MEB'den Zaman'a 'dershane' yanıtı

Zaman gazetesinin bugünkü manşetinde, dershanelerin kapatılmasıyla ilgili yasa taslağı iddiası 'özel öğretime darbe planı' şeklinde verilince büyük tartışma başladı. Milli Eğitim Bakanlığı ise 'metinde yer alan kışkırtıcı ifadeler gerçeği yansıtmıyor' açıklaması yaptı. Bakan Avcı da konuyla ilgili katıldığı televizyon programında çarpıcı açıklamalarda bulundu

MEB'den Zaman'a 'dershane' yanıtı

Dershanelerin kapatılmasıyla ilgili çalışmalar tartışmaya neden oldu. Zaman gazetesi ise dershanelerin kapatılmasıyla ilgili yasa taslağı iddiasını ‘özel öğretime darbe planı’ şeklinde niteleyerek ‘sıkıyönetim uygulamasına’ benzetti. Medyada yer alan haberlerle ilgili açıklama yapan Milli Eğitim Bakanlığı, taslak metinde yer alan kışkırtıcı ifadelerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada "Dershanelere para cezası uygulamak, sıkı yönetim uygulamaları, maddi yaptırım getirmek gibi alenen yalan ve ilgili kamuoyunu kışkırtıcı ifadeler taslak metinde kesinlikle bulunmamaktadır. Bakanlığımız, dershanelerin özel okullara dönüşmesini kolaylaştıracak bir yasa önerisi hazırlığı içerisindedir. Ancak bu hazırlıklar esnasında en çok riayet edilen husus, başta dershane çalışanları, öğrenciler ve veliler olmak üzere hiç kimsenin mağdur edilmemesi, Türkiye'de özel sektörün eğitim alanında daha etkin biçimde yer alması ve okul dışı alternatif programlar uygulayan kurumlara bağımlılığın ortadan kaldırılmasıdır" denildi.

Bakanlık'tan yapılan açıklamanın tam metni şöyle:

''Bugün, Zaman Gazetesi'nde "Eğitime Büyük Darbe", Samanyolu Haber Kanalı'nda "Eğitimde Sıkı Yönetim Dönemi", başlıklı haberlerin içine, Millî Eğitim Bakanlığı'nın mevzuat çalışmaları ile ilgili, kamuoyunu yanlış yönlendirecek yalan unsurların monte edildiği görülmektedir. Sosyal medyada ise bu yalan haber unsurları ekseninde, "Eğitime Darbe Planı" başlığı ile sistematik bir kampanya yürütülmektedir.
 
Millî Eğitim Bakanlığı Türkiye'nin eğitim politikalarında sağlıklı adımlar atılması ve eğitim sisteminin sorunlarının giderilmesi amacıyla ilgili kanun, genelge ve yönetmeliklerde bazı değişiklikler yapılmasına ilişkin çalışmalarını kendi yetki ve sorumlulukları çerçevesinde, demokratik hukuk devletinin gereklerine ve bakanlığın kurumsal kültürüne uygun olarak yürütmektedir.
 
Bakanlığımız, 2010-2014 Millî Eğitim Bakanlığı Stratejik Planı'nda da kamuoyuna açıklandığı üzere dershanelerin özel okullara dönüşmesini kolaylaştıracak bazı teşvikleri öngören bir yasa önerisi hazırlığı içindedir. Ancak bu hazırlıklar esnasında en çok riayet edilen husus, başta dershane çalışanları, öğrenciler ve veliler olmak üzere hiç kimsenin mağdur edilmemesi, Türkiye'de özel sektörün eğitim alanında daha etkin bir biçimde yer alması ve okul dışı alternatif programlar uygulayan kurumlara bağımlılığın ortadan kaldırılmasıdır.
 
Bu kapsamda, "haberde" ileri sürüldüğü gibi dershanelere para cezası uygulamak, sıkıyönetim uygulamaları getirmek, yazı-reklam-broşür yayınlayan dershanelere maddî yaptırım getirmek gibi alenen yalan ve ilgili kamuoyunu kışkırtıcı ifadeler taslak metinde kesinlikle bulunmamaktadır. Tam aksine Bakanlığımızca yapılan ve yakında ayrıntıları paylaşılacak olan çalışmalarda, dershanelerin özel okula dönüştürülmesi için birçok alternatif ve teşvikler öngörülmektedir.
 
Bu "haber"lerde yer alan bir diğer yalan da, söz konusu yasal düzenlemelerin TBMM'de olağan yasalaşma süreçlerinin dışına çıkılarak yapılacağı iddiasıdır.''

