Mehmet Ali Ağca'yı örnek alma Samast!

a
a
Salı, 16 Kasım 2010 - 05:00

Çocukluğumuzun unutulmaz sahnelerinden biri, tek kanallı TRT’de, kemikli suratında avurtları çökük, yüzü ve sözü sert bir genç adam, gazeteci Abdi İpekçi’yi neden ve nasıl öldürdüğünü anlatıyordu:

“Abdi İpekçi sömürü düzeninin savunucusuydu. Açıklayacağım tek şey, sağ ve sol eylemci olmadığımdır. Bağımsız ve tek başıma terörist olduğumdur. Abdi İpekçi’yi resimlerinden tanıyorum. Tek başıma düşündüm ve yaptım”. Televizyonun siyah beyazlığı ile adamın sert yüz ifadesi ve sözleri çocuk belleğimize çivi gibi çakılmıştı: “Tek başıma düşündüm ve yaptım”. Bizler bu ülkede hukuk ve adalet olduğuna inandığımız o günlerde yakalanan katilin cezasını bulacağını düşünmüştük. Yanılmışız. Ağca tüm cüretiyle artık hayatımızın içinde.

[[HAFTAYA]]

Hiç kimsenin yapmayacağı bir şeyi yine TRT yaptı. İbrahim Memi isimli gazeteci, katili ekrana çıkardı ve Papa cinayetini konuştu. Meğer Ağca bir kitap yazmış da TRT onun reklamına alet oluyormuş. Radikal Gazetesi, Memi’ye iyi bir gazetecilik dersi verip Ağca’nın kitabının içeriğini yayınladı. Meğer Memi’nin sormadığı İpekçi cinayetiyle ilgili konular kitapta yer alıyormuş. Ağca, kitabında “Abdi İpekçi’yi ben öldürmedim, Oral Çelik yaptı” diye yazmış. Tabii herkes ağzı açık kaldı, bu çok yeni ve taze (!) bilgi karşısında şaşkınlığını gizleyemedi.

Uğur Mumcu yazmıştı

Oysa yine bir suikast sonucu hayatını kaybeden Uğur Mumcu, bunu 1984 yılında yazmıştı. 25 Haziran 1979 günü İstanbul’da sağcı öğrencilerin gittiği bir kahvehanede yakalanan Ağca, cinayeti tek başına işlediğini söylemiş, kendisine yardım edenler arasında Mehmet Şener ve Yavuz Çaylan’ın adını saymıştı. Ancak yurtdışına kaçırılana kadar cinayeti tek başına işlediğini söyleyen Ağca, Papa suikastından sonra Türkiye’den giden hakim ve savcının yanında gazeteci Uğur Mumcu’ya farklı şeyler anlatmıştı. Mumcu ‘Papa Mafya Ağca (1984)’ kitabında, 9 Şubat 1983 günü Rabibbia Cezaevi’nde Ağca’nın “Abdi İpekçi’yi Oral Çelik öldürdü” dediğini aktarır.

Ağca, 17 Haziran 1983 günü aynı cezaevinde ifade verdiği Yargıç Binbaşı Önder Ayhan ile Savcı Tunç Onat’a, İpekçi’ye fiilen ateş edenin Mehmet Özbey olduğunu söyler. Uğur Mumcu, Ağca davasının görüldüğü İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askeri Mahkemesi’ne 24 Nisan 1985 günü tanık olarak verdiği ifadede de “İpekçi’yi Ağca öldürdü diyemem” şeklinde konuşmuştu. Zaten birçok görgü tanığı Abdi İpekçi’ye suikast sırasında olay yerinde birden çok kişinin olduğunu söylemişti. Ağca bugün, 27 yıl önceki sözlerini tekrar ediyor, “Oral Çelik ve Yalçın Özbey vatansever duygularla Abdi İpekçi cinayetini planladılar. Çünkü Oral Çelik ‘Abdi İpekçi kesinlikle Yunan casusudur’ dedi” diye konuşuyor.

Ağca’nın yakalandıktan kısa süre sonra sıkıyönetim koşulları altında 24 Kasım 1979’da Maltepe Cezaevi’nden asker kıyafeti giyerek kaçırılması, 1996 yılında Susurluk’ta ölen Abdullah Çatlı tarafından saklanması, elini kolunu sallaya sallaya gümrükten çıkarak Vatikan’da Papa’yı vurması hep muamma olarak kaldı.

Hayri Kozakçıoğlu ‘Devletliler’ demişti

Bundan 31 yıl önce işlenen Abdi İpekçi cinayeti sonrası yakalanan Mehmet Ali Ağca’yı ilk sorgulayanlardan biri, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hayri Kozakçıoğlu idi. “Cinayetin arkasında derin devlet var” tartışmalarına değinen Kozakçıoğlu, 2010 Ocak ayında bir televizyonda yaptığı açıklamada “Devlet diyemeyeceğim, devletliler diyeceğim” şeklinde konuşmuştu. Dink cinayetiyle benzerlikler Mehmet Ali Ağca etrafındaki tartışma, bende ister istemez Hrant Dink cinayetini çağrıştırdı.

Dink cinayetinde de katil

Ogün Samast “Hrant Dink’i ‘Türk’ün kanı pistir’ dediği için, milliyetçi duygularla öldürdüm” demişti. Ogün Samast’in cinayet yerinde yalnız olmadığını söyleyen en az üç açık, bir gizli tanık var. Azmettirici Yasin Hayal’in ağabeyinin, cinayet günü İstanbul’da olduğunu koskoca Türk Emniyet’i değil, Dink Ailesi ortaya çıkarmıştı. Silah konusu iki cinayette de muamma.

Kötü yargılama ve delil karatma, her ikisinde de göze çarpıyor. Siyasetçinin çaresizliği ve beceriksizliği ortada. Ve Kozakçıoğlu’nun dediği gibi, her iki cinayette de devlet görevlilerinin parmağı var. Peki 30 yıl sonra üç-beş kelimeyle şaşkınlığımızı dile getiren biz, dört yıl önce işlenen, üstelik katiller dahil sorumluların adının ortaya çıktığı Dink olayında ne yapabildik? Kocaman bir HİÇ. İpekçi cinayeti gibi Dink cinayeti de soru işaretleriyle kirli tarihimizin sayfalarında yer alacaktır.

Konuş Ogün Samast!

Bir sözümüz de Hrant Dink’in katili Samast’a: “İpekçi’nin katili Ağca’nın hayatı sana ders olsun. O bu cinayet nedeniyle Türkiye halkının vicdanında mahkum olmuştur. Ellerinde hâlâ kan lekesi var. Ve Türkiye halkına olan vicdan borcu, ölene kadar onu takip edecektir. Senin de sonun Ağca gibi olsun istemiyorsan gerçeği anlat”.

Samast “19 Ocak 2007 günü Agos’un önünde Hrant Dink’i kafasından vururken yalnız mıydın?” sorusuna doğru cevabı vererek başlayabilir.