www.posta.com.tr
  • Açılış sayfam yap
  • Üye Girişi
  • Canlı Skor
  • RSS
  • Mobil
  • ALTIN88,4130 %-0,08
  • BIST79417 %-0,10
  • EURO2,8294 %-0,13
  • USD2,2323 %-0,34

Mülayim Süleyman Efendi haykırdı; “Durun!”

31 Mayıs 2012
Yazı Boyutu:

Süleyman “durun” dedi ve o anda dünya sustu. Malum Aylin ile Soner’in rötarlı izdivacına kilitlenmiş bekliyorduk sıralı “evet” merasimini. Ve fakat ne olduysa, bizim Soner’in sağ kolu, mülayim Süleyman Efendi evet sırası Soner’e gelmişken “Durun” buyurdu. Önce bir reklam arkasından bölüm sonu yazısı; saçımızı filan yolarken hatırlıyorum kendimizi. “Öyle Bir Geçer Zaman ki” (Kanal D) Türk TV tarihinin dönem dizilerine bir hiza getirmiş işi olarak bilinirken bu son dakika şakası ya da golüyle çok fena bir takla attı.

İzleyicinin hafızasına kafayı takmayan bir sürü senarist var. Dolayısıyla bir bölümde yazdıklarını öbüründe inkar edebiliyorlar rahatlıkla. Ama bu dizi için böyle olmamalıydı diyorum ben! Ciddiye alıp ekranın karşısında odağa koyduğumuz bir dizi eskilerin deyimiyle bu türden bir “eşek şakasıyla” bizi hafife alıyorsa hakikaten ağırımıza gider. Süleyman gelecek bölümde “şaka yaptım” filan derse, tez zamanda bir zaman kapsülü icat eder o düğün salonuna dalarım ve izninizle o pala bıyıkları yolarım arkadaş!



Uçurum bitiyor mu?

Eğer “Ezel” isimli dizide yarattığı harikaları “Uçurum” isimli dizide cilalayan senarist Kerem Deren bir şaka yapmamışsa, “Uçurum”un bir numaralı adamı Adem hakkın rahmetine kavuştu. Sadece Adem mi gitti; hayır, esas kızlardan Eva da memleketine dönerek bir nevi final havası yaşattı dizinin önceki geceki bölümünde. Şimdi bizim dizilerde başrol öyle kolay harcanmaz. Bu işin fanı var, çekim alanı var, yarını filan bir sürü ıvır zıvırı var. Buna rağmen Mehmet Ali Nuroğlu’nun hayat verdiği Adem hakikaten öldürülmüş ise “Uçurum” bir eşik daha atlayacaktır gözümde. Sıradan başlayıp bambaşka bir eksene doğru kayan ve hiç baymayan öyküsüyle bir yandan, çekinmeden başrol harcayabilen cesaretiyle öte yandan. Dur bakalım ne olacak haftaya?

Birand’ın büyük sürprizi!

“32. Gün” bugün itibarıyla sezonu kapatıyor. Önümüzdeki eylüle kadar Mehmet Ali Birand adıyla özdeşleşen programını nadasta tutacak. Bir diğer gelişme de yine önümüzdeki haftadan itibaren Birand’ın Kanal D Haber’de cuma yayınlarına çıkmayacak olması. Epey yoğun bir sezon geçirirken paralel olarak sağlık sorunlarıyla da uğraşan Birand deyim yerindeyse yeni sezonda “turp gibi” çıkmak istiyor izleyicinin karşısına. Hatta amansız hastalığı yenmesinin yıldönümünde bir de küçük sürpriz yapacak izleyicilerine. Tadını kaçırmak istemem işin ama Birand’ın yeni imajı en az saat ve kravat seçkisi kadar konuşulacak sanırım. O büyük sürprize kadar kendi deyişiyle noktalayalım meseleyi; “Aman kimselere randevu vermeyin, Birand’ı görünce çok şaşıracaksınız çünkü”...

EVLENECEKLER EVLENMESİNE DE...

Star TV’de yayınlanan “1 Erkek 1 Kadın”daki Zeynep ve Ozan karakterinin düğününün yakın olduğunu öğrendik. Öyle ya bazı siyasilerimiz “birlikte yaşayan” çiftin bu halinin geleneklerimize ters olduğunun altını çizerek meseleyi RTÜK’e götürmüşlerdi. Bilmiyorum kurul “Evlendirin şunları” dedi mi? Ama artık ortam nasıl bir atmosfere bürünmüşse üç sezondur birlikte yaşamanın inceliklerini alaya alarak kendini izleten ikili bir anda evlenmeye karar verdi. Dizinin çeşitli ülkelerde yayınlanan uyarlamalarında çiftin evli olduğunu da biliyoruz. Ama tüm neşesi zıtların birlikteliğinde yatan hikayenin “evlilikte başa gelecek meseleler” çizgisine kayarak hizaya sokulması tadını kaçıracaktır izleyenin. Yine de “emir demiri keser” esasına dayanarak ekseni kaydırmakta beis görülmüyorsa bize dizimizi kırıp izlemek düşer. Bir zaman sonra da neyi neden izlediğimizi unutup gideriz nasıl olsa.

İsmail’den adres değişikliği

“İsmail” isimli komedi programıyla TNT kanalında az zamanda, az bölümle ama tekrar yayınları sayesinde günlük imajı çizerek büyük yol kat eden İsmail Baki Tuncer yeni kanalına geçti. İsmail bundan böyle aynı isimle, belki peşine ya da önüne küçük bir ek takarak Fox TV’de ekrana gelecek. Çekimlerin ilk bölümü tamamlandı hatta. Şimdi şöyle bir düşününce sadece Sabit Kanca karakteriyle bile sosyal medyada fenomen hale gelen İsmail’in rotasının hayırlara aktığını söyleyebilirim. Daha derli toplu bir kanalda, daha az risk, daha yüksek bir erişimle hayranlarına ulaşacak en azından. Ve iddia ediyorum önümüzdeki ayların işi olacak. Dilerim İsmail şöhretin büyüsüne kapılıp tevazusundan bir şey kaybetmez. Bu haliyle gönülleri fethetti çünkü...

Mikrofonun düşündürdükleri...


Esra Erol’da son günlerde uygun eş arayan mühendis bir ağabeyimizin seri şekilde reddettiği kadın adaylara takılıp kaldım. Sokaktaki adamın “Ben düşünmeden evlenirim” diyebileceği tüm standartlara sahipler. Ama ağabeyimiz nasıl bir kaftan taşıdığını düşünüyorsa artık alayını elinin tersiyle itiyor bir kenara. Neyse. El’den girmişken benim bildiğim gerilimli anlarda eğer ortam kavgaya müsaitse çok beklemez bizim ahali. Hemen dalıverirler birbirlerine. Ve o an, artık elde ne varsa güçlü bir kavga silahıdır, teslim edersiniz ki. Ama “Evlen Benimle” isimli programda (atv) tam tersi oluyor bunun. Şiddetli bir atışma esnasında elinde tuttuğu mikrofonları birbirlerine fırlatacaklarını düşündüğüm stüdyo kişileri mikrofonu resmen bir çalgı aleti gibi kullanıp yaklaştırıyorlar ağızlarına. Yani işte o an atıyor bende sigortalar. Meselelerin ve tüm bu itip kakmaların bir kurgu olduğunu düşünmeden edemiyorum. Bilmem siz ne dersiniz?

BU HABERİ PAYLAŞ