'Mavi okyanuslar' yaratan işadamı

a
a
Cuma, 28 Mayıs 2010 - 05:00

Yazdan önceki son CEO Club toplantısı için, Borusan’ın kurucusu Asım Kocabıyık’ı davet etmek istedik. İş dünyasındaki deneyimlerini ve Türk ekonomisinin gelişimini, CEO’larla paylaşmasını planlıyorduk. Bunun için randevu aldım, ziyaretine gittim. Yapmak istediğimizi, CEO Club’ı ve ayrıntıları anlattım.
‘Yeni tip yönetici ve işadamları beni anlamaz, görüşlerimiz ters düşer’ gibi bir endişesini belirtti. Özellikle yükselen, ‘dönemin işadamları’ ile ayrı görüşlerinin olduğunu, onların kendisinden yararlanamayacağını dile getirdi.
CEO’lardan, dinleyiciler arasındaki işadamlarından söz ettim. Onlardan gelen talepleri aktardım ve ikna ettim.
Çarşamba günü Asım Kocabıyık’la ‘CEO Kahvaltısı’, katılanlar için harika bir deneyim paylaşımına dönüştü. Ünlü yönetim gurusu Chan Kim’in ortaya attığı ‘Mavi Okyanus’ stratejisini 1950’lerde hayata geçirmiş, ‘kendine yeni rekabet alanları’ yaratmayı bilmiş bir girişimciyi, 250’ye yakın CEO büyük ilgi ile dinledi.

Görülmeyeni görmeyi başardı

Etrafıma baktım, çok sayıda yönetici not alıyordu. Ben de bazı başlıkları not ettim, uzun uzun notlar aldım. Burada hepsini paylaşmam olanaksız. Ama geleceğin ve günümüzün iş insanları için önemli olduğunu düşündüğüm birkaç başlığı sizlerle paylaşmak istiyorum:

Asım Kocabıyık, aileden şanslı bir işadamıydı. Çünkü, babası arayışta olan, farklılıkların peşinden koşan biriydi. Herkes köyde toprak alıp büyüme hesabı yaparken, o ticareti, bakkallığı seçti. Bir süre sonra köyde tarımda gelişme yerine, Afyon’a taşınma kararı aldı.

Asım Kocabıyık da akranları gibi kısa yoldan ticarete atılma yerine, ‘üniversitesiz olmaz’ diyerek önce eğitimini tamamladı.

Herkes mobilya ve ağaç sektörüne girerken, o, profil boru ve çelik işine girdi, yeni bir alan yarattı. Var olana değil, yeni alanlara girdi, ‘mavi okyanus’ yarattı.

“Yapabildiğimi, aklıma gelenleri yaptım” dese bile, fırsatları gördü ve başarıya dönüştürdü. Örneğin, 1943 yılında şekerin fiyatı 1 liradan 5 liraya çıkanca, vatandaşın şekersiz kaldığını gördü. Hemen yüksek kalori taşıyan pekmez aklına geldi ve onun fabrikasını kurdu.

Basit ama büyüten düşünceler

İkinci Dünya Savaşı yıllarında ‘kundura çivisi’ bulmak zordu. Bu zorluk, onu yeni bir girişime yönlendirdi. Çelik halatları alıp haddeden geçirdi, sonra makineye verip çiviye dönüştürdü. “Bu fırsatı herkes görmedi. Ben şanslıydım, çünkü yetiştiğim kültür bana bunu görme şansı verdi” diyerek kendini anlatıyor.

Demir-çelik işiyle uğraşıyorlardı. 1 ton demirin fiyatı 500-1000 lira arasındaydı. Bunu gören Kocabıyık’ın yaklaşımı açıktı: “Bir başka madde vardı, 1 sandığı 25 bin lira ediyordu. Dedik ki; bu kaba işleri bırakıp, daha değerli işlere girelim.” Sözü edilen madde sert madendi. Hemen Amerikalı bir şirketle temasa geçilip, ortaklık için görüşüldü, İzmir’de arazi alındı. Ancak, Amerikalı şirket bu işten çekilince, yatırım iptal edildi.

Şimdi herkes konut üretiyor, siteler inşa ediyor. İşin geleceğin gören Asım Kocabıyık, 1960’larda, ‘Numune olsun, Türkiye’de yeni bir dönemi başlatsın’ diye Toplu Konut adlı bir iş kurmuştu. Ortağı Nejat Eczacıbaşı, hedefi ise yeni girişimcilere yol açmaktı.

Asım Kocabıyık, temel stratejisini ise konuşmasının son bölümünde şu sözlerle ortaya koydu: “Yapamayacağım, olmayacak işle uğraşmam. Bıraktığım hiçbir işten de pişman olmadım, olmam.”

Ayılar mı geldi, yoksa trend geçici mi?
Piyasalardaki dalgalanmaları ‘ayılar geldi’ diye yorumlayıp, ‘düşüş’ sürecinin başladığını söyleyenler var. Buna karşı çıkanlar ise ‘boğa döneminde ayı etkisi’ hissediliyor görüşünü ortaya atıyorlar. Acaba hangisi doğru?
Ben şöyle düşünüyorum: Bu gibi durumlarda tarihe bakmak lazım. Ağustos 2009’dan bu yana İMKB’de 3 yükseliş, 3 düşüş yaşanmış.
Yükseliş dönemleri ortalama 44 gün sürmüş, yüzde 26 getiriyle sona ermiş. Düşüş dönemleri ise 25 gün sürmüş, yüzde 14 ortalama değer kaybı ile sonuçlanmış. İMKB 100, nisan ayı sonunda 59 binleri görmüş, düşmeye başlamış. Aradan 1 aya yakın süre geçmiş...