Erdoğan Arıpınar

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Mazeret bitiyor

Çarşamba, 03 Mart 2010 - 05:00

Spor yazarlığına başladığım 1950’li yıllardan itibaren kış sporları ile yakından ilgilendim. Bunda 1946-1970 yılları arasında Türkiye Kayak Federasyonu Başkanı olan rahmetli Asım Kurt’un çok yardımı ve etkisi oldu. O günlerde zor imkanlarla kayak yapan Ay-Yıldızlı formayı dünya pistlerinde güçleri yettiği kadar temsil eden sporcuları izledim. Üniversiteli olanların kafile başkanı olarak 1966’da Sestriere’de (İtalya) Üniversite Kış Oyunları’na katıldım. O günkü koşullarda iyi kötü bir Uludağ vardı. Sarıkamış tesissizdi.

Kayak ve kış sporlarında imkanın adı bile yoktu. İtalya’da dev iniş pistinde çocukların “Erdoğan Bey dizlerimiz tutmuyor” dediklerini unutamıyorum. 1988’de Calgary’de (Kanada) muhteşem bir Kış Olimpiyatı izledim. Bugün Kanada’nın ikinci defa Kış Olimpiyatı’na ev sahipliği yaptığı Vancouver’ı severek seyrettik. Türkiye’yi çok iyi temsil eden kızımız Tuğba Karademir hariç, diğer sporcu çocuklarımızın derecelerine bakmak bizleri çok üzüyor. Peki bu ne kadar sürecek? 2011’e kadar sürecek. Çünkü, mazeret bitiyor. 2011 Erzurum Dünya Üniversiteler Kış Oyunları için bu ülkenin tüm kurumları ellerinden geleni yaptılar. Oyunlardan önce kış sporlarının yapılacağı tesisler tamamlanmış olacak.

Gençlik Spor Genel Müdürlüğü kısıtlı imkanlarına rağmen, bu yıl basketbola 9 milyon, güreşe 8 milyon, voleybola 6.5 milyon bütçe ayırırken; kış sporları ile ilgili 3 federasyona (kayak, buz hokeyi, buz patenine) toplam 10 milyon TL bütçe verdi. Şimdi yapılacak olan, karın 6 ay yerden kalkmadığı bölgelerimizde hem antrenör hem malzeme bakımından özel kalkınma planı hazırlamaktır. Burs verip özel olarak ilgilenerek Milli Eğitim ve Genelkurmay Spor Dairesi ile işbirliği yaparak gelecek şampiyonalarda ve olimpiyatlarda yüzümüzü ağartacak kış sporları milli takımlarımızı alkışlamak istiyoruz. Bu arada olimpiyat süresince kış sporlarının dallarını çizim ve grafiklerle öğreten Habertürk gazetesini de kutlamak isterim. Sporda kalkınmak istiyorsak, toplumu aydınlatmak hep birlikte ayağa kalkmamız lazım, tabii bunda da yazılı ve görüntülü medyaya düşen büyük görev var.