Mazda'nın karizmatik bücürü

Çarşamba, 24 Şubat 2010 - 05:00

Dünyanın en çok satan roadster otomobili olarak kabul edilen Mazda MX-5 dikkat çekici tasarımı, inanılmaz sürüş keyfi ve ileri teknolojiyle donatılan yeni modeliyle Türkiye’de satışta.

Son 10 gündür otomobille yapmaktan en çok hoşlandığım hareket viraj dönmekti. Çünkü Mazda MX-5’i kullanıyordum. Bu otomobili pek çok farklı özelliğiyle anlatmak mümkün ancak belki de en akılda kalan tarafı muazzam sürüş keyfi. Eğer bir gün Mazda MX5 kullanmaya başlarsanız ve çevrenizdekiler “Bu bücür otomobille mi bunları yapıyorsun?” diye sorarlarsa anahtarı verip bir tur atmalarını isteyin.

Japon otomobil üreticisi Mazda’nın MX-5 modelinin yeni serisi kısa bir süre önce Türkiye’ye ithal edilmeye başlandı. Mazda Genel Müdürü Bora Koçak ne zamandır “Mutlaka bu otomobili kullanmalısın” diyordu. Mazda’nın Medya Direktörü Hülya Pamuk’un aracı gazeteye göndermesiyle benim için keyifli macera başladı. Uzun boylu biri sayılmam ama aracın kapısını ilk açtığımda “Acaba sığabilir miyim?” endişesi yaşadım. Fakat birkaç kullanımdan sonra bu kaygım kayboldu hatta “Otomobilde arka koltuk çok da gerekli değilmiş” diye düşünmeye başladım.

Yarışmak isteyene dikkat!

Mazda MX-5’in gövdesi insanın vücudunu sarıyor ve adeta tek bir vücut olarak yolda ilerliyorsunuz. Mazda MX-5’in sürüş keyifinin arkasında aracın ileri teknoloji ürünü yeni süspansiyon var. 6 ileri vitesli activematic şanzıman manuel kullanıma da imkan veren yeni bir teknolojiye sahip. Havalar çok soğuk geçtiği için otomobilin üzerini çok fazla açıp dolaşamadım fakat sert metal malzemeyle kaplı tavanın 12 saniyede açıldığına tanığım ki bu çok iyi bir süre. Otomobilin kliması çok iyi ısıtıyor, ayrıca deri koltukların üzerindeki ısıtma seçeneği kış koşullarında oldukça işe yarıyor. Aracın içi çok şık ve sade. Benzin kapağının sıra dışı yeri dışında bütün kumanda panelleri yerli yerinde. Dinamik Denge Kontrolü (DSC) ve Çekiş Kontrol Sistemi (TCS) otomobilin sürüş güvenliğine olumlu katkı yapıyor. 2.0 litrelik benzinli motor 160 beygir gücünde. Aracın ortalama yakıt tüketimi 8-10 litre aralığında değişiyor. Bose müzik sisteminin de dahil olduğu çok zengin bir donanım paketiyle Türkiye’ye ithal edilen otomobilin anahtar teslim satış fiyatı 78 bin 929 lira.

Küçük sınıfta Alman mühendisliğinin yüz akı

Opel’in Avrupa’daki toplam satışlarının yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan Corsa modeli yenilendi. Dışarıdan bakıldığında şimdiki Corsa’yla neredeyse birebir aynı görünen araçla ilgili asıl değişiklikler gövdenin içinde saklı. Teknolojisi geliştirilen, motorları güçlendirilen ve mekanik parçaları ile birlikte yol tutuşu da iyileştirilen Corsa bu özellikleriyle yepyeni bir otomobil izlenimi veriyor. Geçtiğimiz günlerde Almanya’da test etme imkanı bulduğumuz Opel Corsa’yı yaratan mühendis ve tasarımcılarla yeni otomobili konuşma imkanı buldum. Opel ekibi Corsa’nın dinamik ve çok beğenilen bir tasarıma sahip olduğunu, bu genç tasarımına dokunmak istemediklerini söyledi. Opel’in Genel Müdürü Özcan Keklik de aracın asıl değişikliğinin gövdesinde olduğunu göstermek için otomobilin sadece şasi parçalarını gösteren bu maket otomobille kameralara poz verdi. Opel Corsa Türkiye pazarına 1.2, 1.4, 1.6T ve 1.3’lük motor seçenekleriyle sunuluyor. Bunlar arasındaki 1.6 litrelik turbo motor, 192 beygir gücünde. Corsa’nın üst donanım paketlerinde ısıtmalı direksiyon simidi, sürüşe duyarlı ön farlar ve panoramik tavan gibi özellikler de bulunuyor. Yeni Opel Corsa’nın anahtar teslimi satış fiyatı 27 bin 751 liradan başlıyor.

İşte yeni Touareg

Volkswagen’in arazi araçları sınıfındaki başarılı modeli Touareg baştan sona yenilendi. Bugüne kadar teknolojisi, yüksek performanslı motorları ve yüksek konfor seviyesiyle bütün dünyada büyük bir hayran kitlesi yaratan Touareg’in yeni modeli bu yılın ortalarından itibaren Türkiye’ye ithal edilecek. İlk bakışta şimdiki model ile benzerlik taşıyan tasarım daha yakından göz atınca önemli yenilikleri beraberinde getirdiği fark ediliyor. Önden ve arkadan daha dinamik bir duruşa sahip olan yeni Touareg far ve ızgara tasarımıyla da Volkswagen’in yeni marka kimliğini yansıtıyor. Henüz kesin olmamakla birlikte yeni Touareg’in Türkiye’nin koşullarına uygun paketlerle ithal edileceği ve baz modelinin başlangıç fiyatının beklenenden daha ucuz olacağı tahmin ediliyor.