'Mavi Marmara kan gölüne döndü'

İsrail'in “9 kişi öldü” dediği ancak kesin can kaybının bilinmediği 'Mavi Marmara' baskınından kurtulanlar dehşet dakikalarını şöyle anlattı

'Mavi Marmara kan gölüne döndü'

İSTANBUL’A GELDİLER

İsrail ablukası altında inim inim inleyen Filistinlilere yardım malzemesi taşıyan “Gazze’ye Özgürlük Filosu” önceki gece İsrail komandolarının baskınına uğramıştı. Baskında 546 yolcusu bulunan Mavi Marmara gemisi kana bulanmıştı. İsrail baskında kaç kişinin öldüğü, kaç kişinin de yaralandığını dün de net bir şekilde açıklamazken, filodaki bazı yolcuları serbest bıraktı. Türk Hava Yolları’na ait bir uçakla dün İstanbul’a gelen Gazze gemisinin 3 mürettebatı Kutlu Tiryaki, Asım Emir ve Bayram Kalyon yaşadıklarını anlattı.

‘BURADAN UZAKLAŞIN’

Gemide silah olmadığını ve insani yardım taşıdıklarını belirtmelerine rağmen operasyon düzenlendiğini anlatan Kutlu Tiryaki, şunları söyledi: Mavi Marmara gemisinden gelen direktifle kaçmaya başladık ama bizi yakaladılar. Bir saat önce bütün iskele sancak tarafından hücumbotlarla gemimize çıktılar. Güverteye çıktık ellerimizi kaldırarak bekledik. Mavi Marmara’nın kaptanı ‘Rasgele ateş açıyorlar. Buradan uzaklaşın’ dedi. Gemiye çıkan askerlerce sorgulandık. Hepimize kâğıt imzalattılar. Kağıtta ne yazdığını bilmiyoruz.

‘TEK SİLAHIMIZ SUYDU’

Bayram Kalyon da, “Orada tek silahımız suydu. Biz de onlara suyla müdahale etmeye çalıştık ama onlar direkt Mavi Marmara gemisine hücum etti. Gemiye çıkamayınca helikopterlerle asker indirdiler. El bombası ile gemiye saldırdılar. Gemiden ateş topları yükseliyordu” diye konuştu.

Saldırının ardından gözaltına alınan ve sınır dışı edilen “Gazze” gemisinin çarkçıbaşısı Tahsin Kul ile “Mavi Marmara” gemisinin baş makinisti Ekrem Çetin’in eşi Nilüfer Çetin ile 13 aylık oğlu Türker Kaan Çetin de dün Türkiye’ye döndü.

‘HERKESE KELEPÇE’

Nilüfer Çetin, kendisinin bebeği dolayısıyla ilk gönderilenlerden biri olduğunu söyleyerek, “Bilgisayarlar, cep telefonları ve özel eşyalarımız dahil her şeyimize el konuldu” dedi. Nilüfer Çetin, “Kamaram çatışmaların 30 santimetre yakınındaydı. Şu an Mavi Marmara gemisinin içi tamamen kan” dedi. Nilüfer Çetin, saldırı anında bebeğini kamarada yatağın içinde muhafaza ettiğini, gaz maskesi ve can yeleği giydirdiğini de ekledi. Nilüfer Çetin, yaralılar dahil gemide bulunanların hepsinin kelepçelendiğini de söyledi.

'SAVAŞTA GİBİYDİK!'

Gazze’ye yardım filosunda yer alan Yunan ve Almanlar da dün İsrail tarafından sınır dışı edildikten sonra ülkelerine döndü. Yunan yardım gönüllüsü Dimitris Gelalis, “Aniden her yandan şişme botlar bize doğru gelmeye başladı.

Saniyeler içinde tam teçhizatlı komandolar gemiye çıktı. Bizi dövdüler, elektrik şoku verdiler, aklınıza gelebilecek her metodu kullandılar” dedi. Aris Papadokostopulos da, İsrailli yetkililerin istediği kâğıtları imzalamayanların gözaltına alındığını belirterek "Sorgu sırasında çoğu gözlerimizin önünde feci şekilde dövüldü” dedi.

‘KİMSENİN SİLAHI YOKTU’

Almanya’ya dönen eylemcilerden eski milletvekili Norman Paech ise, “İsrail baskını meşru göstermek için önce kendilerinin saldırıya uğradığını söylüyor. Bu kesinlikle doğru değil. Bu bir savunma eylemi değildi” dedi

. Filoda bulunan Alman milletvekili Inge Hoeger de, “Kendimizi savaştaymışız, kaçırılıyormuşuz gibi hissettik. Biz yalnızca Gazze’ye yardım götürmek istiyorduk. Kimsenin silahı yoktu” diye konuştu.