BAKAN AVCI CANLI YAYINDA DURUMU DEĞERLENDİRDİ

Yaşar Taşkın Koç'un stüdyosunda konuşan Bakan Avcı şunları söyledi:

Dershaneler konusu gündemimizde vardı. Bugün bir gazete haberi üzerinden televizyon kanallarında da, sosyal medyada da sistematik bir kampanya olduğu izlenimini veren bir tartışma başlatıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın, dershaneleri özel okula dönüştürülmesi için yaptığı hazırlıkların mahiyetine ilişkin haberlerdi bunlar. Ve büyük bir kısmı da, tamamı değil içinde doğru unsurlar da var ama, dersanelere ilişkin, ve bu dershanelerin özel okula dönüştürülme sürecine ilişkin çok yanlış bilgiler vardı. Dolayısıyla biz o yanlışları, o dezenformasyonu düzeltmek amacıyla o açıklamayı yapmak zorunda kaldık.

Bu bir taslak çalışma. Sadece ondan ibaret değil, o konuyla ilgili pek çok alternatif önerileri içeren çalışmalar yapıldı. Konuyla ilgili çalışan sivil toplum kuruluşlarının bize ilettiği çalışmalar, raporlar var. Dolayısıyla buralarda birbirinden çok farklı görüşler yer alıyor.

Bunlardan bazılarının sanki, MEB'in nihai ve resmi görüşüymüş gibi sunulması bizi rahatsız etti.



İkincisi, bu yasal hazırlıkların yasalaşma sürecine ilişkin söylenenler özellikle bizi rahatsız etti. Ne söyleniyordu: Bakanlık içerisinde bir birim kendi başına bir çalışma yapıyor ve bu çalışmanın sonucunda hazırlanacak olan taslak, Başbakan'ın bilgisi dışında, bakanların bilgisi dışında Milli Eğitim Gençlik Spor Komisyonu'nun bilgisi dışında bir gece operasyonuyla, korsan bir operasyonla, bir torba yasanın içerisine konulan iki maddeyle geçirilecek... gibi iddialar vardı.

Pek çok başka konularda da yasal düzenlemelere ihtiyacımız var. 25-30 başlık altında, küçük küçük de olsa yapılmak istenen düzenlemelere ilişkin bir çalışmamız var. Bu çalışmaları tabi ki, başta Başbakanımız olmaz üzere, ilgili bakanlarımızla, parti grubuyla, Milli Eğitim Gençlik Spor Komisyonuyla bir ön bilgilendirmeden sonra, hangi yasal aşamalardan geçmesi gerekiyorsa bu aşamalardan geçen bir taslak.

DERSHANELER KONUSU

Dershanelerle ilgili "bu işin aslı nedir" sorusunun cevabı kısaca şu:

Bu konu 15-20 yıldır tartışılan, velilerimizin, eğitimcilerimizin, "çocuklarımız sosyal faaliyetlere vakit bulamıyorlar, dershanelerle okul arasında koşturup duruyorlar, test ve tost gençliği yetişiyor" gibi pek çok eleştirilerine konu olan bir alan.

Hem okulda, eğitim göreceksiniz, hem de benzer bir eğitimi parayla satın alacaksınız. Okuldaki masrafa da yazık, dershanedeki masrafa da yazık. Dolayısıyla eğer siz, okullarda verilen eğitimden daha iyisini verme iddiasında olan kurumlarsanız o zaman buyrun, özel okullar haline gelin. Gerekli alt yapıyı sağlayalım.

Nitekim, mevcut deshanelerin yüzde 20'i özel okula dönüşme kabiliyetine sahip görünüyor. Bunlar için bir sorun yok gibi görünüyor.

Yüzde 80'i, bugünkü şartlarda "özel okula dönüşme kabiliyetimiz yok" diyorlar. "Bize kolaylıklar sağlanırsa, biz de belli bir vade içerisinde özel okula dönüşmek isteriz" diyorlar.

Özel okullara dönüşmeleri için gereken koşulları bize bildirip, bize bir süre tanımaları lazım. Okul yapmak için bazı teşvikler; arsa temini olabilir, vergi kolaylıkları olabilir, bunlarda anlaşılabilir.

Bunun da ötesinde dar gelirli öğrencilerin ilgili okullara devlet bursuyla yönlendirilmesine ilişkin, fevkalade adalete de uygun bir girişim vardı. Fakat bu girişim, sadece belli seviyede olan özel okullara imtiyaz sağlama girişimiymiş gibi alakasız siyasal retorikler de karıştırlarak veto edilmişti. 

2