www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN89,1480 %0,20
  • BIST74155 %-1,04
  • EURO2,8715 %-0,10
  • USD2,2785 %0,04

'Şişmanlık Allah katında günahtır'

"Müslüman'ın Diyeti" isimli kitabın yazarı Kemal Özer verdiği röportajda çok konuşulacak iddialarda bulundu

22 Temmuz 2012 - 14:35
Yazı Boyutu:


Kesim, üzerinde durulmayacak kadar basit bir sorun. Hayvanlar obez yapılıyor, insanlar gibi çok hızlı şişmanlatılıyor ve ete dönüştürülüyor.

Bush’ların şirketinden tam olarak ne alıyoruz?

Yumurta alıp civciv üretiyoruz. Ama üremesinler diye horoz istemiyorlar. Normal yumurta olsa yüzde 25’i horoz çıkar.

Bu yumurtalardan çıkmıyor mu?

Çıkmıyor, hepsi tavuk. Çünkü östrojen, yani dişilik hormonu veriyorlar yumurtalara. Böylece baskın bir tür çıkıyor ortaya. Bolivya Lideri Evo Morales, Alternatif İklim Zirvesi’nde “Dişilik hormonu enjekte edilmiş tavuk yiyenin cinsel tercihi değişiyor” dedi.

‘BATIYA YÖNELDİKÇE KİRLENİYORUZ’

Birçok popüler diyet var bugünlerde, peki hangisine inanacağız?


Hangisine inanabiliriz ki? Dün “Yumurta yeme” diyenler bugün “Ye” diyor. “Et yeme” diyenler şimdi tersini söylüyor. Gayrimüslim mutfaktan beslenerek Müslüman kalmak zordur veya kendimizi aldatmaktır.

Nasıl yani?

İslam’ın istediği açıktır: “Sınırlarını çizdiğim mutfaktan, sınırlarını çizdiğim şartlarda ve ölçüde tüket.” Müslüman İslam’ın mutfağından beslenmek zorunda.

Daha açık sorayım, Batılı yemeklerini yemek haram mı?

Yemeğin Batılısı Doğulusu olmaz. Kuran-ı Kerim, gıdalar söz konusu olduğunda helal ya da haram kavramını kullanmaz, “temiz” kelimesini kullanır. Gıda temizse sorun yoktur. Bir de sofrada domuz, kan, alkol ya da Allah’ın adı geçmeden kesilmiş et olmayacak.

Batılılaşarak kirlendiğimizi mi düşünüyorsunuz?

Tabii ki kirlendik. Mesela Batı diyor ki protein ve karbonhidrat yeme. Ama kekin içine hayvansal ve sentetik yağ koyuyor. Kendi tezini çürüten bir endüstri yaratıyor. Farelerde denediklerini insanlarda denemiş gibi, katkı maddeli gıdaları sağlıklıymış gibi sunuyorlar.

Bu konuda vurdumduymazlık diz boyu demek ki...

Artistlerin evlenme boşanma tarihlerini bilenlerin, adını telaffuz edemediği ülkelerden gelen futbolcuların ayakkabı numarasını ezberleyenlerin ne acı ki her gün yediği ekmeğin içeriği hakkında en ufak bilgisi yok, vurdumduymazlık değil de ne bu?

“Ayak tırnağına oje süren kadın çocuğuna kek yapmaktan yüksünüyor” diyorsunuz son kitabınızda.

Derim tabii. İçeriğinin ne olduğunu okumaya bile zahmet etmeden hazır kek alıp koyuyor çocuğun önüne. Yarım saatini ayırıp içine sevgisini de katarak bir kek yapmıyor yavrusuna. Yani bebeğine ocak başında un, bulgur yapan kadın gitti, yerine elini sıcak sudan soğuk suya değdirmeyen kadın geldi. Sağlık gitti, hastalık geldi.

Biraz da Müslümanlık ve yemek konusuna gelelim mi?

İslam’ın mutfağı günümüz mutfağına ne içerik ne de şekil açısından benzer. Bu mutfakta her gıdanın “Helal ve temiz olması şart, israf ise haramdır”. Bu mutfakta teşekkür şirkete değil Allah’a yapılır. Her şey insan için yaratılmıştır ancak insanın her şeyi tüketmeye hakkı yoktur.

Hz. Muhammed nasıl bir yerde yerdi yemeğini?


YORUMLAR

Bu haberle ilgili hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yazan siz olun