www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN129,2550 %0,63
  • BIST73689 %-0,65
  • EURO3,3455 %0,24
  • USD3,0455 %0,27

Ünlü görünce heyecan yapan doktor mu olur?

20 Ocak 2016
Yazı Boyutu:

Zerrin Özer, zamanında düşüyor, dizi sakatlanıyor. Ağrıları geçmeyince doktora gidiyor. Film çekiliyor, disk patlamış, sinire yapışmış vs…Hemen ameliyata alıyorlar. Ameliyattan sonra da şikayetler azalmıyor, ağrısı dinmiyor, büyük acı çekiyor. Ameliyatını yapan doktor, “Zerrin Hanım, ben bu işi beceremedim. İsminizin büyüklüğünden dolayı heyecanlandım” diye itirafta bulunuyor.

Zerrin Özer’in anlattıklarını okurken, ağzım açık kaldı. Eğer böyle bir doktor varsa, ünlü görünce heyacanlanıyorsa ve o ameliyatı yapamıyorsa… O doktor kimdir, hâlâ çalışıyor mu ve “doktorum” diye hala ameliyat yapıyor mu, çok merak ettim! Zerrin Özer, tekerlekli sandalyeye mahkum olduğu halde şikayetçi olmamış nedense. Oysa, o doktora verilecek en büyük ceza isminin deşifre edilmesiydi. Bakın, doktor hatası yüzünden 8 yaşındak Zehra Toprak’ın bir kolu kesildi, hayatı karardı. Doktor, 5 bin TL cezayla yırttı. İnsan hayatıyla oynamak bu kadar basit olmamalı. Yapanın yanına da kâr kalmamalı.

Ayıp olmuş Kaya Bey!




Geçenlerde Kaya Çilingiroğlu ile ilgili bir haber okudum… Bir kadın arkadaşıyla Etiler’de baş başa yemek yemiş. Mekan çıkışı gazetecileri görünce gaza basıp uzaklaşmış, arkadaşını da orada bırakmış. Kadın ise taksiye binip Çilingiroğlu’nun evine gitmiş. Bu kadın Çilingiroğlu’nun sevgilisi ya da değil, mesele o değil. Mesele, yapılan kabalık!

Gece bir kadın arkadaşınla yemeğe gitmişsin, gazeteci görünce de bırakıp kaçmışsın. Ayıp olmamış mı Kaya Bey? Gazeteci korkunuz varsa, onların cirit attığı semtlerde dolaşmayın. Ya da bekar, özgür bir erkek olarak biraz kibar olun. Tabii bu noktada kabahatin çoğu kadınlarda... Seni mekanın önünde öylece bırakan adamın evine niye gidersin ki? Seni bırakıp kaçmışsa, niye suratına bakarsın? Değer veren adam kaçar mı hiç? Lütfen bunu kendinize yapmayın sevgili kadınlar.

Caner’i yaz!



Pazar günkü yazımda, Caner-Asena Erkin çiftinin boşanmasından bahsettim... Asena’nın olgun, sakin tavırlarından, kavgasız gürültüsüz ayrılmanın güzelliğinden… Bir okurdan mail geldi. Diyor ki: “Caner’i niye yazmadın? O kadın Caner’i aldatmışken, adam tek kelime etmedi. Bir de üstüne milyon dolarlar yağdırdı, en lüks otomobilleri çekti altına. Asena tabii sessiz kalır…” Haklılık payı var mı? Var. Asena’nın böyle bir imajı var, ne yazık ki.

Ortaya karışık sayıklamalar

- Çarpıcı duvar resimleriyle ünlenen sokak sanatçısı Banksy’nin İstanbul’daki sergisini yazmayanı dövüyorlar! Bir haftadır herkesin dilinde ve köşesinde bu sergi var. Üstelik bu sergiden sanatçının haberi bile yokmuş! Protest sanatçının sergisine giriş ücreti de 35 TL! Tam kara mizah yani. Neyse, bu vesileyle ben de sergiden bahsetmiş oldum!

- 2008’de Amerika’da başlayıp dünyaya yayılan ekonomik krizi anlatan ‘Büyük Açık’ filmi vizyonda. Başrollerinde Christian Bale, Ryan Gosling, Brad Pitt var. Üstelik Oscar adaylarından... Gel gör ki, filmin tek kelimesini dahi anlamadım. Türkçe altyazısı olmayan Fransızca film izlemiş gibiyim! Benden söylemesi, 4 yıl ekonomi ya da finans falan okuyup bu filmi izleyin...

- Yıl olmuş 2016, sinema biletinde yazan koltuğu bulamayan insan var! Merdivendeki sıra numarasına, koltuğun üstünde yazan koltuk numarasına bakmadan oturuyor insanlar. Her seferinde koltuğumdan birini kaldırmak zorunda mıyım ben? Ayağını öndeki koltuğu dayayanlar hele... Sen ayağını dayayıp o koltuğu itelediğinde, öndeki koltukta oturan insan, 3.2 büyüklüğünde sarsıntı yaşıyor güzel kardeşim. Yapmasana! Sinemada telefonun ışığını gözümüze sokanlardan ise hiç bahsetmiyorum. Onları Allah’a havale ediyorum..

DUVAR YAZISI

Altı ay uyumayı nasıl kutup ayılarına kaptırdık, anlamış değilim…

Gözde Kansu’nun ‘EN’leri




- En son okuduğun kitap?
‘What is Man?’… İlginç kitap. Marc Twain, korkudan kitabı 23 yıl yayınlayamamış.
- En son izlediğin film?
Vizyondayken kaçırdığım iki filmi DVD’den izledim. ‘Yok Artık’ ve ‘Çekmeceler’…
- En son dinlediğin albüm?
İbrahim Maalouf’un ‘Kalthoum’ albümü.
- En sevdiğin yemek?
Annemin köftesi, salataları.
- En büyük pişmanlığın?
Anneannemin hikayelerini kendi sesinden kaydetmeyi istiyordum. Kısmet olmadı.
- En son ne zaman/neye güldün?
Az önce Whatsapp’tan gelen mesajlara.
- En son ne zaman ağladın?
Bir hafta önce... Mutluluktan ağladım.
- En çok ne yaparken iyi hissedersin?
Susadığımda soğuk su içerken, gülerken, güldürürken, sarılırken, tiyatro yaparken.
- Hakkındaki en büyük şehir efsanesi?
Eski sevgilim mahalleye kıskanç olduğumu yaymış. Vallahi şehir efsanesi:)
- Bugüne kadar aldığın en iyi nasihat?
Geçenlerde annem “Niyet, gayret, sabret” dedi, çok sevdim.
- En büyük zaafın?
Detaylar, sevdiklerim, aşk.
- En son indirdiğiniz aplikasyon:
Metronom
- Kendine en son ne aldın?
Oynadığım her rol için ayrı koku seçer kullanırım. Dün yeni rol için parfüm aldım.
- En son ne zaman spor yaptın?
Hiç sorma, şu aralar yürümekten öteye geçemiyorum.
- Biz konuşmadan az önce ne yapıyordun?
15 kişi bir asansörde, dura dura 30 kat indik. Şaka gibiydi.

BU HABERİ PAYLAŞ