Medya yöneticileriyle buluştu

Başbakan Erdoğan, 'demokratik açılım' çalışmaları kapsamında bu sabah kahvaltıda medya yöneticileriyle bir araya geldi

a
a
Cumartesi, 25 Eylül 2010 - 10:44


Medya yöneticileriyle buluştu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “demokratik açılım” çalışmaları kapsamında medya yöneticileriyle bir araya geldiği kahvaltıda CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun "Yeni anayasayı seçimlerden önce yapalım çağrısına cevap verdi. Edoğan “Gelin hazırlıklarımızı yapalım bütün partiler olarak. STK'lar, medya hep birlikte bu konuda ne katabilirsek bu sürece bu konuyu parlamentoya getirelim. Bu işi bitirelim istiyoruz. Biz sabırlıyız ama 2011'den sonra bu adımı atalım. Yeni Anayasa metnini uzlaşma ile oluşturmak istiyoruz. Muhalefete, medyaya, STK'lara sesleniyoruz. Gelin hep beraber çalışalım. Çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yok. Türkiye olarak buna daha çok inanıyoruz” dedi.

YİNE HALKA GİDERİZ

Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisindeki toplantı saat 10.00'da başladı. Başbakan Erdoğan, salonda konukların ellerini tek tek sıktı ve bir süre sohbet etti. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in de katıldığı toplantı, Başbakan Erdoğan'ın konuşmasıyla başladı:

Başbakan Erdoğan yaptığı açıklamanın ardından kahvaltıda medya patronları ve gazetecilerle sohbet ediyor. Sohbet sırasında  soruları cevaplayan Erdoğan Yeni Anayasa ile ilgili soruya şöyle cevap verdi.  

"Yeni Anayasa için gerekirse yine halka gideriz"

İşte Erdoğan'ın kahvaltı öncesi yaptığı konuşması.

12 Eylül'deki oylamayla yürürlüğe giden Anayasa değişikliği bir milat olacağını söylemiştim. 26 maddeden oluşan bu değişiklik 1982 yasasındaki gölgeleri tam olarak kaldırmıyor ancak bu 26 maddelik değişiklik bugüne kadar yapılan değişiklerin en önemlisi.

 Başta Anayasa mahkemesinin ve HSYK'nın yapısının değişmesi geçici 15. maddenin kaldırılması bu 26 maddelik değişiklik çok farklı bir döneme adım atılmasını sağlayacak.

Anayasa'da yapılan değişiklik ilk kez darbe zihniyetine karşı yapılan değişikliktir.12 Eylül halk oylaması Türkiye'de önemli bir zihniyet dönüşümünü  gösteriyor. Herhangi bir il genel seçimlerde, yerel seçimlerde farklı, halk oylamasında farklı oy kullanabiliyor. Milletimiz artık körü körüne değil bilinçli oy kullanıyor.

Türkiye 12 Eylül'le birlikte yeni bir sayfa açmıştır.12 Eylül akşamı ve sonrası yaptığım açıklamalarda şunları söyledim.Hayır oylarının da Demokratik iradenin saygı değer bir parçası olduğunu ifade ettim.Yüzde 42 oranındaki hayır oylarının niye olduğunu tüm boyutlarıyla değerlendiriyoruz, ne gibi dersler çıkaracağımızı belirliyoruz.

Çıkan sonuç bir başarıyı yansıtıyor.Ama bundan Anayasa'nın onaylandığını çıkarmıyoruz.Halkın mesajını doğru algılamaya çalışıyoruz.Türk milleti her zaman değişimden yana olmuştur.Eğer toplumda bir kaygı varsa gidermekte bizim görevimizdir.

Halk oylaması ileri demokrasi konusunda önemli bir sonuç olmuştur.Eksiklerimiz de var bunu da biliyoruz. Yöneten de insan yönetilen de insan. Oy vermeyenleri cezalandıran anlayış çok şey kaybettirdi.

Biz 73  milyonun hükümetiyiz.Bizim iktidarımız her yere hizmet götürmenin bahtiyarlığı taşıyan bir iktidardır.Oy vermeyenleri de anlayama çalışıyoruz.Güçlü iktidar istiyorsak güçlü bir muhalefet şarttır.Propaganda yapan bir muhalefetin referandum sonrası bu tavrını sürdürmesini kaygıyla izliyoruz.

12 Eylül gecesi tüm partilere çağrı yaptık. İşbirliğini geliştirelim. Halkı kalkındıralım dedik.Biz kapıları kapatan olmayacağız, kapımızda gönlümüz de herkese açık olacağız. Medyayada büyük sorumluluk düşüyor.Medyanın soğuk savaş parametreleri ile hareket etmesi toplumumuz adına bir eksikliktir.

