MAYA LOKANTASI

Pazar, 01 Ağustos 2010 - 05:00

Maya, Karaköy Yolcu Salonu’nun karşısında, Karaköy Lokantası’na bitişik, özenli dekoruyla pırıl pırıl bir mekan. Günün boğucu sıcağından sonra, kaldırım üzeri hafif esintili masalarından birine oturunca, daha bir şey yemeden keyifleniyoruz, beni buraya getiren Aslıhan ve Filiz kardeşlerimle birlikte.

Muhit gündüzleri iş muhiti olduğu için iki farklı mönü var. Öğlenleri salatalar, sebzeler, makarnalar, klasik etli yemekler ağırlıkta. Akşamları ise mezeler ve deniz ürünleri öne çıkıyor. Neler yiyeceğiz? Önce, nefis bir humus geliyor kase içinde, bir başka kasede de beyaz fasulye ezmesi. Üzerine sızma zeytinyağı dökülmüş. Ardından, top şeklinde kabak mücverleri. Hepsi mükemmel!

Gülsuyuyla yapılmış dondurma

O sırada Maya’nın genç şefi yanımıza geliyor, Didem Şenol. Didem’i bir yerlerden gözüm ısırıyor. Doğru, bundan yıllarca önce, Nişantaşı’ndaki eski Cafe de Paris’de çalışırken tanışmış, yemeklerini pek beğenmiş, hatta yine POSTA Gazetesi’nde yazmıştım. Koç Üniversitesi’nde psikoloji okuduktan sonra New York’ta aşçılık eğitimi alan Didem ustamız gerçek bir yemek aşığı ve deneycisi. Nitekim, galeta ununda tava yaptığı çam fıstıklı sardalyaları, taptaze semizotu refakatinde sunması da bunu gösteriyor. Ben sardalyanın kemikli pişirilenini severim ama, bu da güzel olmuş. Ahtapot ızgara, fena değil. Ama ‘ortaya gelen’, tavada yağda hafif çevrilmiş fener balığı dilimleri çok lezzetli. Yanında patates püresi, zeytinyağı, reyhan, kapari, limon, taze soğanla harman edildiği için, çok güzel olmuş. Tatlı olarak kaymaklı dondurma eşliğinde bir adet şekerpare. Bir de bolca gülsuyu ile yapılmış kaymaklı dondurmanın tadına baktık. Harika! Ellerine sağlık Didem usta! Fiyatlara gelince akşam mönüsü başlangıçları 6-13 TL. Et ve balıklar 24-26; tatlılar, dondurmalar 7-9. Öğlen mönüsü elbette daha hesaplı. Velhasıl, Maya’ya uğramanızı öneririm. (Kemankeş Cad. No 35A, Karaköyİstanbul Tel: 0212 252 68 84)

DAMAK TADI

Gözümle görmesem, tatmasam inanmazdım: Çorbalar 1; pilavlar 1; tatlılar 1; zeytinyağlılar 1-2; kıymalı yumurta, kabak dolması 2; tavuk, sebzeli köfte 2.5, tas kebabı 4 TL! Hem de Beyoğlu’nun orta yerinde, İstiklal Caddesi’ni Ağa Camisi’nin köşesinde kesen Sakızağacı Caddesi’ne sapıp aşağıya doğru sol kolda... Masaya oturdum. Kuru fasulye ve pilavdan tattım. Kabak dolmasının, patlıcan kebabının da hatırını sordum. Yemeğimi sütlaçla noktaladım. Toplamda 8 lira hesap ödedim. Olmaz böyle bir şey!

Porsiyonlar çok ufak değildi. Patlıcan kebabındaki dana kuşbaşı boldu. Belki çok lezzetli değildi, ama en azından utandırmıyordu. Dahası, bu kriz ortamında her kesimden insan, Damak Tadı’nı dolduruyor, tezgahın önü paket servis isteyenlerden boşalmıyordu. Sakın hile aramayın: Yemekten sonra midemde kaynama olmadı. İşin sırrı, sürümde olmalı. Aslen Rizeli patronlar Zeki Kadri ve Mustafa Zenginal’ın Bağcılar’da bir de tatlıcı dükkanları varmış. İstiklal Caddesi’ndeki lokantalara oranla, adeta bedavaya yemek yenecek bir yer Damak Tadı. Nice garibanı, öğrenciyi, genç müzisyeni, esnafı kısacası herkesi sevindirdiği açık. Ben halka hizmet işte buna derim. Patronun oğlu olmasına rağmen, sadece kasada hesap alıp vermeyen, tüm çalışanları gibi üzerinde iş önlüğüyle kah tezgaha kah masalara koşuşturan, gencecik Hasan Zenginal’ın da gözlerinden öperim. (Sakızağacı Cad. No:35, Beyoğluİstanbul Tel: 0212 245 20 41)