıyla oluşan boşluğu sezon başından itibaren Prof. Dr. Emre Kongar hocamız dolduruyordu. Ancak Emre hoca son üç haftadır yayına katılmıyordu ki, sanırım dikkatli gözlerden kaçmamıştır... Bu devamsızlık sürecinin nedeni belli oldu.

Emre hoca ocak ayına kadar deneme koşuluyla çıktığı ekranda anladığım kadarıyla aradığı mutluluğu bulamayınca programdan ayrıldı. Kimilerine göre bu mutsuzluğun nedeni kimi yayınlarda ağır şekilde karşı karşıya geldiği program ortaklarından biriydi. Neyse... Emre Kongar’ın boş bıraktığı dördüncü tarafı bundan sonra gazeteci Kadri Gürsel dolduracak. Ve bakalım hızlı bir şekilde süvari öğüten programda kendini sabitleyebilecek mi?

BU HABERİ PAYLAŞ