Mahalle baskısını kaldıralım!

Marmara Üniversitesi'nde konuşan Başbakan Erdoğan, inanç ve eğitim özgürlüğüne müdahil olunmaması gerektiğini söyledi

a
a
Çarşamba, 29 Eylül 2010 - 13:55


Mahalle baskısını kaldıralım!

Bir dönem öğrencisi olduğu Marmara Üniversitesi’nde konuşan Başbakan Erdoğan, inanç ve eğitim özgürlüğüne müdahil olunmaması gerektiğini söyledi. Erdoğan, “Şu mahalle baskısı adı verilen şeyleri kaldıralım” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Marmara Üniversitesinin yeni akademik yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada, 12 Eylül’den kalan her şeyi konuşmaları gerektiğini ve bundan rahatsızlık duymadığını söyledi.

Erdoğan, YÖK ile ilgili olarak muhalefetin bundan önceki genel başkanına (Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal) ''Gelin YÖK'ü kaldıralım'' dediğini, ancak ''YÖK'ü kaldırmak rejim meselesi olur'' cevabını aldığını belirterek, şunları söyledi:

'BAŞÖRTÜSÜNÜ DE KONUŞALIM'

''Şimdi yeni genel başkan 'YÖK'ü kaldıralım' diyor. Halef selef olduğunuz genel başkan 'Rejim meselesi olur' demişti. Şimdi sen, 'Gel kaldıralım' diyorsun. Fakat biz diyoruz ki biz YÖK'ü de konuşalım, oturalım, değerlendirelim, bizim derdimiz üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. En ideali olan neyse onu yapalım. Başörtüsü sorununu da konuşalım.

TESK'in Genel Kurulu öncesinde kendisiyle (Kemal Kılıçdaroğlu) 10-15 dakika konuştuk. Bakın siz görevdesiniz, biz de görevdeyiz. Bizim Diyanet İşleri Başkanlığımız var. Sağa sola gitmeye gerek yok. Diyanet İşleri Başkanlığımızla, hatta istemiyorsanız başkalarını da katarak bu işin içine, yeterli görmüyorsanız ilave bazı bilim adamlarını da katalım onların da görüşlerini alalım. Oturalım değerlendirelim, şu sorunu bir defa ortadan kaldıralım.

Kaçak göçek olmasın iş, rahat olsun. İnanç özgürlüğüne, eğitim özgürlüğüne bu kadar müdahil olmanın artık anlamı yok. Bu ülkede hangi düşüncede hangi inançta olursa olsun, ne taraftan olursa olsun, şu mahalle baskısı adı verdikleri şeyleri ortadan kaldıralım. Herkes hür olsun rahat olsun. Bu ülkenin yararına olacak ne varsa her şeyi masaya getirelim.

Hepsini istişare edelim. Ama lütfen gençlerimize örnek olmak adına bunu samimiyet duygusuyla yapalım. Siyasetçilerin samimiyet testini siyasetçiler yapmaz, seçmenler yapar. Siyasetçinin ne söylediğine bakarlar, nasıl söylediğine bakarlar, söylediklerinin arkasında duruyor mu durmuyor mu ona bakarlar ve ona göre karar verirler.

Biz kendimizi sorguluyoruz. Kendi öz eleştirimizi yapıyoruz. Aynı sorgulamayı, aynı öz eleştiriyi artık muhalefetin de medyanın da üniversitelerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın da yapmasını bekliyoruz.''

(NTVMSNBC)