Demokrasinin güzelliği iktidarla medya arasındaki ilişkinin güçlü ile sağlanır.Mevlana'nın bir sözü var. İyi bir dostu olanın aynaya ihtiyacı yoktur.Biz medyanın bize acı gerçekleri gösteren bir ayna olmasını hep arzuladık.Zaman zaman öfkelendiğimiz zamanlar oldu. Bunlar medyaya sindirme veya baskı için değildi. Haksızlığa verilen tepkiydi.

Tophane'de meydana gelen olaylar ve medyada yer alış biçimiyle şaşırttı. Öyle bir abartıldı ki ve dış medyada işte Türkiye bu diye yansıtıldı.Bu durum 12 Eylül'ün bir sonucu olarak yazıldı. Medya Tophane'deki olayı veriş biçimi ile sınırını aştı.Olgu ve algı arasındaki makasın bu derece açılması sağlıksız iletişimin kaynağıdır.

MUHTAR BİLE OLAMAZ DEDİLER

Benim için muhtar bile olmaz denilmişti. Bir çığlık gibi muhtar bile olamaz denildi. Ben mahkum oldum. Okuduğum bir şiir yüzünden mahkum oldum, başka suçum yoktu benim. Ben ne yaptım ki?

Biz medyanın bizim tarafımızı tutmasını istemiyoruz ama bir tarafın parçası olmasını da istemiyoruz. Ama bir odağın hareket merkezi olmasını da istemiyoruz. Hak ve özgürlüklerin tarafı olacaktır. Ancak özgürlükleri herkes kendisine yontmamalı.

Çetelerle yaptığımız mücadeleler medya tarafından görmezden gelindi. Yapılan iyi işleri yazan madyaya yandaş medya denildi. Bu ülkede onlarca gazeteci terörün, mafyanın hışmına uğradı. Karanlıkların bedelini hayatıyla ödemek zorunda kaldı. Yazdıklarından dolayı bu karanlık dönemde yargılandı. Bu diyarlardan göç etmek zorunda kaldı.

Biz bu karanlığı aydınlığa çevirmek isterken medyanın desteğini değil eleştirilerini alıyoruz. Türkiye ne zaman karanlık döneme girse en büyük zararı gazeteciler gördü. Medya bir özeleştiri yapmalı, Tophane'de yaşananlar bu bir kez daha ortaya çıktı

Çekilen kareler öyle bir yansıltıldı ki yurtdışına gittiğimde bazı yerlere fotoğraflarla gitmek zorunda kaldım. Bakın dedim Türkiye aslında böyle böyle.Şimdi diyorlar ki 10 sene öncesiyle şimdiki Türkiye çok farklı. 1960'ların manşetleriyle Türkiye inşa edilemez.

Muhalefetinde medyanın da bize destek vermesini arzuluyoruz.Halkım endişesini anlamak konusunda samimiyiz.

TERÖR İKTİDARIN DEĞİL HEPİMİZİN SORUNU

Terör konusunda ise medyaya teşekkür ediyorum. Terör konusunda takındığı tavırdan dolayı teşekkür ediyorum. Kasıtlı olmadığını biliyorum ama terör olayları sonrasında yapılan yayınların ve bazı tiplerin TV'ye çıkarılması terörü bitirmek değil, fitillemek için ellerinden geleni yaptıklarını görebiliyoruz.

Ben ağlayan şehit annelerinin görüntüleri yayınlanmasın dedim diye eleştirildim. Ama buradakilerin albümlerinde tek kare üzüntülü fotoğraf yoktur. O annelerin görüntülerinin ekranlara yansıması insanlık adına haksızlıktır

Terör sadece iktidarın değil, hepimizin sorunudur. Hassas bir yayın politikası izlenmesi gerektiğine inanıyorum.

KILIÇDAROĞLU'NA CEVAP

Bütün hazırlıkları herkes yapsın. Gelin hazırlıklarımızı yapalım bütün partiler olarak. STK'lar, medya hep birlikte bu konuda ne katabilirsek bu sürece. Bu konuyu parlemantoya getirelim. Bu işi bitirelim istiyoruz.Biz sabırlıyız ama 2011'den sonra bu adımı atalım. Yeni Anayasa metnini uzlaşma ile oluşturmak istiyoruz. Muhalefete, medyaya, STK'lara sesleniyoruz. Gelin hep beraber çalışalım. Çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yok. Türkiye olarak buna daha çok inanıyoruz

(HÜRRİYET)